Doktorsitesi.com

ANTİ-MÜLLERİAN HORMON (AMH) NE İŞE YARAR ? – KRİTİK ANALİZ

Prof. Dr. Kutay Biberoglu
Prof. Dr. Kutay Biberoglu
20 Ağustos 2017698 görüntülenme
Randevu Al
ANTİ-MÜLLERİAN HORMON (AMH) NE İŞE YARAR ? – KRİTİK ANALİZ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

AMH Fizyolojisi ve Folikül Gelişimi Üzerindeki Etkileri

Anti-Müllerian Hormon (AMH), kadın üreme sisteminde antral foliküllerin granuloza hücreleri tarafından sentezlenen kritik bir biyobelirteçtir. Antral foliküller; 2-4 mm (küçük), 5-7 mm (orta) ve 8-10 mm (büyük) olmak üzere üç grupta incelenir. AMH, özellikle küçük antral ve pre-antral foliküllerde üretilirken, folikül çapı 8 mm’nin üzerine çıktığında ekspresyonu azalır.

AMH'nın temel fizyolojik görevleri ve özellikleri şunlardır:

  • Primordial foliküllerin primer foliküllere gelişimini düzenler ve aromataz enzimini inhibe eder.
  • AMH eksikliğinde primer foliküller kontrolsüz gelişerek oosit dejenerasyonuna ve folikül atrezisine neden olur; bu durum genç yaşta over rezervinin tükenmesine yol açabilir.
  • Atretik foliküller ve FSH bağımlı mevcut menstrüel siklustaki ileri aşama foliküller yeterli AMH sentezleyemez.
  • Serum AMH düzeyleri, özellikle küçük ve orta boy foliküllerin hakim olduğu durumlarda Antral Folikül Sayısı (AFC) ile yüksek korelasyon gösterir.

AMH Ölçümlerini Etkileyen Faktörler ve Değerlendirme

Her kadında aynı yaşta olsa dahi AFC ve AMH değerleri bireysel farklılıklar gösterir. Ölçüm sonuçlarını yorumlarken etnik köken, yaşam tarzı ve fiziksel özellikler dikkate alınmalıdır. Örneğin; Afro-Amerikan ve Hispanik ırklarda AMH değerleri beyaz ırka göre daha düşüktür.

Vücut Kitle İndeksi (BMI) ve sigara kullanımı üzerindeki tartışmalar devam etmektedir. Bazı çalışmalar sigaranın AMH’yı baskıladığını savunurken, bazıları etkisiz olduğunu belirtmektedir. Obezitenin AMH’yı azalttığı iddia edilse de, asıl sorumlu faktörün artan BMI ile korele olan yaş faktörü olduğu düşünülmektedir.

AMH Düzeylerinde Değişkenlik ve Örnekleme Zamanı

AMH düzeylerinin her koşulda sabit olduğu görüşü günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. Test sonuçları üzerinde etkili olan temel değişkenler şunlardır:

  • Menstrüel Siklus: Siklus fazları sonuçları %12-20 oranında etkiler; lüteal fazda saatlik %80'e varan dalgalanmalar görülebilir.
  • Yaş Faktörü: Genç yaşlarda test değişkenliği daha fazlayken, ileri yaşlarda değerler daha stabildir.
  • İlaç ve Gebelik: Oral kontraseptif kullanımı AMH'yı %30'a kadar azaltır. Gebeliğin özellikle 2. ve 3. trimesterinde bu baskılanma %50'ye ulaşabilir.

Önemli Not: Eğer AMH ölçümü mutlaka gerekiyorsa, özellikle genç yaş grubunda erken foliküler fazda örnekleme yapılmalıdır.

Laboratuvar Ölçümlerinde Güvenilirlik ve Saklama Koşulları

AMH ölçümünde kullanılan laboratuvar kitleri ve numune saklama koşulları sonuçlarda ciddi sapmalara neden olabilir. İkinci jenerasyon testler (Roche Elecsys ve Beckman Coulter Access) arasında bile farklılıklar mevcuttur.

