Yemek borusu kanseri hakkında merak edilenler
Yemek borusu kanseri hakkında merak edilenler

Yemek borusu, ağızdan başlayıp midede sonlanan kastan yapılmış özel bir tüptür. Görevi yutulan gıda ve içecekleri mideye ulaştırmaktır.

Günümüzdeki birçok kanser türü gibi “yemek borusu kanseri” de çevresel etkenlerle yakından ilişkilidir. ** Bunların başında sigara içmek yer alır. Bu ve özellikle yanında alkol alınması yemek borusu kanseri riskini artırmaktadır.

Yemek borusu kanseri kimlerde daha sık görülür?

1. Erkeklerde,
2. Şişmanlarda,
3. Sigara içenlerde,
4. Kronik alkol tüketicilerinde,
5. İleri yaşta,
6. Kronik reflü hastalığına bağlı Barrett yemek borusu gelişenlerde,
7. Taze meyve ve sebzeleri az tüketen kişilerde,
8. Kaza veya intihar amacıyla toksik madde içenlerde
9. Yemek borusu hastalıklarından biri olan 'akalazya hastalığı'nda daha sık görülür.

Ayrıca aşırı sıcak içecekler, sebze ve meyveden fakir yağlı öğünler, gastroözofageal reflü (mideden geriye asitli mide içeriğinin yemek borusuna kaçması) denilen mide asit sıvısının oluşturduğu yemek borusu hasarı da kanser oluşumunu artırmaktadır.

YEMEK BORUSU KANSERİNİN PATOLOJİK TİPLERİ:
Yemek borusu kanseri; yassı hücreli (genelde yemek borusunun üst kısmında) ve adenokarsinom (genelde yemek borusunun alt kısımda) olarak iki farklı tipte olabilir.

TANI:

BELİRTİLER:

Yemek borusu kanseri tanısı genellikle hastanın şikâyetlerinden yola çıkılarak konulur.

Aşağıdaki belirtilerin bazılarının varlığı yemek borusu kanseri şüphesini uyandırmalıdır;

1. En sık görülen belirti yutma güçlüğüdür. Bu başlangıçta yutulan gıdaların yemek borusundan geçerken takılması şeklindedir. Başlangıçta daha çok katı gıdalar yutulamaz iken, zaman içinde hasta su bile içemez,
2.Kusma veya yutulan gıdaların ağza geri gelmesi,
3. Gıdaların yutulması sırasında ağrı oluşması,
4. Üst karın bölgesinde yanma hissi veya ağrı,
5.Tükürük salgısının artması.
6.Kilo kaybı, zayıflama.
7. Ses kısıklığı, öksürük.

Bu belirtiler başka birçok hastalıkta da olabileceği için bu yakınmalarınız olursa mutlaka doktorunuza başvurunuz; ek bazı testler ve tetkikler yapılacaktır.

Kan testleri yanında tanıda en çok kullanılan tetkikler ilaçlı yemek borusu grafisi (baryumlu özofagus grafisi) ve endoskopi (ucunda ışıklı bir kamera olan bir kanülle, yemek borusunun incelenmesi) tetkikidir. Endoskopide tıkayan kitle saptanıp doku tanısını doğrulamak için parça (biyopsi) alınır. Bu parça mikroskop altında değerlendirilir ve kesin tanı netleştirilir.
Hastalığın yaygınlığının derecesini değerlendirmek için endoskopi ile ultrason yapılabilir. Bunda tümörün derinliği ölçülür. Bilgisayarlı tomografi (BT) ile hastalığın başka yerleri tutup tutmadığı saptanmaya çalışılır. Başka yeni yöntemler de (PET-pozitron emisyon tomografisi, MRI-manyetik rezonans inceleme) hastalığın durumunu değerlendirmek için kullanılabilir.
Yemek borusu kanseri nasıl teşhis edilir?

Yemek borusu kanserinin teşhisi için yemek borusunun ilaçlı film veya endoskopi ile incelenmesi yeterli olmaktadır. Ancak hastalığın yayılım derecesinin anlaşılmasında veya tedavi sonrası takibi için endoskopik ultrasonografi, BT-bilgisayarlı tomografi, MRI-manyetik rezonans inceleme ve PET-pozitron emisyon tomografisi gibi görüntüleme yöntemleri kullanılmaktadır.

