Doktorsitesi.com

Akciğer kanserinin bir numaralı nedeni sigara!

Doç. Dr. Serhat Yalçınkaya
Doç. Dr. Serhat Yalçınkaya
22 Kasım 2024177 görüntülenme
Randevu Al
Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Nev Sağlık Grubu Göğüs Cerrahisi Bölümünden Doç. Dr. Serhat Yalçınkaya, “Akciğer kanserinin ana nedeni sigara” uyarısında bulundu. Akciğer kanserinin tüm dünyada en yaygın ve ölümcül kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Nev Sağlık Grubu Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Serhat Yalçınkaya, Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.
Akciğer kanserinin bir numaralı nedeni sigara!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Akciğer Kanseri ve Sigara İlişkisi: Uzman Uyarıları

Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Nev Sağlık Grubu Göğüs Cerrahisi Bölümünden Doç. Dr. Serhat Yalçınkaya, akciğer kanserinin birincil nedeninin sigara kullanımı olduğunu vurguladı. Akciğer kanseri, günümüzde dünya genelinde en yaygın ve en ölümcül kanser türleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Bu bağlamda, hastalığın risk faktörlerini ve gelişim süreçlerini anlamak, erken teşhis için hayati önem taşımaktadır.

Sigara Kullanımı Akciğer Kanseri Riskini Nasıl Etkiler?

Bilimsel veriler, sigara ile akciğer kanseri arasındaki doğrudan ilişkiyi açıkça ortaya koymaktadır. Akciğer kanseri vakalarının %80-90'ı sigara içen bireylerde görülmektedir. Sigara içen bir kişinin kansere yakalanma riski, hiç içmeyenlere oranla 10 ila 65 kat daha fazladır. Ayrıca, tütün dumanına maruz kalan pasif içicilerde de kanser riskinin normal popülasyona göre %20 oranında arttığı kanıtlanmıştır.

Türkiye ve Dünyada Kanser İstatistikleri

Kanser, her yıl milyonlarca yeni vaka ile küresel bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Türkiye'deki veriler incelendiğinde, vaka ve yaşam kaybı sayılarında bir artış gözlemlenmektedir. Aşağıdaki tablo, Türkiye'deki kanser verilerinin yıllara göre değişimini göstermektedir:

YılTürkiye NüfusuYıllık Yeni Kanser VakasıKansere Bağlı Yaşam Kaybı
201881.916.866210.537116.710
202084.339.067233.834126.335

Dünya genelinde tütün kullanımında Çin, Hindistan, Endonezya, Rusya ve ABD ilk sıraları paylaşırken; Türkiye, en çok tütün kullanan ülkeler arasında onuncu sırada yer almaktadır. Yetişkin erkeklerin yaklaşık yarısı, kadınların ise altıda biri sigara kullanmaktadır.

Genetik Faktörler ve Karsinojen Maddelerin Rolü

Sigara dumanı, akciğer dokusunda zamanla geri dönüşü olmayan morfolojik değişikliklere yol açar. Ancak her sigara içen kişide kanser gelişmemesi, genetik faktörlerin duyarlılık üzerindeki etkisini göstermektedir. Araştırmalar, sigara alışkanlığı ile kromozom 5q üzerindeki bir lokus arasında yakın bir ilişki olduğunu saptamıştır.

Sigara dumanında bulunan ve kanser oluşumunu tetikleyen temel maddeler şunlardır:

  • Polisiklik hidrokarbonlar
  • Aromatik aminler
  • Nitrozaminler
  • Piridin alkaloidler
  • Radyoaktif bileşenler

Bu maddeler arasında nikotinin nitrozasyonundan oluşan NNK (nitrozamin 4-metilnitrozamin-1-3 piridil-1-butanon), en güçlü ve mutajen karsinojen olarak tanımlanmaktadır.

Akciğer Kanseri Tedavi Yöntemleri ve Erken Tanı

Akciğer kanserinde tedavi başarısı, hastalığın tipine ve evresine doğrudan bağlıdır. Erken tanı ve tedavi ile hastaların 5 yıllık sağ kalım oranı %50 civarındadır. Günümüzde uygulanan başlıca tedavi yöntemleri şunlardır:

  1. Cerrahi Müdahale
  2. Kemoterapi
  3. Radyoterapi
  4. İmmünoterapi ve Akıllı İlaç Tedavileri
  5. Gen Tedavisi

Doç. Dr. Serhat Yalçınkaya, tedavinin her zaman hastalığı tamamen ortadan kaldıramayabileceğini belirterek, en etkili korunma yönteminin sigarayı hemen bırakmak olduğunu vurgulamaktadır.

Etiketler

Akciğer kanseri nedeniAkciğer kanseri cerrahisiAkciğer kanseri risk faktörleriakciğer kanserinin önemli nedeni sigara

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Serhat Yalçınkaya

Doç. Dr. Serhat Yalçınkaya

Avukat bir baba ile öğretmen bir annenin ikinci oğlu olarak 15 Mayıs 1967 tarihinde Gaziantep’te dünyaya geldi. İlkokulu Gaziantep Koleji’nde, hazırlık sınıfı, ortaokul ve liseyi Gaziantep Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Tıp fakültesi eğitimini 1986-1992 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladıktan sonra 1994 yılına kadar Zonguldak ili, Çaycuma ilçesi, Sandallar köyü sağlık ocağında mecburi hizmet yaptım. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı’nda 1994 yılında başladığı uzmanlık eğitimini 2000 yılında tamamlayarak Edirne Devlet Hastanesi’nde ilk göğüs cerrahisi uzmanı olarak göreve başladı. İkibiniki yılı Temmuz ayında Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne tayin olarak tek göğüs cerrahisi uzmanı olarak görev yapmaya başladı. Bu sırada 2007 yılından itibaren başhekim yardımcısı olarak görevlendirildi. Başhekim yardımcılığı görevinden 2014 yılı sonunda, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden de 2015 yılı Kasım ayında ayrılarak Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde göreve başladı. Burada Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı kurucu öğretim üyesi olarak çalışmaya başladıktan kısa süre sonra Tıp Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevine getirildi. Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin kuruldu 2018 yılına kadar devam ettiği bu görevden o dönemde ayrılarak akademisyenlik çalışmalarına ağırlık verdi. İkibinyirmi yılı Mart ayında Üniversiteler Arası Kurul’un kriterlerini karşılayarak Doçent ünvanı almaya hak kazandım. Mayıs 2021 de emekli olarak Bursa ilinde özel sağlık kuruluşlarında çalışmaya başladım. Halen çalışmakta olduğum NEV Sağlık Grubu ile Ekim 2021 sonunda imzaladığım sözleşme uyarınca görevine devam ediyor.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.