Doktorsitesi.com

ANEVRİZMALAR!!

Prof. Dr. Yusuf Şükrü Çağlar
Prof. Dr. Yusuf Şükrü Çağlar
5 Ekim 2015267 görüntülenme
Randevu Al
ANEVRİZMALAR!!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İntrakranial Anevrizma Nedir?

İntrakranial anevrizmalar, serebral arterlerin duvar yapısındaki zayıflık sonucu oluşan patolojik genişlemelerdir. Genellikle doğuştan gelen bir yatkınlıkla ortaya çıkan bu yapılar, zaman içerisinde değişerek ve gelişerek hayat boyu varlığını sürdürür. Bazı vakalarda bu genişlemeler atherosklerotik bir yapıya bürünebilir.

Anevrizmalar tipik olarak beyindeki ana damarların çatallanma noktalarında (bifurkasyon) ve özellikle Willis poligonu çevresinde kümelenirler. İstatistiksel verilere göre hastaların %20’sinde birden fazla (multipl) anevrizma görülürken, %1’lik bir kesimde anevrizmaya arteriovenöz malformasyon (AVM) eşlik etmektedir. Eğer anevrizma periferik yerleşimliyse, travma veya enfeksiyon gibi sekonder nedenler mutlaka değerlendirilmelidir.

Anevrizmaların Beyindeki Yerleşimi ve Dağılımı

Anevrizmaların büyük bir çoğunluğu beyin dolaşımının belirli bölgelerinde yoğunlaşmaktadır. Bu yerleşim alanları şu şekilde kategorize edilebilir:

  • Anterior Sirkülasyon (%85+): Anevrizmaların en sık görüldüğü bölgedir.
  • İnternal Karotid Arter (%30): Genellikle posterior komminikan arter çıkışında veya komşuluğunda gelişir.
  • Anterior Komminikan Arter (%30): En yaygın görülen bir diğer kritik bölgedir.
  • Orta Serebral Arter (%25): Damarın ilk ana dallarını verdiği trifukasyon (üçlü çatallanma) noktasında oluşur.
  • Posterior Sirkülasyon: Vertebro-baziller sistemde en sık baziller arter tepesinde, ikinci sıklıkla ise posterior inferior serebeller arter çıkışında görülür.

Belirtiler ve Klinik Bulgular: Subaraknoid Kanama (SAK)

İntrakranial anevrizmaların en yaygın ve ciddi klinik tablosu subaraknoid kanama (SAK) ile ortaya çıkar. Travma dışı gelişen SAK vakalarının %80’i bir anevrizma rüptüründen (yırtılmasından) kaynaklanır.

Anevrizma rüptürü sonrası gelişen temel semptomlar şunlardır:

  • Şiddetli ve ani başlayan baş ağrısı
  • Meningeal irritasyon sonucu gelişen ense sertliği ve fotofobi (ışığa duyarlılık)
  • Geçici bilinç kaybı veya koma hali
  • Kafa içi basınç artışına bağlı fokal nörolojik defisitler

SAK'ın şiddeti belirli bir derecelendirme (grade) sistemi ile ölçülür. Klinik kural olarak, grade ne kadar düşükse hastanın prognozu (iyileşme öngörüsü) o kadar iyidir.

Kitle Etkisi ve Diğer Komplikasyonlar

Tüm anevrizmalar kanama ile belirti vermez. Bazı vakalarda anevrizma, çevresindeki dokulara baskı yaparak (kitle etkisi) farklı nörolojik sorunlara yol açar:

Anevrizma YeriEtkilenen YapıBelirti
İnternal Karotid Arter (ICA)Optik Sinir (II)Tek gözde körlük
İnternal Karotid Arter (ICA)Okulomotor Sinir (III)Diplopi (çift görme), ptozis, pupil dilatasyonu
Kavernöz Sinüs (ICA)Abducens Siniri (VI)Çift görme
Baziller Tepe (Dev Anevrizma)Serebral AqueductHidrosefali

Çapı 25 mm’den büyük olan dev anevrizmalar, bazen radyolojik olarak tümör yapılarıyla karıştırılabilecek büyüklüğe ulaşabilir.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

SAK tanısı öncelikle klinik bulgularla konulur. Teşhis sürecinde BT (Bilgisayarlı Tomografi) taraması ilk yapılması gereken işlemdir. Kesin tanı, anevrizmanın tam yerini belirlemek, multipl anevrizma varlığını kontrol etmek veya eşlik eden bir AVM’yi saptamak amacıyla tüm beyin damarlarını kapsayan anjiyografi ile konulur.

Tedavi Yaklaşımları ve Cerrahi Müdahale

Anevrizma kanaması doğrulandıktan sonra temel amaç, tekrar kanama riskini ortadan kaldırmaktır. Nihai tedavi, kraniotomi ile anevrizmaya ulaşıp mikroşirürjikal yöntemlerle klip yerleştirerek anevrizma boynunu kapatmaktır.

Ameliyat Zamanlaması ve Stratejiler:

  1. Grade I ve II Hastalar: Kanamadan sonraki ilk 72 saat içinde cerrahiye alınmalıdır.
  2. Grade III ve IV Hastalar: Öncelikle yoğun tıbbi müdahale ile klinik durumları stabilize edilmeye ve dereceleri düşürülmeye çalışılır.
  3. Rüptüre Olmamış Anevrizmalar: Tespit edildiklerinde, kanama riski oluşmadan elektif şartlarda ameliyat edilmelidir.
  4. Girişimsel Nöroradyoloji: Cerrahisi riskli veya imkansız olan vakalarda embolizasyon (kapalı yöntem) teknikleri etkin bir alternatiftir.

Komplikasyonlar ve İyileşme Süreci

Tedavi edilmeyen anevrizmalarda ilk 8 hafta içinde tekrar kanama riski %30'dur. Ayrıca hidrosefali, intraserebral hematom ve epileptik nöbetler önemli komplikasyonlar arasındadır. En kritik komplikasyonlardan biri olan vazospazm, genellikle kanamadan sonraki 4-7. günlerde ortaya çıkar. Bu durum beyin damarlarının daralmasına ve doku iskemisine yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Sonuç olarak, henüz kanamamış (elektif) vakalarda cerrahi başarı oranı çok daha yüksektir. Başarılı bir klipe etme işlemi ve vazospazmın etkin yönetimi ile hastalarda tam iyileşme sağlanabilmektedir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Yusuf Şükrü Çağlar

Prof. Dr. Yusuf Şükrü Çağlar

Prof. Dr. Yusuf Şükrü ÇAĞLAR, 20 Aralık 1963 yılında Ankara'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1981 yılında Üniversitelerarası Seçme ve Yerleştirme Sınavı'nda Türkiye 34. sü olarak birincilikle Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini yine birincilikte tamamlayarak 1987 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. Aynı yıl yapılan TUS sınavında ilk tercih yaptığı Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi Nöroşirürji Ana Bişim Dalı'nda asistanlığa başlamış 1994 yılında tezini tamamlayarak, Uzmanlık sınavını başarılı bir şekilde tamamlamış ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.