Doktorsitesi.com

Anksiyete (kaygı) bozukluğu

Psk. Halil Özgen
Psk. Halil Özgen
23 Mayıs 2016729 görüntülenme
Randevu Al
Anksiyete (kaygı) bozukluğu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Anksiyete ve Kaygı Bozukluğu Nedir?

Anksiyete, yani kaygı, aslında insan fıtratının bir parçası olan, tehlikelerden korunmamızı ve hayatta kalmamızı sağlayan doğal bir duygudur. Günlük yaşamda işleri yetiştirememe stresi veya trafikte bir yere geç kalma endişesi gibi durumlar, sağlıklı ve olması gereken kaygı türleridir. Ancak bu duygu, kişinin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkilemeye başladığında, kaygı bozukluğu olarak adlandırılan klinik bir tabloya dönüşür.

Kaygı bozukluğu yaşayan bireyler, çevrelerinde gelişen olaylara karşı sürekli bir tedirginlik ve tetikte olma hali içerisindedir. Bu durum, genellikle ergenlik sonrası dönemde başlar ve zamanla dönemsel değişiklikler gösterir. Fiziksel bir rahatsızlık olmamasına rağmen, otonom sinir sisteminin aktifleşmesiyle birlikte vücut "saldır ya da kaç" tepkisi verir; bu da kişinin oturduğu yerde bile kalp çarpıntısı ve solunum sıkıntısı yaşamasına neden olur.

Kaygı Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Kaygı bozukluğu olan bireylerde belirtiler genellikle ruhsal ve bedensel olmak üzere iki ana grupta incelenir. Bu semptomlar kişinin yaşam kalitesini ciddi oranda düşürebilir.

Ruhsal BelirtilerBedensel Belirtiler
Aşırı endişe, tasa ve huzursuzlukKalp çarpıntısı ve göğüste ağrı
En kötü olasılığı düşünme ve felakete odaklanmaNefes almada güçlük ve boğulma hissi
Kontrolünü yitirme veya çıldırma korkusuBaş dönmesi, bulantı ve kusma
Ölüm korkusu ve tahammülsüzlükKaslarda gerginlik ve ağrılar
Çabuk irkilme ve kötü haber alma beklentisiTerleme ve bayılma hissi

Kaygı Bozukluğu Tanısı Nasıl Konulur?

Kaygı bozukluğu olan kişiler, yaşadıkları bedensel şikayetler nedeniyle genellikle ilk olarak dahiliye, kardiyoloji veya nöroloji uzmanlarına başvururlar. Kalp krizi geçirdiğini düşünerek acil servise başvuran pek çok hastada, yapılan tetkikler sonucunda fiziksel bir sorun bulunamaz.

Kardiyologların "kalbiniz sağlam" demesine rağmen şikayetlerin devam etmesi, hastanın belirsizlik içinde kalmasına ve kaygısının daha da artmasına neden olur. Bilinmezlik ve felaket senaryoları, danışanların kaygı düzeyini sürekli alarm seviyesinde tutar. Bu noktada, fiziksel bir neden bulunamayan vakalar uzman psikologlara yönlendirilerek tanı süreci başlatılır.

Kaygı Bozukluğunun Temel Nedenleri

Kaygı bozukluklarının gelişiminde birçok farklı faktör rol oynamaktadır. Bu faktörlerin başında çocukluk döneminde aileden öğrenilen davranış modelleri gelmektedir. Kaygı, tıpkı şiddet gibi öğrenilen ve bulaşıcı olan bir rahatsızlıktır.

  • Aile Faktörü: Kaygılı ebeveynlerle büyüyen çocukların, bağımsızlık duyguları tahrip olduğu için gelecekte ürkek bireyler olma ihtimali yüksektir.
  • Kişilik Yapısı: Hassas, utangaç, çekingen ve içe kapanık karakter yapısına sahip kişilerde kaygı daha sık görülür.
  • Mükemmeliyetçilik: Başaramama korkusuyla yetiştirilen çocuklarda yetişkinlik döneminde yoğun kaygı ve motivasyon kaybı gözlemlenir.
  • Stresli Yaşam: Günlük yaşamdaki stresin artması ve biyolojik saatin bozulması en önemli tetikleyici unsurlardır.
  • Öğrenilmiş Korkular: Geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler (örneğin köpek ısırması), benzer durumlarda kontrolsüz kaygıyı tetikleyebilir.

Kaygı Bozukluğu Türleri

1. Yaygın Anksiyete Bozukluğu

En az 6 ay boyunca hemen her gün süren, günlük hayatı bozan aşırı endişe halidir. Kişiler kaygılarının yersiz olduğunu bilseler de kendilerini durduramazlar. Otomatik olumsuz düşünceler zihni sürekli meşgul eder.

2. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Saplantı (obsesyon) ve takıntı (kompulsiyon) döngüsüdür. Kişi, zihnindeki rahatsız edici düşünceleri susturmak için mantıksız tekrarlayan davranışlar (örneğin kapıyı defalarca kontrol etmek) geliştirir.

3. Panik Atak ve Panik Bozukluk

Aniden gelişen, yoğun fiziksel belirtilerle seyreden şiddetli ataklardır. Atak sırasında kişi öleceğini veya delireceğini düşünür. Bir sonraki atağın ne zaman geleceğine dair duyulan korku ise panik bozukluk olarak tanımlanır.

