Doktorsitesi.com

Ailevi Akdeniz ateşi (FMF)

Prof. Dr. Aydın Ece
Prof. Dr. Aydın Ece
10 Nisan 2025247 görüntülenme
Randevu Al
Ailesel Akdeniz ateşi (FMF) genetik bir hastalık olup, tekrarlayan karın ağrısı ve ateş atakları ile seyreder. Kalıtsal bir hastalık olarak genellikle Akdeniz çevresi ırklarda (Türkler, Araplar, Ermeniler, Museviler, Yunanlılarda) görülür. Avrupa ve Japonya’da çok nadir olmakla birlikte, göçler nedeniyle dünyanın her tarafında rastlanabilir. Türkiye’de sıklığı 1000 de bir, taşıyıcılık oranının 5’te bir olduğu hesaplanmaktadır. Hastalık %80-90 oranında 20 yaşın altında ve çocukluk çağında belirti verir. Hastaların %75’inde belirtiler 10 yaşın altında görülür. Ailesel Akdeniz ateşi ömür boyu süren, kesin bir tedavisi bulunmayan ama atakları kolşisin tedavisiyle önlenebilen bir hastalıktır.
Ailevi Akdeniz ateşi (FMF)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) Belirtileri Nelerdir?

Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF), belirti ve bulguların ataklar halinde ortaya çıktığı kronik bir hastalıktır. Bu ataklar genellikle 1-3 gün içerisinde kendiliğinden düzelme eğilimi gösterse de, eklem tutulumu gibi durumlar haftalarca hatta aylarca sürebilmektedir. Hastalığın klinik tablosu kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

FMF hastalığının en sık karşılaşılan belirti ve bulguları şunlardır:

  • Ateş: Vücut ısısı 39 C’a kadar yükselebilir. Özellikle beş yaş altındaki çocuklarda, zaman zaman tekrarlayan ve kendiliğinden geçen ateş atakları hastalığın tek belirtisi olabilir.
  • Karın Ağrısı: Apandisit ile karıştırılabilecek kadar şiddetli olan bu ağrı, hastanın günlük aktivitelerini ve okul hayatını engelleyebilir.
  • Göğüs Ağrısı: Bazı vakalarda nefes almayı zorlaştıracak kadar şiddetli seyredebilir.
  • Eklem Sorunları: Genellikle diz, ayak bileği ve kalça eklemlerini etkileyen ağrılı ve şiş eklemler görülür. Tek eklem tutulumu yaygındır ve çocuklarda yürümeyi engelleyebilir. Şişlikler genellikle 5-14 günde geçer, nadiren kronikleşir.
  • Döküntü: Hastaların yaklaşık üçte birinde ayak bileği çevresinde kızarıklık şeklinde döküntüler gözlemlenir.
  • Kas Ağrıları: Özellikle fiziksel egzersiz sonrasında bacaklarda yoğunlaşan ağrılar oluşabilir.

Atak Dönemi Laboratuvar Bulguları

FMF hastaları ataklar arasındaki dönemde genellikle tamamen normaldir. Şikayetsiz geçen bu ara dönemler birkaç gün kadar kısa veya birkaç yıl kadar uzun olabilir. Ancak atak sırasında yapılan laboratuvar incelemelerinde şu değerlerde yükselme görülür:

ParametreAtak Sırasındaki Durumu
Kan Lökosit SayısıArtış Gösterir
C-reaktif protein (CRP)Yükselir
Eritrosit Çökme Hızı (Sedimantasyon)Yükselir
Kan Fibrinojen DüzeyiYüksek Bulunur
Serum Amiloid A DüzeyiYüksek Bulunur

FMF Hastalığının Nedeni ve Genetik Faktörler

Hastalığın temel nedeni, anne ve babadan çocuğa aktarılan MEFV geni mutasyonudur. Nadir durumlarda bu mutasyon kalıtımsal olmayıp çocukta ilk kez (denovo) ortaya çıkabilir. Bu genetik değişim, vücuttaki iltihabi reaksiyonların baskılanma mekanizmasını zayıflatır.

