Doktorsitesi.com

Aile İçi İletişim ve Psikoloji

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın
Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın
7 Nisan 2016191 görüntülenme
Randevu Al
  • Aile, bireylerin temel ihtiyaçlarının karşılandığı ve topluma uyumun sağlandığı en önemli kurum olup sağlıklı çocuk gelişimi için ebeveynlerle etkili iletişim kurulması kritiktir.
  • Sağlıklı bir aile yapısında yargılama yerine aktif dinleme, empati ve açık iletişim modelleri benimsenerek çocukların özerk bir kişilik geliştirmesi desteklenmelidir.
  • Ebeveynlerin ben iletilerini kullanması ve çocuklarını etkin bir şekilde dinlemesi, aile içi bağları güçlendirirken çocukların özgüvenini ve sorun çözme becerilerini artırır.
Aile İçi İletişim ve Psikoloji
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aile Kavramı ve İletişimin Temel Rolü

Aile; kan bağlılığı, evlilik veya diğer yasal yollarla aralarında akrabalık ilişkisi bulunan ve çoğunlukla aynı evde yaşayan bireylerden oluşan temel bir birimdir. Bu yapı, bireylerin cinsel, psikolojik, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılandığı, topluma uyum ve katılımların düzenlendiği en önemli kurumdur. Çocukların sağlıklı bir gelişim gösterebilmeleri için ebeveynler ile çocuklar arasında etkili bir iletişim kurulması kritik bir öneme sahiptir.

Aile İçi Etkili İletişimin Avantajları

Etkili iletişim, aile üyelerinin karşılıklı olarak birbirlerinin düşüncelerini ve duygularını anlamalarını sağlar. Bu süreç, aile içinde iş birliği, yardımlaşma ve paylaşma davranışlarının gelişmesine zemin hazırlar. Uygun bir iletişim ortamında yetişen çocuklar, özerk ve bağımsız kişilik geliştirerek düşüncelerini açıklama özgürlüğü kazanırlar.

İletişim engellerinin bulunduğu bir aile ortamında ise çocukların gelişimi kısıtlanır. Bu tür ortamlarda büyüyen bireyler, duygularını ifade edemeyen, bağımlı kişilik yapısına sahip ve ileride uyum güçlükleri yaşaması muhtemel kişiler haline gelebilirler. Genel bir tanımla iletişim; duygu, düşünce ve bilgilerin her türlü yolla başkalarına aktarılması sürecidir.

Sağlıklı ve Sağlıksız Aile İletişim Kalıpları

Humpreys (1998) tarafından belirtilen, aile yapısındaki iletişim kalıpları arasındaki farklar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Sağlıksız Aile İletişim KalıplarıSağlıklı Aile İletişim Kalıpları
Yargılama ve DenetlemeAktif Dinleme ve Yargılamama
Nötralize Etme ve Üstünlük TaslamaEmpati ve Özgür Bırakma
Katılık ve Zıtlık İçeren MesajlarAçık Olma ve Tutarlılık
Çifte Mesaj ve KişiselleştirmeHazır Olma
Fazla Kabullenme veya Fazla Eleştirme-
Günah Keçisi Yapma-

Aile İletişiminde "Biz" ve "Ben" İletileri

Çocuklarla açık ve etkili bir iletişim kurmak, ebeveynlerin en önemli becerilerinden biridir. Bu süreçte kullanılan ileti türleri, aile sistemini farklı şekillerde etkiler:

1. Biz İletileri

Biz iletileri, grubun problemini ve ortak düşüncelerini açıklayan cümlelerdir. Bu yaklaşım, problemin gruba ait olduğunu vurgulayarak duygusal ayrılığı azaltır ve sorumluluğun eşit paylaşılmasını sağlar. Aile içindeki birlikteliği güçlendirerek savunma mekanizmalarını minimize eder.

2. Ben İletileri

Ben iletileri, kişilerarası iletişimde bir problemi açmanın en etkili yoludur. Bireyler için daha kabul edici ve sıcak bir yaklaşım sunar. Temel amacı, çocuğu etkileyerek davranışlarını değiştirmesini sağlamak ve ona örnek teşkil etmektir.

