Ani ve şiddetli baş ağrısı, ense ağrısı beyin kanaması belirtisi olabilir!
- Baş ağrılarının en yaygın nedenleri gerilim ve migren tipi olsa da, sinüzit ve tansiyon değişimleri gibi üç yüze yakın farklı sebep bu duruma yol açabilmektedir.
- Ani ve hayatın en şiddetli ağrısı olarak tanımlanan şimşek çakar tarzda ağrılar, beyin kanaması veya anevrizma yırtılması gibi hayati risklerin habercisi olabilir.
- Anevrizma kaynaklı kanamaların teşhisinde tomografi ve anjiyografi kullanılırken, tedavi cerrahi müdahale veya girişimsel radyolojik yöntemlerle gerçekleştirilir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Baş Ağrısı Nedenleri ve Yaygın Görülen Türler
Yaşamımız boyunca hemen hemen hepimiz en az bir kez baş ağrısı şikayeti ile karşılaşırız. Tıp literatüründe baş ağrısına neden olabilecek üç yüze yakın farklı sebep tanımlanmıştır. Bu nedenler arasında en sık karşılaşılanlar ise gerilim tipi ve migren tipi baş ağrılarıdır.
Baş ağrısının diğer yaygın nedenleri arasında şunlar yer almaktadır:
- Sinüzit: Kafatası içerisindeki hava dolu boşlukların iltihaplanması.
- Arteriyel Basınç Değişiklikleri: Yüksek veya düşük tansiyon durumları.
- Kan Şekeri Değişimleri: Şeker seviyesindeki dalgalanmaların klinik belirtileri.
Dikkat Edilmesi Gereken Tehlikeli Baş Ağrısı Belirtileri
Özellikle üzerinde durulması gereken en kritik konu, ani ve şiddetli gelişen baş ağrılarıdır. Enseyi de içine alan ve hastalar tarafından genellikle şu ifadelerle tanımlanan ağrılar, hayati risk taşıyan beyin kanamalarının habercisi olabilir:
- "Hayatımda böyle bir ağrı ile karşılaşmadım."
- "Beynim, kafam yerinden kopacak gibiydi."
- "Ensemden yukarı doğru çok şiddetli bıçak saplanır tarzda bir ağrı."
- "Şimşek çakar gibiydi."
Bu tür şiddetli ağrılar, kanın beyin zarının içine sızmasıyla veya doğrudan beyin dokusu içine kanama gerçekleşmesiyle oluşabilmektedir.
Beyin Anevrizması (Baloncuk) Nedir?
Halk arasında baloncuk (veya Ebru Gündeş hastalığı) olarak bilinen anevrizmalar, temiz kan taşıyan damarlardaki (arter) zayıf noktalardan gelişen anormal genişlemelerdir. Bu yapılar genellikle damarların daha küçük dallara ayrıldığı noktalarda meydana gelir.
Zayıf olan baloncuk duvarı, kan basıncına dayanamadığı anda yırtılır ve damar dışına kan sızar. Bu durum yüksek tansiyona bağlı olarak kendiliğinden gelişebileceği gibi; öksürme, hapşırma, ıkınma veya cinsel temas gibi efor gerektiren aktivitelerle de tetiklenebilir. Kanın beyin zarı içine yayılması, yukarıda belirtilen o çok şiddetli ağrıyı ortaya çıkarır.
Tanı ve Tedavi Yöntemleri
Tanı sürecinin ilk aşamasında hastalık öyküsü ve fiziksel muayene bulgularını doğrulamak için Tomografi (BT) ve bazen MRG yöntemleri kullanılır. Tetkikleri normal çıkan ancak klinik tablosu şüpheli olan vakalarda, belden alınan beyin omurilik sıvısının (BOS) incelenmesi kritik bir tanı yöntemidir.
İkinci aşamada ise kanayan damarı ve baloncuğun büyüklüğünü belirlemek amacıyla Serebral Anjiografi (beyin damarlarının görüntülenmesi) ivedilikle yapılır. Bu inceleme sonucunda anevrizmanın cerrahi müdahaleye uygunluğu değerlendirilir.
| Durum | Uygulanan Tedavi Yöntemi |
|---|---|
| Ameliyat Kriterlerine Uygunluk | Cerrahi Müdahale |
| Ameliyat Edilemeyen Vakalar | Girişimsel Radyoloji (Katater ve Coil ile doldurma) |
Ameliyatın riskli olduğu veya uygun görülmediği durumlarda, girişimsel radyologlar tarafından kasık bölgesinden girilen bir katater yardımıyla baloncuk içine (coil) özel materyaller yerleştirilerek risk bertaraf edilmektedir.
Op. Dr. Candan HUNDEMİR
Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı





