Doktorsitesi.com

Amniosentez Türleri Var Mıdır?

Prof. Dr. Mehmet Cem Turan
Prof. Dr. Mehmet Cem Turan
23 Aralık 2011402 görüntülenme
Randevu Al
  • Amniosentez, genellikle gebeliğin 16. ile 20. haftaları arasında bebeğin sıvı örneği alınarak yapılan genetik ve tıbbi bir tanı yöntemidir.
  • Bu işlem özellikle ileri anne yaşı, tarama testlerinde yüksek risk veya fetal anomali saptanan durumlarda kromozom ve DNA analizi amacıyla uygulanır.
  • İşlem ultrason eşliğinde gerçekleştirilen invaziv bir girişimdir ve yaklaşık 200'de 1 oranında gebelik kaybı riski taşımaktadır.
Amniosentez Türleri Var Mıdır?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Amniosentez Nedir ve Ne Zaman Yapılır?

Amniosentez, bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan örnek alınması işlemine verilen isimdir. Bu işlemden elde edilen sıvı ve içindeki hücreler; özel metabolik testler, DNA analizleri ve karyotip (kromozom) analizi için kullanılmaktadır. Uygulama genellikle gebeliğin 16. ile 20. haftaları arasında gerçekleştirilir.

Amniosentezin Kullanım Amaçları Nelerdir?

Genetik incelemelerin yanı sıra amniosentez, farklı tıbbi gerekçelerle de uygulanabilmektedir. Özellikle erken doğum tehdidi olan veya tıbbi zorunluluk nedeniyle erken doğurtulması gereken bebeklerde, akciğer olgunlaşmasının (matürite) tespiti için bu yönteme başvurulur.

Sıvıdaki lesitin / sfingomyelin oranları veya diğer parametreler incelenerek bebeğin akciğer durumu değerlendirilir. Test sonucunda akciğerlerin yeterli olgunluğa ulaştığı saptanırsa doğum kararı güvenle verilebilir.

Amniosentez İşlemi Nasıl Uygulanır?

İşlemin mutlaka bir ameliyathanede yapılması zorunlu değildir; sterilizasyonun sağlandığı normal bir muayene odası da uygun koşulları sunar. Uygulama süreci şu aşamalardan oluşur:

  1. Anne adayı düz bir muayene masasına yatırılır ve karın bölgesi antiseptik sıvı ile temizlenir.
  2. Uzman doktor, ultrason eşliğinde bebeğin konumunu sürekli kontrol eder.
  3. İnce bir iğne ile karın cildi, cilt altı ve rahim duvarı geçilerek su kesesine girilir.
  4. Enjektör yardımıyla yeterli miktarda sıvı çekilerek laboratuvar analizine gönderilir.

İşlem sırasında genellikle anestezi veya uyuşturma uygulanmaz. Bunun temel nedeni, uyuşturma için yapılacak iğnenin de benzer bir ağrıya yol açacak olmasıdır; dolayısıyla tek bir iğne girişiyle işlemi tamamlamak daha pratik kabul edilir.

Riskler, Komplikasyonlar ve Önlemler

Amniosentez, invaziv bir işlem olduğu için belirli riskler taşımaktadır. İşleme bağlı gebelik kaybı ihtimali 200'de 1 olarak istatistiklere yansımaktadır. Steril koşulların tam sağlandığı durumlarda işlem öncesi veya sonrası antibiyotik kullanımı genellikle gerekmemektedir.

Kan uyuşmazlığı (Anne Rh negatif, baba Rh pozitif) olan çiftlerde işlem risk yaratabilir. Bu durumda, anne adayına koruyucu amaçla halk arasında kan uyuşmazlığı iğnesi olarak bilinen Anti-D uygulaması yapılmalıdır.

Kimlere Amniosentez Yapılmalıdır?

Bu işlem, özellikle kromozomal, genetik veya doğuştan (konjenital) anomali riski taşıyan çiftlere önerilir. Kromozomal anomali riski taşıyan gruplar şunlardır:

  • Anne yaşının 35 veya 38'den büyük olduğu gebelikler.
  • Daha önce kromozom anomalili bebek sahibi olan çiftler.
  • Dengeli translokasyon taşıyıcısı olan ebeveynler.
  • Ultrason muayenesinde fetal anomali saptanan durumlar.
  • İkili veya üçlü tarama testlerinde yüksek riskli grupta yer alanlar.

İleri anne yaşında riskin artma sebebi, hücre bölünmesi sırasında görülen "non-disjunction" (ayrılmama) olayıdır. Bu durum en sık Down Sendromu (Trizomi 21), Trizomi 18 ve Trizomi 13 gibi tablolara yol açar.

Tarama Testleri: İkili ve Üçlü Test Arasındaki Farklar

Gebelik sürecinde yapılan tarama testleri kesin tanı koymaz, sadece risk analizi yaparak amniosentez gibi kesin tanı yöntemlerine ihtiyaç olup olmadığını belirler.

Özellikİkili TestÜçlü Test
Uygulama Haftası11 - 14. Haftalar16 - 20. Haftalar
Ölçülen ParametrelerCRL, NT (Ense Saydamlığı), f beta HCG, PAPP-ABPD, FL, beta HCG, AFP, Estriol
Güvenilirlik OranıYaklaşık %85%60 - %70
Temel AmaçTrizomi 21, 18 ve 13 risk analiziTrizomi 21, 18, 13 ve Nöral Tüp Defekti analizi

AFP (Alfa Feto Protein) Değerinin Önemi

AFP, anne kanına geçebilen bir fetal proteindir. Özellikle nöral tüp defektleri (sinir sistemi anomalileri) taramasında kritik rol oynar. AFP düzeyini; gebelik haftası, annenin kilosu, diyabet varlığı, ırk ve çoğul gebelik gibi faktörler etkilediği için değerlendirmeler MOM (multiples of median) değerleri üzerinden yapılır.

Test Sonuçlarının Anlamı:

  • Yüksek AFP: Çoğul gebelik, sinir sistemi anomalileri, karın ön duvarı açıklıkları (omfalosel, gastroşizis) veya plasental sorunlara işaret edebilir.
  • Yüksek HCG: Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi), erken doğum tehdidi veya suların erken gelmesi ile ilişkili olabilir.
  • Düşük Estriol ve PAPP-A: Bu değerlerin düşüklüğü de çeşitli gelişimsel problemlerin habercisi olabilir.

Aile öyküsünde özel bir kalıtsal hastalık bulunan çiftlerde, kromozom analizinin ötesinde PCR gibi DNA analiz teknikleri kullanılarak hedefe yönelik araştırmalar yapılmalıdır.

Etiketler

Amniosentez işlemiAmniosentez kime uygulanırAmniosentez hangi durumda uygulanırAmniosentez tekniğiAmniosentez tekniği nedirAmniosentez türleri

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.