Akademik Erteleme Eğilimi ile Anne-Baba Tutumu ve Benlik Saygısı Arasında ki İlişkinin İncelenmesi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Akademik Erteleme Eğilimi ve Etki Eden Faktörler
Güncel bilimsel çalışmalar, üniversite öğrencileri arasında akademik erteleme eğiliminin giderek artış gösterdiğini kanıtlamaktadır. Bu çalışma, öğrencilerde gözlemlenen akademik erteleme davranışının; anne baba tutumu ve benlik saygısı ile olan ilişkisini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen anket verileri ve literatür taraması sonuçları, konunun çok boyutlu yapısını ortaya koymaktadır.
Anne Baba Tutumunun Akademik Erteleme Üzerindeki Etkisi
Literatürdeki genel kanı, ebeveyn tutumlarının bireyin kişilik gelişimi üzerinde belirleyici bir rol oynadığı yönündedir. Ancak bu araştırmada, anne baba tutum ölçeği kullanılarak yapılan analizler sonucunda, akademik erteleme davranışı ile ebeveyn tutumu arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır.
Geçmiş çalışmalarla kıyaslandığında, bazı araştırmalarla benzerlik görülse de bazılarıyla çelişen sonuçlara ulaşılmıştır. Bu durum, akademik erteleme olgusunun zamana, mekana veya kullanılan ölçek farklılıklarına göre değişkenlik gösterebileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle, konunun daha kapsamlı ve farklı değişkenlerle araştırılması gerektiği öngörülmektedir.
Benlik Saygısı ve Akademik Erteleme İlişkisi
Benlik saygısı, en yalın tanımıyla kişinin kendisine duyduğu saygıyı ifade eder. Kişinin öz saygısı ile eylemleri arasında bilimsel olarak anlamlı bir bağ olduğu bilinmektedir. Yapılan bu çalışmada, benlik saygısının akademik erteleme davranışını etkileyeceği öngörülse de veriler ışığında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
Literatürdeki benzer çalışmalar incelendiğinde, bu sonucu destekleyen verilerin mevcut olduğu görülmektedir. Akademik ertelemenin gelecekte toplumsal düzeyde daha kritik bir sorun haline gelmemesi adına, bu alanın daha detaylı ve kapsayıcı örneklemlerle aydınlatılması önerilmektedir.
Ölçek Sonuçları ve Sosyo-Demografik Bulgular
Araştırmada, öğrencilerin erteleme eğilimlerini ölçmek amacıyla 1982 yılında geliştirilen Aitken Akademik Erteleme Eğilimi Ölçeği kullanılmıştır. LAÜ bünyesindeki 1. ve 4. sınıf öğrencileri üzerinde yapılan incelemelerde şu bulgulara ulaşılmıştır:
- Sınıf Düzeyi: 1. ve 4. sınıf öğrencilerinin akademik erteleme eğilimleri arasında sosyo-demografik açıdan anlamlı bir fark bulunmamıştır.
- Cinsiyet Faktörü: Cinsiyet ile ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0,05). Bu durum, cinsel kimliğin akademik erteleme üzerinde belirleyici bir etken olmadığını göstermektedir.
- Benlik Saygısı: Rosenberg Benlik Saygı Ölçeği sonuçlarına göre, sınıf düzeyi ile öz saygı arasında anlamlı bir fark yoktur (p=,264).
İstatistiksel Veri Tablosu
| Değişkenler | İstatistiksel Değer (F) | Anlamlılık Düzeyi (p) | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Akademik Erteleme - Başarı Durumu | 2,944 | 0.054 | Anlamlı Fark Yok |
| Anne Baba Tutumu - Başarı Durumu | 1,968 | 0.141 | Anlamlı Fark Yok |
| Cinsiyet - Erteleme Eğilimi | - | 0.398 | Anlamlı Fark Yok |
Akademik Başarı ve Sosyal Desteğin Önemi
Araştırma sonuçları, akademik erteleme eğilimi ile başarı durumu arasında anlamlı bir fark olmadığını ortaya koymuştur. Bu bulgu, öğrencilerin sadece başarı odaklı değerlendirilmesinin doğru olmadığını göstermektedir. Ebeveynlerin çocuklarına yönelik olumsuz gelecek öngörülerinde bulunmak yerine, onlara sosyal destek sunmaları ve başarılarının artabileceğine dair güven vermeleri kritik önem taşımaktadır.
Elde edilen veriler, akademik yönden eğilimli öğrencilerin ebeveyn tutumlarından bağımsız hareket edebildiğini göstermektedir. Eğer bir erteleme davranışı mevcutsa, bunun temel nedeninin ebeveyn tutumundan ziyade farklı faktörlerden kaynaklandığı düşünülmektedir.
Sonuç ve Gelecek Çalışmalar İçin Öneriler
Genel bir değerlendirme yapıldığında, erteleme eğiliminin üniversite öğrencilerinde var olduğu ancak bu durumun akademik süreci her zaman radikal bir şekilde etkilemediği görülmektedir. Akademik erteleme nedenlerinin tam olarak saptanabilmesi için şu adımların atılması önerilir:
- Çalışmaların farklı örneklem grupları ve daha büyük katılımcı sayıları ile tekrarlanması.
- Akademik erteleme üzerinde etkili olabilecek farklı değişkenlerin (motivasyon, kaygı, çalışma ortamı vb.) araştırılması.
- Elde edilecek sonuçlara göre önleyici stratejilerin ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi.
Bu çalışma, akademik ertelemenin karmaşık yapısını anlamak adına önemli bir veri sunmakta ve gelecekteki araştırmalar için bir temel oluşturmaktadır.