4. Özgül Fobiler

Uçak, yükseklik, iğne veya hayvan gibi belirli nesne ya da durumlara karşı duyulan aşırı korkudur. Kişi tehlikeyi olduğundan çok daha büyük algılar ve bu durumla başa çıkamayacağını düşünür.

5. Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi)

Topluluk önünde konuşma, yemek yeme veya yeni insanlarla tanışma gibi durumlarda hissedilen yoğun bunaltıdır. Temelinde rezil olma, aşağılanma veya reddedilme korkusu yatar. En belirgin belirtisi yüz kızarması ve aşırı terlemedir.

6. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD)

Kaza, taciz, doğal afet veya ani ölüm gibi dehşet verici olaylar sonrası gelişir. Acıyı yaşamaktan kaçınmak ve duyguları bastırmak, bu rahatsızlığın kronikleşmesine neden olabilir. Bu nedenle travmatik olaylar sonrası duyguların paylaşılması hayati önem taşır.

Kaygı Bozukluğu Tedavi Yöntemleri

Kaygı bozukluğu, profesyonel destekle başarıyla tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Tedavi sürecinde genellikle şu yöntemler izlenir:

  1. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Danışanların kaygılarını yönetmeleri ve olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmeleri sağlanır.
  2. Maruz Bırakma Tekniği: Özellikle fobiler üzerinde etkili olan bu yöntemle, kişinin korktuğu durumun üzerine kontrollü şekilde gitmesi sağlanır.
  3. Yaşam Tarzı Düzenlemeleri: Uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları ve günlük yürüyüşler tedaviyi destekleyen biyolojik saat düzenlemeleridir.
  4. Profesyonel Danışmanlık: İlaç tedavisine ek olarak alınan danışmanlık hizmetleri, atakları tetikleyen unsurların ortadan kaldırılmasında oldukça etkilidir.

Kaygı bozukluğu ile yıllarca yaşamak yerine, bir an önce profesyonel yardım alarak yaşam kalitenizi artırabilir ve kalan zamanınızı daha mutlu geçirebilirsiniz.

Etiketler

Panik atak korkusuSosyal fobi nedirKaygı ile baş etmePanik atağın başlıca belirtileriKaygıların nedenleriFobilerimizPanik atak sebepleriOkb ile mücadelePanikatakAnksieteObsesif konpulsif bozuklukPanik hastalığıKaygı ve stres yüküPanik atak kontolüPanik atak hastasıAnksiyete bozuklukluğuOkb hastasıPanik bozukluklarıPanik atak kriziAnksiyete bozuklukKaygılarKaygı problemiAnksiete bozukluğuOkb rahatsızlığıAnksiyet bozukluğuObsesiflikAgora fobiOkb bozukluğuOkb hastaliği nasıl tedavı edılırKaygı korkularKaygı bozukluklarında tedavi yöntemleriÖzgül fobi hastalığıKaygı bozukluğu ve tedaviKaygı bozuklukları nedenleriKaygı bozuklukları tedavisiOkb hastalığı belirtileriOkb belirtileri nelerdirOkb hastalığı nedenleriKaygı bozukluğu tedavisiFobi çeşitleriFobinin nedeniKaygı bozukluğu nedenleriFobilerin sonucuKaygı bozukluklarının nedenleriKaygı bozuklukları kimlerde görülürKaygı bozukluğunun belirtileriKaygı bozukluklarının tedavisiKaygı bozukluğu süreciFobi ne demektirKaygı bozukluğu ne demektirKaygı bozukluğu detaylarıKaygı bozukluğu tedavi yöntemleriKaygı bozuklukları nelerdirKaygı bozuklukları neden olurKaygı bozukluğu nasıl tedavi edilirKaygı bozuklukları ve tedavisiKaygı bozukluğu neden olurAgorafobiÖzgül fobisi olan çocuklarÖzgül fobi neden olurÖzgül fobi tanı ve tedavisiÖzgül fobi hakkındaÖzgül fobi tanısı kimlere konur?Özgül fobi tedavisi nasıl yapılır?Özgül fobi türleri nelerdir?Özgül fobinin belirtileri nelerdir?

Yazar Hakkında

Psk. Halil Özgen

Psk. Halil Özgen

1975 Adana doğumlu olan psikolog Özgen, ilk orta öğrenimimi Mersin’de, Lise öğrenimini ise Adana şehrinde tamamlamıştır. Eğitimini Süleyman Demirel Üniversitesinde yaptıktan sonra psikoloji alanında yüksek lisans ve doktora programlarını tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Sonraki yıllarda Brüksel Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesinde öğretim görevlisi olarak teknik derslerde görev almıştır. Uluslararası Ruh Sağlığı ve Psikoterapi Derneği yönetim kurulu üyesi olan hocamız şu anda Mersin Çağ Üniversitesinde Psikoloji alanında ikinci yüksek lisansını tamamlamak üzeredir. Psikolog Özgen eğitim hayatı boyunca mesleki gelişimini tamamlayabilmek adına SDÜ Üniversitesinden aşağıdaki resmi eğitimleri de tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.