Doktorsitesi.com

Akciğer Kanseri

Doç. Dr. Hasan Ersöz
Doç. Dr. Hasan Ersöz
14 Mart 2023194 görüntülenme
Randevu Al
Kanser Tanımı Hepsinde bire biriyle ortak bir yönleri olan büyük bir grup çok çeşitli hastalıklar için kullanılır: Bir organ veya dokuya ait hücrelerin kontrolsüz parçalanması. Bunun neticesinde de tümör (tumor) oluşmaktadır. Habis huylu yani kötü cins tümörler,organizmanın normal büyüme kontrolünün dışına çıkarlar. Azmış’ hücreler, frenlenmeyecek tarzda çoğalırlar. Onlar etraftaki dokulara nüfuz edip onların içinde büyür ve onu yok ederler, kan yollarına ve lenf damarlarına girebilirler, kan akımıyla ve lenf akımıyla diğer vücut organlarına ulaşabilirler. Dayanıklı tümörlerin hücreleri, diğer organlara yerleşebilir ve yeniden çoğalabilirler –bu suretle dayanıklı tümörlere benzeyen kardeş tümörler (metastazlar) oluşur. Akciğer kanseri, dayanıklı tümör tanımlanan kanser türlerinden biridir. Kan kanseri türlerinin hücreleri kanla birlikte bütün vücuda yayılır. Bunların bazı türlerinde de düğümler ve yumrular oluşur ve bunlar dayanıklı gerçek tümörlere çok benzerler.
Akciğer Kanseri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Akciğer Kanseri Nedir? Kanser Tanımı ve Gelişimi

Akciğer kanseri, bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz şekilde bölünmesiyle karakterize edilen geniş bir hastalık grubunun parçasıdır. Bu kontrolsüz çoğalma sonucunda tümör adı verilen yapılar oluşur. Habis (kötü huylu) tümörler, organizmanın normal büyüme kontrol mekanizmalarının dışına çıkarak çevre dokulara nüfuz eder ve bu dokuları tahrip eder.

Kanserli hücreler kan ve lenf yolları aracılığıyla vücudun diğer organlarına yayılabilir. Bu yayılım sürecine ve oluşan yeni odaklara metastaz adı verilir. Akciğer kanseri, tıp literatüründe dayanıklı tümör olarak tanımlanan kanser türleri arasında yer almaktadır.

Akciğer Kanseri Türleri ve Sınıflandırılması

Akciğer kanserleri mikroskobik incelemelere göre dört ana tipte incelenir. Tedavi planlamasında ise temel olarak küçük hücreli ve küçük hücreli olmayan akciğer kanseri ayrımı yapılır.

Akciğer Kanseri TürüGörülme SıklığıÖzellikleri
Plaka Epiteli Karsinomu%70 - %75 (Adeno ile toplam)Epitelyum (salgı) hücrelerinden kaynaklanır.
Adeno Karsinom%70 - %75 (Plaka ile toplam)Beze cinsi hücrelerden kaynaklanır.
Küçük Hücreli KarsinomYaklaşık %20Hızlı yayılım eğilimi gösterir.
Büyük Hücreli KarsinomYaklaşık %10Diğer nadir türlerle birlikte görülür.

Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri grubu; adeno karsinomları, plaka epiteli karsinomlarını ve büyük hücreli karsinomları kapsar. Akciğerde ayrıca lifli bağ dokusu veya kıkırdaktan kaynaklanan iyi huylu tümörler de görülebilir; ancak bunlar tüm vakaların %10'undan azını oluşturur.

Nedenleri ve Risk Faktörleri

Akciğer kanserinin oluşumunda çok sayıda faktör bir arada rol oynar. Hastalık riskini artıran en temel unsurlar şunlardır:

1. Sigara Kullanımı

En önemli risk faktörü olan sigara kullanımı bırakıldığında, risk 10 yıl içinde 15 kattan 5 katına geriler. 15 yıl sonra ise bu risk, hiç içmeyen birine oranla sadece iki katına düşer. Kadınlarda bu risk azalması daha hızlı gerçekleşmektedir.

2. Çevresel ve Mesleki Faktörler

Asbest, arsenik, krom, nikel, radon ve aromatik hidrokarbon gibi kimyasal maddelerin solunması riski ciddi oranda artırır. Ayrıca dış ortamdaki hava kirliliği, dizel yakıt kurumu ve ince tozlar akciğer kanseri riskini yaklaşık %50 oranında artırabilmektedir.

