Doktorsitesi.com

AKDENİZ ANEMİSİ (TALASEMİ) NEDİR? TEDAVİSİ VAR MIDIR?

Prof. Dr. Zekai Avcı
Prof. Dr. Zekai Avcı
10 Nisan 2017364 görüntülenme
Randevu Al
AKDENİZ ANEMİSİ (TALASEMİ) NEDİR? TEDAVİSİ VAR MIDIR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Beta Talasemi: Akdeniz Ülkelerinin Önemli Genetik Sağlık Sorunu

Talasemi, anne ve babadan çocuklara kalıtsal yollarla aktarılan, Türkiye'nin de dahil olduğu Akdeniz havzasında sıkça rastlanan ciddi bir sağlık sorunudur. Dünya genelinde alınan tüm önlemlere rağmen her yıl en az 365.000 talasemi hastası bebek dünyaya gelmektedir. Ülkemizdeki verilere bakıldığında ise yaklaşık 1.300.000 talasemi taşıyıcısı ve 5.000 civarında talasemi hastası bulunduğu görülmektedir.

Beta Talasemi Nasıl Oluşur?

İnsan kanındaki kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar) içerisinde, doku ve organlara oksijen taşımakla görevli olan hemoglobin molekülü bulunur. Hemoglobin üretimi tamamen genlerin kontrolü altındadır. Ailesel ve genetik bir bozukluk neticesinde hemoglobin yapımında yetersizlik veya yapısal bozukluk meydana gelirse talasemi tablosu oluşur.

Hemoglobin yapısındaki bu aksaklık, halk arasında kansızlık olarak bilinen anemiye yol açar. Hastalığın alfa ve beta olmak üzere iki temel tipi mevcuttur. Beta talasemi, bireylerde farklı seviyelerde kansızlığa neden olur. Taşıyıcı bireylerde süreç hafif bir kansızlık ile seyrederken, hasta bireylerde çok daha ağır ve ciddi bir kansızlık tablosu gözlemlenir.

Beta Talasemide Taşıyıcılık ve Hastalık Farkı

İnsan genetiğinde her bir özellik için biri anneden diğeri babadan gelen iki adet gen bulunur. Beta talasemi özelinde genetik miras şu şekilde şekillenir:

  • Normal Durum: Anne ve babadan geçen globin genlerinin her ikisi de sağlıklıysa çocuk normal doğar.
  • Talasemi Taşıyıcılığı: Genlerden sadece biri değişikliğe uğramışsa çocuk taşıyıcı olur.
  • Talasemi Hastalığı: Her iki gen de değişikliğe uğramışsa çocuk hasta olarak dünyaya gelir.

Beta Talasemide Ailesel Geçiş ve Risk Oranları

Beta talaseminin çocuklara geçiş riski, ebeveynlerin genetik durumuna bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu risk oranları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Ebeveyn DurumuÇocukta Hastalık RiskiÇocukta Taşıyıcılık RiskiNormal Doğma Riski
Bir Taşıyıcı + Bir Normal%0%50%50
İki Taşıyıcı Ebeveyn%25%50%25

İki taşıyıcının evlenmesi durumunda, her gebelikte %25 oranında hastalıklı çocuk doğma riski bulunur. Bu nedenle, evlilik öncesi tetkiklerde her iki bireyin de taşıyıcı olduğu saptanırsa, çiftlerin mutlaka bir hematoloji uzmanı ile görüşmesi gerekir. Modern tıp yöntemleri ve alınacak önlemlerle, bu çiftlerin sağlıklı çocuk sahibi olmaları mümkündür.

Talasemi Tanısı Nasıl Konur?

Kansızlık şikayeti olan çocuklarda tam kan sayımı sonuçlarının titizlikle değerlendirilmesi hayati önem taşır. Taşıyıcı bireylerde hafif düzeyde kansızlık görülür ve bu kişiler demir tedavisine yanıt vermezler. Hasta bireylerde ise klinik tablo çok daha ağır bir kansızlığa işaret eder.

Tanı sürecinde şüphelenilen vakalarda şu adımlar izlenmelidir:

  1. Hemoglobin elektroforezi testi yapılmalıdır.
  2. Anne ve babanın kan sayımı değerleri detaylıca incelenmelidir.
  3. Genetik danışmanlık ile aile öyküsü analiz edilmelidir.

Talasemi Hastalığının Tedavi Yöntemleri

Beta talasemi hastası olan bireylerin, yaşamlarını sürdürebilmeleri için ömür boyu her 3-4 haftada bir kan nakli (transfüzyon) almaları gerekmektedir. Ancak sürekli kan nakli ve hastalığın doğası gereği zamanla vücutta demir birikimi meydana gelir. Bu birikim; kalp, karaciğer ve endokrin organlar üzerinde ciddi hasarlara yol açabilir.

Kontrol altına alınmayan demir birikimi şu komplikasyonlara neden olabilir:

  • Kalp yetmezliği ve siroz
  • Şeker hastalığı (Diyabet)
  • Büyüme geriliği ve hormonal yetersizlikler

Bu riskleri minimize etmek için hastaların düzenli olarak demir atıcı ilaçlar kullanması zorunludur. Hastalığın kesin ve kalıcı tedavisi ise kemik iliği nakli ile mümkündür. Özellikle demir birikiminin henüz yoğunlaşmadığı erken çocukluk döneminde, sağlıklı kardeşten yapılan nakillerde başarı oranı oldukça yüksektir. Ancak hastaların sadece dörtte birinde tam uyumlu sağlıklı kardeş verici bulunabilmektedir.

Sonuç olarak; talasemi tedavisi hem hasta hem de aile için maddi ve manevi açıdan oldukça yıpratıcı bir süreçtir. En etkili yaklaşım, taşıyıcıların gebelik öncesinde belirlenmesi ve gerekli tıbbi önlemlerle sağlıklı nesillerin korunmasıdır.

Etiketler

Talasemi riskiAkdeniz anemesiTalesemi taşıyıcılığı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Zekai Avcı

Prof. Dr. Zekai Avcı

Doç.Dr. Zekai AVCI, 1972 yılında Sakarya’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini tamamlayarak 1995 yılında tıp doktoru unvanı aldı. İhtisasını ise Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda yaparak 2001 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı oldu. 2008 yılında ise  Başkent Üniversitesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalında Pediatrik Hematoloji üst ihtisasını tamamladı.  

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.