Alkol ve madde bağımlılığı olan bireylerde aile ve sosyal desteğin önemi
Alkol ve madde bağımlılığı olan bireylerde aile ve sosyal desteğin önemi

Vücudumuzda biyolojik ve psikolojik hasara yol açan, sakinleştirici ya da uyarıcı etkileri olan kimyasal maddelere genel olarak ‘uyuşturucu madde’ denilmektedir. Bu maddeleri çeşitli sebeplerle kullanmayı deneyen kişilerde, kullandıkları madde çeşidine göre, bazen ilk bazen de diğer kullanımlardan sonra, bağımlılık gelişebilmektedir.

Madde ve alkol bağımlılığı, hem bireyi hem sosyal olarak, aile çevre ve toplumu etkileyen bir olgudur. Temelde önemli olan, kişinin hangi maddeye bağımlı olduğu değil, kişinin bu maddeyi kullanmasına yol açan sebeplerin ortaya çıkarılmasıdır. Genellikle bir maddeyi bağımlı şekilde kullanmak isteyen kişiler yapı olarak, hayatından zorluklarından kurtulmak isteyen, kaygılı, maddeyi kullanmayı bu sorunlardan “Kurtuluş Kaynağı” olarak gören bireylerdir.

Alkol ve Madde Bağımlılığının Nedenleri

Kişiler arasında farklılık göstermekle birlikte, samimi arkadaşların bu maddeleri kullanıyor olması, arkadaş baskısı, yetişkinlerin model alınması, aile ve özel hayatta karşılaşılan sorunlardan geçici olarak kaçma isteği, strese dayanıksızlık, eğlenmek ve sosyalleşmek adına araç olarak görülmesi, medyada kontrolsüz ve zararlı şekilde kullanımıyla kişilerin bu tarz önemli konulara duyarsızlaşabilmesi ve merak duygusu sıklıkla rastlanan sebepler arasında sayılabilmektedir.

Bağımlılık nedenleri arasına, genetik faktörlerin, bağımlı ebeveynlerin çocuklarının, bağımlı olmayan ebeveynlerin çocuklarına kıyasla, daha büyük oranda madde ve alkol bağımlılığına yatkınlık taşıdığı bazı araştırmalar tarafından belirtilmektedir.

Alkol ve Madde Bağımlılığı Sürecinde Ailenin Rolü

Madde kullanımı konusunda, sosyal çevre faktörlerinden en önde geleni olan aile faktörü ve madde kullanımı arasındaki ilişki, 4 alt başlıkta incelenebilmektedir.

Bunlardan birincisi, madde kullanımına sebep olan en önde gelen faktörlerden birinin aile olması, ikincisi, madde kullanımı döneminde, ailesinin maddeyi kullanan aile bireyine karşı tutumu, üçüncüsü, madde bağımlısının tedavi döneminde ve sonraki dönemde, aile desteğinin önemi, sonuncusu ise, madde bağımlılığının aile ilişkilerine ve diğer aile fertlerine olan etkilerinin incelenmesidir.

Kişilerin aile yaşantılarında, özellikle çocukluk dönemlerinde, manevi olarak gereksinim duydukları değeri, sevgiyi ve alakayı görmeleri önemlidir. Bireylerin, çocukluk dönemlerinde, anne- baba arasında sık ve şiddetli yaşanan kavga ortamlarında bulunmaları, ebeveynlerin aşırı kısıtlayıcı ya da iletişimsiz olması, aile içinde iletişime dayalı olmaktan ziyade, dürtüsel davranım örüntülerinin bulunması durumlarında, ileriki dönemlerde, kişide alkol ve madde kullanımı ve bağımlılığına yatkınlık oluşabilmektedir.

İnsan canlısının, gelişim sürecinin önemi göz önünde bulundurulduğunda, ilk sosyal çevresi olan aile içerisinde sevgi, saygı, ilgi gibi temel ihtiyaçlarının giderilmesi, ilerde bu boşluğu başka nesnelerle doldurma çabasını ortadan kaldıracaktır.

Ebeveynlerin, alkol ya da diğer maddeleri kullanma alışkanlıkları, çeşitli sorunlarla karşılaştıklarında, onlarla başa çıkma stratejileri, ilerleyen zamanlarda, çocuklarının çeşitli sorunlarla karşılaştıklarında, geçmiş deneyimlerinden ve gözlemlerinden, anne babasını örnek almasına sebep olabilecektir.

Bağımlı Bireylerde Sosyal Destek Algısı

Bir çok araştırma göstermektedir ki, kişinin çevresinde hissettiği sosyal destek, kendisine biçtiği değer ile paralel yol almakta olup, bağımlılık davranışında bulunan kişilere karşı, toplumun damgalama eylemleri , dışlama ve ayrımcılığı da beraberinde getirmektedir. Çoğu kişi, bağımlı bireyleri düşük ahlaklı ve suç potansiyeli taşıyan şahıslar olarak nitelendirdiklerinden, bağımlı bireyler, sosyal dışlanmaya maruz kalabilmekte, bu durum ise, bağımlı bireylerin temel hak ve özgürlüklerini daraltabilmektedir.

Sosyal destek, zor şartlar altında, şahısların, ruhsal baş etme motivasyonlarını pozitif olarak etkileyerek, sorunun etkisini azaltıp, olumsuz olaylarla ilgili algıyı değiştirebilmektedir.

Madde kullanmanın, insan vücudunda oluşturduğu şiddetli istek ve kullanılmadığında duyulan yoksunluğun yarattığı zorlayıcı etkiler bağımlı kişinin hayatında zorlu bir süreç yaratmaktadır.

Sürecin zorluğuna rağmen, psikolojik ve farmakolojik profesyonellerin yanında, arkadaş, çevre yani sosyal alandan gelen destek ile birlikte, bağımlılık tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bağımlı kişi, bu davranışından ötürü, yaşadığı çevre tarafından dışlanabilmekte, buna paralel olarak, yalnızlığa ya da zararlı ortamlara daha hızlı sürüklenebilmektedir. Hatta bazen aile mevhumunun işlevsel faydalarından da mahrum kalabilmektedirler. Halbuki, özellikle zorlandığı bu dönemde, sorun ve hastalık sürecinde, bu kişilere verilecek olan işlevsel aile ve sosyal desteğin, bağımlılık gibi gizlenen bir problemin ortadan kaldırılmasında, son derece önemli katkıları olacaktır.

Ailedeki ilişkilerde, bağlılığın, birbirini tamamlayan bir iletişimin yaratılması, bireyin sosyal destek kaynaklarına sahip olması, alkol ve madde bağımlılığı problemi açısından, çok etkili bir koruyucu faktördür. Kişinin hayatındaki bu zor dönemde, arkadaş , aile ve sosyal destek fonksiyonlarının kullanılması ile, bireyin bağımlılıkla verdiği savaş ve toplumla bütünleşme süreçleri çok daha sağlıklı gerçekleştirilebilecektir.

Klinik Psikolog F. Arzu Beyribey -24.10.2020


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!