Adetin düzensizlikleri hanımların çok sık başvuru yaptıkları bir sağlık sorunudur. Rahim iç duvarı tabakası olan endometrium her ay kalınlaşır ve adet kanaması ile birlikte dökülerek atılır. Menapoz sonrası bu kalınlaşma ve kanama ile atılma döngüsü durur. Her ay düzenli aralıklarla meydana gelen bu adet döngüsü sınırlı miktarda kanamaya neden olur.

İki adet kanaması arasındaki zaman dilimi yaklaşık 21 ile 35 gün olup, kanama genellikle 2 ile 8 gün arasında sürer. Kanama miktarı da çoğu zaman 80 ml’yi geçmez. 21 günden daha kısa veya 35 günden daha uzun aralıklarla adet olunması, kanama süresinin 8 günden uzun olması veya miktarının çok fazla veya az olduğu durumlar adet düzensizliği olarak tanımlanır. Kanama miktarının algılanması da subjektif olup, kişiden kişiye değişiklik gösterir ancak kabaca bir günde 4 dolu petten fazla veya çocuk bezi kullanılıyor olması kanama miktarının fazla olduğunu gösterir.

Düzensizlikler süre ve miktarlarındaki değişikliklere göre isimlendirilirler:

Amenore: en az 2 yada 3 ay süre ile adet görememektir.

Oligomenore: 35 günden daha seyrek olarak adet görmektir.

Polimenore: 21 günden daha sık aralıklarla adet görmektir.

Menoraji: Fazla miktarda (80 ml üzerinde) veya uzun süren adet kanamalardır.

Metroraji: Adet aralarında kanamalar yaşanmasıdır.

İlişki sonrası kanama: Cinsel ilişki sonra 24 saat içinde meydana gelen kanamalardır. Daha çok rahim ağzındaki yara yada enfeksiyonları akla getirir.

NEDENLER

Yaş gruplarına göre:

Genç kızlar

Genç kızlar adet görmeye başladıktan sonraki 2 yıl içerisinde hormonların düzensiz çalışmasına ve hormonal bozukluğa bağlı olarak düzensiz kanama yaşayabilirler. Adetler genelde düzenli yumurtlamalar olamadığı için, düzensiz olabilir, kansızlık yaratacak kanamalar yok ise 16 yaşa kadar hormon ilacı vermemek doğrudur. Beyinde yer alan hipatalamohipofizer aks olgunlaştıkça, adetler kendiliğinden düzene girecektir. Adet düzensizliğinin devam ettiği veya genç kızda kansızlık yaratacak miktarda kanamalar olduğu durumlarda düşük dozlu doğum kontrol hapları kullanılmalıdır. Yine genç kızlarda kanama düzensizliklerine pıhtılaşma sorunlarının da yol açabileceği unutulmamalı ve testler bakılmalıdır.

Üreme çağındaki kadınlar

Anovulatuar kanamalar : Üreme çağındaki kadınlarda adet düzensizliklerinin %90’ı anormal uterin kanama denilen, myom veya polip gibi bir sebebi olmayan kanamalardır. Çoğunlukla anovulatuar sikluslara (her ay yumurtalıklarda düzenli yumurtlamanın olmaması ) bağlıdır.

Bunlarda en sık neden ise polikistik over sendromudur. Kadınlar, gecikmeli olarak adet görme (oligomenore) veya hiç adet görmeme şikayeti ile doktora başvururlar. Bu hastalar genellikle kilolu olup vücutta androjen (erkeklik hormonları) düzeylerinin yüksek olduğu ve glukoz intoleransı (şeker hastalığı geliştirmeye yatkınlık) olduğu gözlenir. Kilo kaybı, egzersiz yaşam tarzı değişiklikleri ile adetler düzene girebilir. Başarı sağlanamayan hastalarda doğum kontrol hapları yada diğer hormon ilaçları fayda sağlar.

Endokrin sorunlar: Endokrin organların işlev bozuklukları da kendilerini adet düzensizlikleri ile gösterebilir. Hipotiroidi (guatr), Hipertiroidi, hiperprolaktinemi (süt hormonunun fazla salgılanması), böbrek üstü bezlerinin düzensiz çalışması, hormon salgılayan yumurtalık tümörleri bunlara örnektir. Ayrıca yoğun stres, ani kilo alıp verme, aşırı egzersiz de adetlerde düzensizliğe neden olur.