Çocukların Temel Gereksinimleri ve Dinleme Yöntemleri

Çocukların sağlıklı gelişimi için karşılanması gereken temel ihtiyaçlar şunlardır:

  • Kayıtsız şartsız sevilmek ve dokunulmak
  • Güven duyulmak ve sosyalleşme
  • Uyarılma ve kendini değerli görme

Bu ihtiyaçların karşılanmasında dinleme yöntemleri iki ana başlıkta incelenir:

Edilgin (Pasif) Dinleme

Edilgin dinleme, onay tepkileri yoluyla (evet, hı hı, anlıyorum gibi) kendi görüşlerimizi açıklamadan karşı tarafı kabul etmektir. Bu yöntem, çocuğa duygularının anlaşıldığı ve sorunundan kendisinin sorumlu olduğu mesajını verir. Derinlerde yatan sorunların ortaya çıkmasına yardımcı olur.

Aktif Dinleme

Aktif dinleme, konuşan bireyin sözlerini açarak tekrar etme yöntemidir. Bu diyalog, çocuğun iletişime hazır olduğu 2 yaşından itibaren büyük önem taşır. Aktif dinleme, çocukla yetişkin arasında sıcak bir bağ kurarak sorunların çözümünü kolaylaştırır.

İletişim Modelleri: Hatalı vs. Aktif Dinleme Örneği

Hatalı İletişim Örneği:

  • Çocuk: Ahmet bugün benimle hiç oynamadı.
  • Anne: Arkadaşlarınla iyi geçinmen gerektiğini öğrenmelisin.
  • Çocuk: Onunla oynamak istemiyorum! O aptalla iyi geçinmek de istemiyorum.
  • Anne: Bir daha böyle konuşursan pişman olursun.

Aktif Dinleme Örneği:

  • Çocuk: Ahmet bugün benimle hiç oynamadı.
  • Anne: Ahmet’e kırılmış görünüyorsun.
  • Çocuk: Evet ama onunla arkadaşlık etmezsem oyun oynayacak başka arkadaş bulamam.
  • Anne: Yalnız kalmaktan çekiniyorsun.
  • Çocuk: Belki ara sıra onun dediklerini uygularsam daha az kavga ederiz, ne dersin?

İyi Bir Dinleyici Olmanın Koşulları ve Fiziksel Duruş

Etkili bir dinleme süreci için ebeveynlerin şu davranışları geliştirmesi gerekir:

  1. Zaman Ayırma: Çocuğu dinlemek için özel vakit yaratılmalıdır.
  2. Kabul ve Güven: Çocuğun duyguları kabul edilmeli ve sorunlarını çözebileceğine güvenilmelidir.
  3. Empati: Yetişkin, kendi duygularını bir kenara bırakarak çocuğun dünyasına girebilmelidir.

Dinleme Esnasında Fiziksel Duruş Nasıl Olmalıdır?

  • Göz teması kurulmalı ve gülümseyen, yumuşak bir ifade takınılmalıdır.
  • Kollar kavuşturulmamalı, gövde konuşan kişiye dönük olmalıdır.
  • Geriye yaslanmak yerine ilgili bir duruş sergilenmelidir.
  • Söylenenler bilinse dahi kesmeden dinlenmelidir.

Sonuç olarak; ebeveynler çocuklarını dinlediklerini düşünseler de farkında olmadan yaptıkları yargılama ve ikazlar birer iletişim engelidir. Bu engeller çocuğun içine kapanmasına neden olur. Oysa doğru dinleme teknikleri, çocuğun konuşma yeteneğini, özgüvenini ve aile içi yakınlığı artırır.

Etiketler

Çocuklarımızın en temel gereksinimleriİyi bir dinleyici olmanın koşullarıDinlemeye başlamadan önce duruşumuz nasıl olmalıdır?

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın

1968 yılının baharında köy evinde  dünyaya geldim. İlk ve ortaokulu Tutak Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda okudum. 8 yıllık eğitimimden sonra okul birincisi olarak girdiğim Devlet Parasız Yatılı okul sınavları sonucunda Diyarbakır Çevre Sağlığı Meslek Lisesini kazandım.1987 yılında mezuniyetimin ardından Ağrı İl Sağlık Müdürlüğünde Çevre Sağlık Teknisyeni olarak devlet memurluğu görevime başladım.1988 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler (Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ) bölümünü kazanarak 1992 yılında mezun oldum. Aynı süreçte Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Tuzluçayır Sağlık Ocağı’nda da devlet memurluğu görevimi sürdürdüm.
1994 yılında ikinci defa girdiğim üniversite sınavı sonucunda Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümünü kazandım. Eğitim sürecimde Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık  memurluğu görevimi sürdürdüm.
2003 yılında Ankara Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne psikolog olarak atandım ve 17 yıl aynı hastanede olmak üzere toplamda 32 yıl devlette görev yaptıktan sonra emekliye ayrıldım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.