3. Beslenme ve Genetik

Yeterli miktarda meyve tüketimi koruyucu bir etki sağlarken, vitamin tabletleri veya gıda takviyeleri bu etkinin yerini tutmaz. Özellikle sigara içenlerde bazı vitamin takviyelerinin risk artışına neden olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, bireyi zararlı maddelere karşı daha hassas hale getiren genetik değişiklikler de hastalığın gelişiminde rol oynar.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Akciğer kanseri şüphesi durumunda uygulanan en kritik yöntemlerden biri bronkoskopi işlemidir. Bu yöntemde, optik bir cihazla nefes borusu ve bronşlar incelenerek şüpheli bölgelerden biyopsi (doku örneği) alınır.

Tanı sürecinde kullanılan diğer yöntemler şunlardır:

  • Sitolojik İnceleme: Bronşiyal lavaj veya kazıma yöntemiyle alınan hücrelerin mikroskop altında incelenmesidir.
  • BT Altında İğne Biyopsisi: Bronkoskop ile ulaşılamayan dış kesimlerdeki tümörler için göğüs duvarından ince bir iğne ile girilerek doku örneği alınmasıdır.
  • Mediastinoskopi: Göğüs kemiği üzerinden girilerek lenf düğümlerinin incelenmesidir.
  • PET-CT: Dokulardaki metabolizma hareketlerini ve anatomik lokasyonu belirleyerek lenf bezi tutulumunu tespit etmede yüksek başarı sağlar.

Hastalık Evrelemesi ve TNM Sistemi

Tedavi planını belirlemek için hastalığın yaygınlığı TNM sistemi ile tanımlanır. Bu sistemde:

  • T (Tümör): Tümörün büyüklüğünü ve yerel yayılımını,
  • N (Nodül): Lenf düğümlerine sıçrama durumunu,
  • M (Metastaz): Uzak organlara yayılımı ifade eder.

Kesin evreleme genellikle operasyon sonrası patolojik inceleme (pTNM) ile netleşir. Evreleme sürecinde beyin BT, kemik sintigrafisi ve MR gibi ek görüntüleme yöntemlerinden faydalanılabilir.

Akciğer Kanseri Tedavi Yöntemleri

Tedavi kararı; kanserin tipine, evresine ve hastanın genel sağlık durumuna göre verilir. Küçük hücreli olmayan kanserlerde öncelikli seçenek genellikle cerrahidir. Küçük hücreli kanserlerde ise kemoterapi ön plandadır.

Cerrahi Müdahaleler

Operasyonun temel amacı, tümörün etrafındaki sağlıklı dokuyla birlikte tamamen çıkarılmasıdır (komplet rezeksiyon). Uygulanan cerrahi yöntemler şunlardır:

  • Lobektomi: Hastalıklı akciğer lobunun çıkarılması (en sık uygulanan yöntem).
  • Bilobektomi: Tümörün iki lob arasındaki sınırı aşması durumunda her iki lobun çıkarılması.
  • Pnömonektomi: Gereken durumlarda akciğerlerden birinin tamamen alınması.
  • Sleeve Rezeksiyon (Organ Koruyucu): Sağlıklı akciğer dokusunu korumak amacıyla bronş ve damarların yeniden birleştirilmesi.

Ameliyat sonrası kalan akciğer dokusu, genişleme özelliği sayesinde fonksiyonel kaybı belirli ölçüde kompanse edebilir. Tedavi süreci; cerrahiye ek olarak radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi (ilaç tedavisi) yöntemlerini de kapsayabilir.

Etiketler

Akciğer kanseri nedeniAkciğer kanseri oluşumuAkciğer kanseri cerrahisiKanser nedir

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Hasan Ersöz

Doç. Dr. Hasan Ersöz

1985 Diyarbakır doğumludur. 2008 yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. İlk görev yeri olarak Çanakkale Ezine Uluköy Sağlık Ocağı’nda pratisyen hekimlik yaptı. 2009 Ocak ile 2014 Mart arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Mart 2014’te İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzman hekim olarak göreve başladı. 2016 yılında 4 ay süreyle Manisa Devlet Hastanesi’nde görev yaptıktan sonra 08.08.2016’da İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı ve kurucu öğretim üyesi olarak görev aldı. 2020 yılında doçentliğini almıştır.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.