DurumAMH Değerine Etkisi
Oda ısısında 7 gün bekletme%58 yükselme
Örneği dilüe etmek (seyreltmek)2 kat artış
-20°C’de 5 gün bekletme%23 yükselme
İdeal Saklama Isısı-80°C

AMH Bir Üreme Kapasitesi (Fertilite) Belirteci midir?

AMH değerleri, over rezervinin kantitatif (sayısal) bir yansımasıdır ancak kalitatif (kalitesel) bir gösterge değildir. İnfertilite sorunu yaşayan kadınlar ile doğal yolla bebek sahibi olanların AMH ortalamaları benzerdir. Bu nedenle düşük AMH, tek başına bir infertilite nedeni olarak kabul edilemez.

Özellikle 35 yaş altındaki kadınlarda düşük AMH, üreme kapasitesiyle doğrudan ilişkili değildir. Henüz gebelik denememiş kadınlarda tesadüfi saptanan düşük AMH değerine dayanarak doğrudan tüp bebek önerilmesi tıbbi değil, ticari bir yaklaşımdır. Ancak 35 yaş üstü kadınlarda ve cerrahi/kemoterapi geçmişi olan riskli gruplarda, AMH ölçümü diğer testlerle birlikte son derece yararlı olabilir.

Tüp Bebek Tedavisinde AMH ve Gebelik Öngörüsü

Genç kadınlarda yüksek AMH her zaman yüksek gebelik şansı anlamına gelmez; aksine PCOS (Polikistik Over Sendromu) riski nedeniyle başarı oranı göreli düşük olabilir. AMH değeri 0.7 ng/ml gibi düşük seviyelerde olsa dahi klinik gebelik oranları %15 civarındadır.

40'lı yaşlarda ise AMH 0.4 ng/ml ve altında olduğunda doğum oranları %2.8'e kadar düşmektedir. Bu durumda, diğer rezerv testleri de sonucu destekliyorsa oosit donasyonu veya evlat edinme gibi alternatifler gündeme gelmelidir.

AMH'nın Diğer Klinik Kullanım Alanları

AMH ölçümü sadece rezerv tespiti için değil, aşağıdaki durumlarda da klinisyene yardımcı olur:

  • OHSS (Ovaryen Hiperstimülasyon Sendromu) öngörüsünde.
  • Over cerrahisi, kemoterapi ve radyoterapi öncesi/sonrası rezerv takibinde.
  • Granuloza hücreli tümör tanısında.
  • PCOS tanısında ultrason kriterlerine yardımcı olarak.
  • Endometrioma (çikolata kisti) cerrahisi sonrası rezerv kaybının saptanmasında.

AMH ve Menopoz İlişkisindeki Yanılgılar

AMH değerine bakarak bir kadına "menopoza giriyorsun" demek en sık yapılan hatalardan biridir. AMH ölçülemeyecek kadar düşük olsa bile, gerçek menopoz genellikle 5 yıl sonra ortaya çıkar. Düzenli adet gören bir kadının düşük AMH nedeniyle menopoz stresine sokulması tıbbi gerçeklerle bağdaşmaz.

Sonuç ve Uzman Görüşü

Klinik pratikte AMH ölçümü çoğu zaman bir alışkanlık haline gelmiştir. Henüz yeterli deneme yapmamış genç kadınlarda düşük AMH gerekçesiyle tüp bebek tedavisine başlanması doğru bir yaklaşım değildir. Doğal döngüde (in vivo) en kaliteli tek bir yumurta ve sperm gebelik için yeterliyken, tüp bebek (in vitro) şartlarında sayısal üstünlüğe ihtiyaç duyulur. AMH ölçümünün asıl değerli olduğu alan, fertiliteyi koruma kararlarında ve riskli grupların takibindedir.

Etiketler

Over rezerviSpermOositİnfertilite ve gebelik tedavisiKısırlıkİnfertiliteDor testiAmh ölçümü

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Kutay Biberoglu

Prof. Dr. Kutay Biberoglu

Prof.Dr Kutay BİBEROĞLU, T.E.D Ankara Kolejini bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini (HÜTF) üstün başarı ile tamamladı ve Tıp Doktoru oldu. HÜTF Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda (Kadın Doğum AD) Araştırma Görevliliği yaparak 1977 de Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.