Organik sorunlar : Tüm bu sebepler yanında kadın genital sisteminin anatomik patolojileri, enfeksiyon ve tümörleri de ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Kadın genital sisteminin en sık görülen tümörleri olan myomlar özellikle submuköz yerleşimli (rahim iç duvarının hemen altında) olduklarında, yada intramural (rahim duvarı içinde) yerleşimli olup rahim iç duvarına bası yapıp şeklini bozduklarında adet kanaması miktarını artırırlar.

Rahim iç tabakasının aşırı büyümesinden kaynaklı endometrial polipler, endometrial kalınlaşma, nadir de olsa endometrium kanseri, ve yumurtalık kistleri (hormon üretimine bağlı olarak) diğer nedenler arasında sıralanabilir. Ayrıca kullanılan hormon ilaçları doğum kontrol hapları, sadece progesteron hormonu içeren doğum kontrol hapları ve iğneleri (Depo Provera), yine doğum kontrol amacı ile taktırılan RIA (rahim içi araç; spiral) ara kanamalar yada kanama miktarının artışına neden olabilirler. Rahim ağzı enfeksiyonları (servisit), rahim ağzı kanserleri (serviks kanseri) ve servikal polipler özellikle ilişki sonrası kanama ile kendisini gösterebilir. Sık görülen ve vajinal akıntı ile kendini gösteren vajinal enfeksiyonlar da vajende yarattıkları hassasiyete bağlı lekelenme tarzında kanama yapabilirler.

Asherman sendromu: sık kürtaj geçirenlerde veya doğum sonu kanama sebepli veya ölü bebek sebepli zorlu küretajlar sonrası rahim içi yapışıklıklara bağlı adetten kesilme ile karakterize durumlar ortaya çıkabilir.

Post menapozal kadınlar

Menapoz sonrası dönem (adet kanamaları kesildikten sonra) olan postmenapozal dönem kadın genital sistemine bağlı kanamaların ön plana çıktığı dönem olduğundan son derece dikkatli olunması gerekir. Kadınların büyük çoğunluğunda meydana gelen kanamanın en sık nedeni östrojen hormon üretimindeki azalmaya bağlı atrofi (rahim iç tabakasının incelmesi) kanamalarıdır. Menapoz sonrası şikayetleri için hormon replasman tedavisi kullanan hastalarda dışarıdan verilen hormonlar kanamaya neden olabilirler. Rahim iç duvarında menapoz sonrası meydana gelen kalınlaşmalar endometrial hiperplazi veya endometrium kanseri riskini taşıdıklarından post menopozal dönemde kanamalarda mutlaka rahim iç duvarı endometriumdan biyopsi alınması gereklidir.

Düzensiz kanamalarda hangi tetkikler yapılır?

Adet düzensizliği ile kliniğe başvuran hastalarda öncelikle detaylı bir öykü ve fizik muayene yapılır. Detaylı hormon tahlilleri, ultrasonografi ve servikal smear her hastaya yapılan temel tetkiklerdir. Adolesan hastalarda kanama bozukluklarının belirlenmesi için kanama profili ve daha spesifik testler çalışmaya dahil edilir.

Ultrasonografi aracılığı ile endometrium ve overlerde kist olup olmadığı, varsa myomların büyüklükleri, endometrium ile ilişkileri; servikal smear ile enfeksiyon veya kanser taranabilirken, hormon tahlilleri kanamanın hormonal nedeni ile ilgili detaylı bilgi sağlar. Ultrasonografide rahim duvarında kalınlaşma veya düzensizlik tespit edildiği taktirde rahim içine steril bir sıvı verilerek yapılan ultrason ya da histeroskopi denilen ışıklı bir cihazla rahim iç duvarının detaylı görüntülemesi ve nedenin tespit edilmesi (polip yada endometrial hiperplazi) sağlanmalıdır. Histeroskopi, işlem anında lezyonun direkt olarak görülebilmesi ve neden tespit edildiğinde tedavinin anında yapılabilmesi (örneğin endometrial polip izlendiğinde işlem sırasında polip hemen alınabilir) gibi avantajlara sahip bir işlemdir. Özellikle 35 yaş üzeri ve postmenapoz hastalarda düzensiz vajinal kanamalarda rahim iç duvarından örnekleme yapılıp patolojik incelemeye gönderilmelidir.


Bursa Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!