Mutasyonun türü hastalığın şiddetini doğrudan etkiler. Örneğin, M694V mutasyonu taşıyan bireylerde hastalık daha ağır bir tablo ile seyrederken, E148Q mutasyonu daha hafif semptomlara yol açmaktadır.

FMF Tanısı Nasıl Konur?

FMF tanısı esas olarak klinik bulgulara dayanılarak konulmaktadır. Gen analizi ise tanıyı destekleyen ve doğrulayan bir test niteliğindedir. Önemli bir nokta olarak, FMF hastası olan bireylerin %20-30'unda gen analiz sonuçları normal çıkabilmektedir.

Tanı sürecinde izlenen stratejik adımlar şunlardır:

  1. Klinik belirtilerin ve aile öyküsünün değerlendirilmesi.
  2. Şüpheli vakalarda 3-6 ay süreli deneme kolşisin tedavisi uygulanması.
  3. Bu süreçte atakların zayıflaması veya kaybolmasının FMF lehine kabul edilmesi.
  4. Tanı kesinleştiğinde, atakları ve amiloidoz komplikasyonunu önlemek için ömür boyu kolşisin kullanımı.

Hastalığın Seyri ve Komplikasyonlar

Çocuk büyüdükçe FMF atakları genellikle hafifleme eğilimi gösterir. Bazı hastalar atak aralarında tamamen sağlıklıyken, bazılarında tam düzelme olmaz ve bu durum büyüme-gelişme geriliğine yol açabilir. Tanı konulmamış şiddetli karın ağrısı vakalarında, hastalar gereksiz yere apandisit ameliyatı edilebilmektedir.

Amiloidoz Riski ve Organ Tutulumu

Hastalığın en ciddi komplikasyonu, birçok organda birikebilen amiloidozdur. Amiloid maddesi bağırsak, beyin, karaciğer ve tiroid gibi organlarda birikebilir. Ancak en kritik tutulum böbreklerde gerçekleşir. Böbrek tutulumu; idrarda protein kaybı, nefrotik sendrom ve nihayetinde böbrek yetmezliği ile sonuçlanarak yüksek ölüm riski taşır.

Kısırlık ve Yanlış Bilinenler

Tedavi edilmeyen FMF, kadınlarda kısırlığa yol açabilmektedir. Toplumda yaygın olan "kolşisin kullanımının kısırlık yaptığı" inanışı tamamen yanlıştır. Aksine, kolşisin kullanmayan FMF hastası kadınlarda hastalığın kendisine bağlı olarak kısırlık gelişme riski bulunmaktadır.

Etiketler

Çocuklarda ateşAkdeniz ateşiAilevi akdeniz ateşÇocuk romatologuRomatolojik hastalık

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Aydın Ece

Prof. Dr. Aydın Ece

Prof. Dr. Aydın Ece, 1962 yılında Kars ’da doğdu. Lisans öncesi eğitimini Sarıkamış Lisesi'nde tamamladı. 1978 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde başlamış olduğu tıp eğitimini 1984 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı aldı.  1984-1987 yılları arasında Artvin – Hopa – Kemalpaşa’da Mecburi hizmetini tamamladı. 1987 yılında Ankara Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ihtisas eğitimine başladı ve 1991 yılında eğitimini tamamlayarak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı oldu. 1991-1992 yılları arasında Kayseri Asker Hastanesi’nde askerlik görevini yaptı. K.Maraş Devlet Hastanesi ve Samsun-Bafra Devlet Hastanesinde 1992-1994 yılları arasında uzman hekim olarak çalıştı. Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda, 1994 yılında Yardımcı Doçent oldu.  1998 yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda yardımcı doçent oldu. 2000 yılında Doçent, 2006 yılında profesör oldu. Evli ve 3 çocuk babası olan Prof. Dr. Aydın Ece,  Ankara-Çankaya'da bulunan özel 100. Yıl Hastanesi’nde mesleki çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.