sık ateşlenen çocuk
- PFAPA sendromu, genellikle 5 yaş altı çocuklarda 21-28 günlük düzenli aralıklarla tekrarlayan yüksek ateş, boğaz ağrısı ve ağız yaraları ile karakterize selim seyirli bir durumdur.
- Hastalığın tanısı için spesifik bir test bulunmamakla birlikte, atakların antibiyotiğe yanıt vermemesi ve tek doz prednizon uygulamasıyla hızla düzelmesi en önemli klinik göstergelerdir.
- Nedeni tam olarak bilinmeyen bu sendrom, çocukların büyüme ve gelişimini olumsuz etkilemez ve genellikle yıllar içinde kendiliğinden tamamen iyileşir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
PFAPA Sendromu: Sık Ateşlenen Çocuklarda Göz Ardı Edilmemesi Gereken Tablo
PFAPA sendromu, çocukluk çağında görülen ve periyodik ateş, aftöz stomatit (ağız yaraları), farenjit ile servikal adenit (boyun lenf bezlerinde büyüme) semptomlarıyla karakterize olan bir antitedir. Özellikle nedeni açıklanamayan ve belirli aralıklarla tekrarlayan ateş şikayeti olan çocuklarda bu sendromun mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Uzmanlar, hastalığın tanısının klinik gözlem ve belirli kriterlere dayandığını vurgulamaktadır.
PFAPA Sendromu Nedir ve Kimlerde Görülür?
Bu sendrom, genellikle 5 yaşından küçük çocuklarda ortaya çıkan kronik ancak selim seyirli bir durumdur. İstatistiksel verilere bakıldığında, PFAPA sendromunun erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla daha sık görüldüğü saptanmıştır. Hastalığın en belirgin özelliği, 21-28 gün gibi düzenli aralıklarla tekrarlayan yüksek ateştir.
Ataklar sırasında ateş genellikle 40.0-40.6ºC seviyelerine kadar yükselir. Bu ateşli dönemler ortalama 4 gün sürmekte ve herhangi bir müdahale olmaksızın kendiliğinden (spontan) gerilemektedir. Hastalığın en dikkat çekici yönlerinden biri, bu ateşin standart antibiyotik tedavilerine veya non-steroid antiinflamatuvar ilaçlara yanıt vermemesidir.
PFAPA Sendromu Belirtileri ve Görülme Sıklığı
PFAPA sendromunda ateşe eşlik eden temel klinik bulgular ve bu bulguların görülme oranları şu şekildedir:
| Belirti | Görülme Sıklığı (%) | Klinik Özellikleri |
|---|---|---|
| Servikal Adenit | %88 | Genellikle bilateral, 5 cm'den küçük, ağrısız ve hareketli lenf bezleri. |
| Farenjit | %72 | Tonsillerde eritem, bazen kript veya membran oluşumu. |
| Aftöz Stomatit | %70 | 5 mm'den küçük, yüzeyel ve iz bırakmadan iyileşen ülserler. |
Aftöz stomatit vakalarında yaralar genellikle grup yapmaz ve 5-10 gün içinde kendiliğinden iyileşir. Boğaz muayenesinde farenjit görülmesine rağmen, ataklar sırasında alınan boğaz kültürleri normal flora olarak sonuçlanır; yani bakteriyel bir enfeksiyon saptanmaz.
Tanı Süreci ve Laboratuvar Bulguları
PFAPA sendromuna özgü spesifik bir laboratuvar testi bulunmamaktadır. Bu durum, hastalığın tanısını hekimler için güçleştirebilmektedir. Ancak ataklar sırasında yapılan incelemelerde lökositoz ve eritrosit sedimantasyon hızında artış gözlenir. En önemli ayırıcı tanı kriteri ise, atak aralarında klinik ve laboratuvar bulgularının tamamen normale dönmesidir.
Tanı aşamasında dikkat edilmesi gereken diğer önemli noktalar şunlardır:
- Tekrarlayan Ateş Döngüsü: Ateşin periyodik olarak geri gelmesi en önemli ipucudur.
- FMF Ayırıcı Tanısı: Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) şüphesi durumunda DNA analizinde mutasyon saptanmaması PFAPA tanısını destekler.
- Prednizon Testi: Tanıdan emin olmak için atak başlangıcında 1 mg/kg tek doz prednizon verilir. Belirtilerin saatler içinde hızla düzelmesi tanı koydurucudur.
Nedenleri ve Hastalığın Seyri
PFAPA sendromunun kesin nedeni henüz bilinmemekle birlikte, tıp dünyasında viral ve otoimmün mekanizmalar üzerinde durulmaktadır. Ender görülen bir hastalık olması ve belirtilerinin (ateş, boğaz ağrısı) çocukluk çağı enfeksiyonlarıyla karışması nedeniyle tanı aşamasında atlanabilmektedir. Hekimlerin, antibiyotiğe yanıt vermeyen ve 5-6 gün sürüp kendiliğinden düzelen ateş vakalarında bu sendromu akla getirmesi kritiktir.
Sonuç olarak, PFAPA sendromu atakları yıllarca devam edebilse de çocukların büyüme ve gelişimi üzerinde olumsuz bir etki yaratmaz. Ailelerin, bu hastalığın sekel bırakmadığı ve zamanla kendiliğinden iyileşeceği konusunda bilgilendirilmesi, sürecin yönetimi açısından büyük önem taşımaktadır.


