Doktorsitesi.com

AFFETMEK YA DA AFFETMEMEK...

Psk. Hatice Zengel
Psk. Hatice Zengel
24 Haziran 202299 görüntülenme
Randevu Al
Affetmek, şimdi ya da geçmişte yaşadıklarımızı, kendimizi, olayları, başka insanları affetmek ve artık sırtımızda bir yük, kambur olarak taşımamak çok önemlidir.
AFFETMEK YA DA   AFFETMEMEK...
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Affetmenin Önemi ve Ruhsal Sağlık Üzerindeki Etkileri

Affetmek; geçmişte veya günümüzde yaşanan olayları, bireyin kendisini ve diğer insanları duygusal bir yük olmaktan çıkarma sürecidir. Hayatın akışı içerisinde karşılaşılan zorlukları birer kambur gibi taşımamak, bireysel huzur için kritik bir öneme sahiptir. Bu süreç, sadece başkalarını değil, aynı zamanda kişinin kendi iç dünyasını da özgürleştirmesini sağlar.

Kin, nefret, kıskançlık, üzüntü ve öfke gibi tüm olumsuz duygular ile dışlanmışlık hissi veya intikam planları gibi yıkıcı düşünceler bireyi zihinsel olarak yıpratır. Bu tür duygusal yükler, kişinin yoğun stres altına girmesine ve nihayetinde fiziksel sağlığını kaybetmesine neden olabilir. Dolayısıyla, affetme eylemi bir tercihten ziyade, sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için gerekliliktir.

Hayatın İçinden Affetme Zorlukları ve Gerçek Kesitler

Toplumun farklı kesimlerinden gelen ve genellikle devlet hastanelerinin psikolojik destek birimlerinde (sarı odalar) dile getirilen şu örnekler, affetmenin neden zorlayıcı olabildiğini açıkça göstermektedir:

  • Ailevi Travmalar: "Babamı asla affetmeyeceğim! Çocukken ailemize kötü davrandı; bugün yaşadığımız tüm olumsuzlukların sorumlusu odur."
  • Geçmiş Pişmanlıklar: "Şimdiki aklım olsaydı okurdum, ancak bu saatten sonra pişmanlık duymak fayda etmiyor."
  • Güven Suistimali ve Maddi Kayıplar: "En yakın dostuma tüm yetkilerimi verdim, o ise her şeyimi alıp yurt dışına kaçtı. Yasal olarak hakkımı arayamıyorum, bu ağır yükle nasıl yaşayacağımı bilmiyorum."

Affetme Sürecinde Uygulanabilecek Stratejik Adımlar

"Affetmek kolay mı, ya çekilen acılar ne olacak?" sorusu, bu süreçteki en büyük engeldir. Ancak bir sorunla karşılaşıldığında, duygusal döngüden çıkmak için belirli bir metodoloji izlenmelidir. Aşağıdaki tabloda, bu süreçte değerlendirilebilecek yaklaşımlar özetlenmiştir:

YöntemUygulama Biçimi
Çözüm OdaklılıkSoruna çözüm bulunup bulunamayacağı analiz edilmelidir.
Danışmanlık Almak"Akıl akıldan üstündür" ilkesiyle uzmanlara veya güvenilir kişilere danışılmalıdır.
Objektif DeğerlendirmeOlaylara tarafsız bir gözle bakmaya çalışılmalıdır.
Empati KurmaKarşı tarafın geçmişini ve motivasyonlarını anlamaya çalışmak (Örn: Babasının da kötü muamele görmüş olması).

Geleceği İnşa Etmek ve Düşünce Tarzını Değiştirmek

Geçmişteki kayıpları ve giden zamanı geri getirmek mümkün değildir. Bu noktada yapılması gereken, yaşananlardan dersler çıkarmak, gelecek için yeni hayaller kurmak ve bu planlar doğrultusunda çaba göstermektir. Yaşadığımız tüm tecrübelerin toplamı bizi biz yapan değerlerdir. Belki de değer görmediğimizde değer vermeyi, haksızlığa uğradığımızda ise hak yememeyi bu şekilde öğreniriz.

Sonuç olarak, karşılaşılan her ne olursa olsun, üstesinden gelmek için aktif bir çaba sarf edilmelidir. Olumsuz duyguların yıkıcı etkilerinden korunmak adına düşünce tarzını değiştirmek ve affetmeyi bu değişimin bir parçası haline getirmek gerekir. Kendi iç dünyanızla imzalayacağınız bir barış anlaşması, daha sağlıklı bir geleceğin kapılarını aralayacaktır.

Etiketler

EmpatiNefretAffetmek

Yazar Hakkında

Psk. Hatice Zengel

Psk. Hatice Zengel

1975 Adana doğumluyum. Liseyi Adana Kız Lisesi'nde okudum. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü bitirdim. Yaklaşık üç yıl özel eğitim merkezlerinde çalıştıktan sonra 2002 yılı Ekim ayında  Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne atandım. Dört yıl Üniversitenin Zihin Engelli Çocuklar Merkezi'nde çalıştıktan sonra Sağlık Bakanlığı kurumlar arası geçiş sınavıyla atandığım Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesi'nde dört yıl, iller arası geçiş kurasıyla atandığım Osmaniye Devlet Hastanesi'nde bir buçuk yıl çalıştım. Şubat 2012 tarihinde atandığım Dr Ekrem Tok Adana Ruh Sağlığı Hastanesi'nde yaklaşık 10 yıl çalıştıktan sonra devlet memuriyetinden ayrılıp kendi ofisimde çalışmaya karar verdim. 2022 Ocak ayı itibariyle kendi ofisimde danışanlarımı almaya başladım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.