TEDAVİ:
Yemek borusu kanserinin tedavisinde kullanılan ana tedavi yöntemleri cerrahi, ilaç (kemoterapi) ve şua-ışın (radyoterapi) tedavisidir. Yemek borusu kanserinde en etkili tedavi yöntemi ``cerrahi``dir.
Tedavi şekli, hastalığın yaygınlık derecesi ve hastanın genel sağlık durumuylada ilgilidir. Kanser erken aşamalarda yakalanabilirse ve hastanın genel sağlığı iyiyse, cerrahi öncelikle düşünülmesi gereken tedavi yöntemidir. Ancak tersi bir durum varsa, belirtileri kontrol etmek ve hastalığın ilerlemesini durdurmak amaçlı diğer tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavinin amacı;
Yemek borusu boyundan başlayıp karın içine kadar devam eder. Bu konumu ve pek çok hayati organ ve damarlar ile yaptığı yakın komşuluk nedeni ile yemek borusu ameliyatlarının gerçekleştirilmesi diğer birçok ameliyattan daha zordur. Ameliyatta kanser, yayılma olasılığı olan bezeleri (lenf nodlarını) de kapsayacak şekilde steril-temiz cerrahi sınırlarla birlikte çıkarılmalıdır (Radikal özefajektomi + Lenfadenektomi).

**Mümkünse geride hiç tümör dokusu bırakmadan cerrahi yapılır. Kanserin yerine ve seviyesine göre göğüs kafesi, karın ve boyun açılabilir.

Güç kaybı ve zayıflama belirginse ameliyat öncesi bir süre damardan beslenme destek tedavisi gerekebilir.

Kullanılan cerrahi teknikler;

Kanserin yemek borusundaki yerine göre değişik ameliyat şekilleri kullanılır;

1. Açık (klasik) yöntem
- Yemek borusunun bir bölümünün çıkarılması;
- Yemek borusunun tamamının çıkarılması;

2. Laparoskopik ve torakoskopik yöntem (Kapalı Ameliyat)
Yemek borusu tedavisindeki önemli gelişmelerden biri de tüm bu ameliyatların ENDSOKOPİK (kapalı) olarak yapılabilmesidir.
Yemek borusunun bir kısmı göğüs bölgesinde bir kısmı da karın bölgesinde bulunur. Bu nedenle yemek borusu kanserinin ameliyatı, karın bölgesi ve göğüs bölgesinden girilerek en az iki kesi ile yapılır. ENDOSKOPİK yemek borusu kanseri tedavisi, bu alanda en yeni ve etkili yöntemdir.

Bazı durumlarda yemek borusundaki tümör çıkarılamaz;

Bunun en temel nedenleri;
1. Hastanın genel durumunun büyük bir ameliyata izin vermemesi,
2. Kanserin ameliyatla çıkarılmasının mümkün olmaması ve
3. Kanserin uzak organları tutmasıdır.
Bu şekilde tümörü olduğu yerde bırakılan hastalarda hastayı beslenmesi amacıyla endoskopik stent, endoskopik MİDEYE TÜP YERLEŞTİRİLMESİ ve ameliyatla by-pass gibi değişik tedavi seçeneklerinden yararlanılabilinir.

RadyoterapiveKemoterapi

Işın tedavisinde (radyoterapi) dışardan veya içerden güçlü X-ışınları kanserin bulunduğu alana gönderilir. Kemoterapide ise, kanser hücrelerini öldüren veya çoğalmasını durduran bazı ilaçlar kullanılır. Bu da ışın tedavisi gibi, genellikle cerrahiye ek olarak kullanılır. Radyoterapi genellikle ameliyat ve ilaç tedavisiyle (kemoterapi) birlikte uygulanır.

Bu hastalığın tedavisi zor, bazı durumlarda da mümkün değildir.

** Bu nedenle oluşmaması için önlem almak, ilk olarak sigara içmemek, VE BESLENME ALIŞKANLIKLARINI DÜZELTMEK en iyi seçeneklerdir..


İstanbul Göğüs Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!