Doktorsitesi.com

Anksiyete Nedir?

Klinik Psikolog Erkam Ünal
Klinik Psikolog Erkam Ünal
29 Kasım 2017211 görüntülenme
Randevu Al
Anksiyete Nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Anksiyete ve Kaygı Kavramlarını Anlamak

Anksiyete; kaygı, iç sıkıntısı, bunaltı ve endişe gibi duyguları ifade eden geniş kapsamlı bir terimdir. İnsan doğasının bir parçası olan bu duygu, genellikle korkuyla birlikte seyreder. Ancak anksiyete; kişinin iş, özel ve sosyal hayatını olumsuz etkilemeye başladığında ve gündelik işlevselliğini bozduğunda anormal bir hal alarak anksiyete bozukluğuna dönüşür. Bu durumu tarif etmek için halk arasında kullanılan en uygun kelimeler ise evham ve kuruntudur.

Kaygı Nedir ve Bedensel Belirtileri Nelerdir?

Kaygı hali yaşandığında vücut, potansiyel bir tehlikeye karşı biyolojik bir alarm verir. Bu durum, sistemin hissettiği tehlike algısı sonucu devreye soktuğu doğal bir tepkidir. Kaygı sırasında vücutta şu fiziksel değişimler gözlemlenir:

  • Taşikardi (kalp atımının hızlanması)
  • Hızlı ve sık nefes alıp verme
  • Kan basıncında yükselme ve kas gerginliği
  • Baş dönmesi, terleme ve ağız kuruluğu
  • Kulaklarda çınlama veya zonklama hissi

Bu belirtilerin tamamı, vücudun ani tehlike karşısında gösterdiği "savaş ya da kaç" ilkesinin devrede olduğunu kanıtlar.

Evham (Kuruntu) ve Tehlike Algısı

Kişi herhangi bir durumu veya hissi "tehlikeli" olarak kodladığında, insanın doğası gereği çevresel faktörlerden korunmasını sağlayan kompleks bir yapı devreye girer. Eğer ortada somut bir tehlike yokken sadece tehlike algısı ile bu sistem çalışıyorsa, bu durum evham (kuruntu) olarak adlandırılır. Evham durumunda tehlike gerçek olmaktan ziyade düşünsel bir boyuttadır ve verilen tepki oldukça abartılıdır.

Anksiyete Bozukluklarında Kısır Döngüler

Anksiyete bozukluklarının sürekliliğini sağlayan ve yaşanılan sıkıntıları alevlendiren iki ana kısır döngü mevcuttur:

Döngü Türüİşleyiş Mekanizması
Birinci Kısır DöngüBedensel ve düşünsel belirtilerin tehlike algısını artırması. (Örn: Çarpıntının kalp krizi kanıtı sayılması)
İkinci Kısır DöngüFelaket sonuçlarını önlemek için kullanılan işlevsiz stratejiler. (Örn: Ortamı terk etme, kaçınma)

Bu döngülerde, kişi kullandığı kaçınma stratejileri sayesinde "felaketten kurtulduğunu" sanır. Oysa bu stratejiler, hastanın aslında o felaketin (ölmek veya çıldırmak gibi) gerçekleşmeyeceğini görme şansını elinden alır.

Anksiyete Bozukluklarında Algı Yanılsamaları

Anksiyete bozukluğu yaşayan bireyler, uyaranları gerçekte olduğundan çok daha tehlikeli algılarlar. Bu durum farklı bozukluklarda şu şekilde kendini gösterir:

  1. Panik Bozukluk: Kalp çarpıntısını (taşikardi) doğrudan "kalp krizi geçiriyorum" şeklinde yorumlamak.
  2. Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB): Hijyen sağlanmadığında kirin her yere bulaşacağına ve felakete yol açacağına inanmak.
  3. Sosyal Fobi: Yüz kızarması veya el titremesinin fark edilmesini, dışlanma ve utanç verici bir felaket olarak görmek.

Güvenlik Arayışı ve İşlevsel Olmayan Stratejiler

Korkulan sonuçların oluşmaması için bireyler farkında olarak veya olmayarak bazı stratejiler geliştirirler. Bunlar arasında kaçma, kaçınma, ilgiyi dağıtma, yanında ilaç taşıma veya tehlikeli bulunan yerlere yalnız gitmeme gibi davranışlar yer alır.

Bu stratejilerin temel amacı güvence sağlamaktır. Ancak kişi, kötü bir şey olmadığında bunu kendi aldığı önlemlere (yanındaki kişi veya içtiği ilaç gibi) bağlar. Bu durum, "panik atağı tehlikelidir" gibi işlevsiz inançların değişmeden devam etmesine neden olur.

Farklı Bozukluklarda Tehdit Algısı

Anksiyete bozukluklarının tamamının temelinde bir tehdit ve tehlike algısı yatar. Bu algı, bozukluğun türüne göre farklılık gösterir:

  • Fobik Hastalar: Belirli bir nesne veya duruma karşı tehlike algılar.
  • Panik Hastaları: Bedensel duyumları (çarpıntı, nefes darlığı) tehdit olarak görür.
  • Hipokondriyaklar (Sağlık Anksiyetesi): Ciddi bir hastalık gelişeceğine dair kaygı yaşar.
  • Sosyal Fobikler: Olumsuz sosyal yargılara maruz kalmaktan korkar.
  • Obsesif-Kompulsif Hastalar: Zarar oluşturmaktan veya hata yapmaktan çekinir.
  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Doğrudan belirsizliğin kendisinden tehdit algısı üretir.

Sonuç olarak, bedensel belirtiler arttıkça tehlike algısı güçlenir; tehlike algısı güçlendikçe bedensel belirtiler şiddetlenir. Bu kısır döngü, anksiyetenin kronikleşmesindeki en temel faktördür.

Etiketler

AnksiyeteEvhamAnksiyete tedavisiKuruntuAnksiyete nedirKaygı

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Erkam Ünal

Klinik Psikolog Erkam Ünal

Psk,Erkam Ünal, 2010 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji Psikoloji bölümünde lisans eğitimini başarıyla tamamlamış, Haliç Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Tezli Yüksek Lisans programına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.