Kuralların önemine geçmeden önce, çocuklarımızın tüm yaşam alanlarında sınırlarının olması gerektiğini belirmeliyiz. Sınırlar çocuklarımızın alanını belirler ve bu alanda kendilerini güvende hissederek hareket etmelerini sağlar. Sağlıklı, kendine güvenen, ileriki yaşlarda kendi ayaklarının üzerlerinde durabilen bireyler olmaları için sınırlar büyük önem taşımaktadır.

Çocuklarımıza elbette güvenmeli ve destekleyici olmalıyız, fakat bu durum ancak doğru sınırlar ve belirli kurallar çerçevesinde yetişmiş çocuklar için geçerlidir. Örneğin küçük bir çocuk ne zaman yatacağına dair kararı nasıl vermelidir ve ne kadar uykuya ihtiyacı olduğunu nerden bilebilir? Veya günlük televizyon izleme limitini nasıl kendi koyabilir? Kaç saat televizyon izlemenin doğru veya yanlış olduğunu ve kendisine zarar verip vermeyeceğini bilebilir mi? Tabi ki hayır!
Kurallar hayatımıza doğru yön vermemizin yanı sıra, günlük hayatımızı da olumlu etkiler ve kendimizi daha güvende hissetmemizi sağlar. Bu durumda çocuklarımızın hatta ergenlerimizin bile zaman zaman kurallara ihtiyaçları vardır.

Peki, kim koymalıdır bu sınırları?
Annenin ve babanın çocuklarına olan karşılıksız sevgileri elbette tartışılamaz. Her anne-baba çocuğunu sakınır ve onları iyi bir geleceğe hazırlamak için, ellerinden geleni yaparlar. Çocuk eğitiminde sevgi, şefkat ve hoşgörünün yanı sıra, özellikle güven duygusunun pekişmesi için, kurallara ihtiyaç vardır. Bu kurallar çocuklarımızın ileriki hayatlarında daha doğru ve güvenilir adımlar atmaları için önem taşımaktadır. Çocuk evde belirli kurallara uymayı öğrendiği takdirde hem okula hem de sosyal hayata adapte olmakta zorluk çekmeyecektir. Kurallar onun hayatının bir parçası haline gelir ve çocuk yaptığı işlerin aile ve toplum tarafından onaylanması durumunda, kendine güvenerek, kendinden emin ve özgüveni yüksek bir birey olarak yetişir.

Kurallar ve sınırlar ceza değildir!
Ebeveynler kuralcılığı bir ceza olarak görmemelidirler. Çünkü fiziksel ve sözel cezaların çocuklar üzerinde olumsuz etkileri vardır. Şiddete maruz kalmış bir çocuk özgüven eksikliği başta olmak üzere, zamanla birçok kişilik ve duygudurum bozuklukları yaşayacaktır. Ayrıca çocuklar sık sık şiddet gördüğünde ve yaşadığında, güç kullanarak her şeyi elde edebileceği düşüncesine sahip olacak ve bunun ilerde aynısını geçerli bir davranış olduğu inancı ile kendisi de uygulayacaktır.

Bu durumda biz ailelere ne düşüyor?
- Etik ve mantıklı kurallar koyun
- Kuralların basit ve anlaşılır olmasına önem verin
- Kurallar önemlidir, fakat esneklikleriniz de olsun (bir hafta sonu geç yatma gibi)
- Koyduğunuz kuralların açıklamalarını getirin, önemini, sağlıklı olup olmadığını, başkalarının haklarını gözetip gözetmediğini tekrar vurgulayın
- Kuralları çocuğunuzla birlikte belirleyin (uyku saati, yeme saati, ödev saati, oyun saati vs. gibi)
- Buna benzer kuralların ailedeki her birey için geçerli olduğunu söyleyin
- Sizin tutumunuz daha önemli, iyi örnek olun! Çocuğunuz sizi örnek alacaktır
- Bazı zamanlar uyumsuzluklar olacaktır, bunları sakin bir şekilde birlikte çözün
- Eleştirmeyin ve cezalandırmayın
- Çocuklarınızı övün ve takdir etmeyi ihmal etmeyin
- Yanlış olan hareketleri o an masaya yatırın, biriktirmeyin, hem çocuğunuza o yanlışı görme fırsatı vermiş olursunuz
- Her fırsatta ona olan sevginizi dile getirin
- Yanlış davranışlarda, davranışı sevmediğinizi vurgulamayı da ihmal etmeyin

Asla yapılmaması gerekenler nelerdir?
1. Uzun uzun nasihat vermeyin, kısa ve öz olun!
2. Sakin olun, asla sesinizi yükseltmeyin!
3. Güç kavgasına girmeyin!
4. ‘HAYIR’ ı sadece gerçekten ihtiyacınız olduğunda kullanın!
5. Kurallara uyulmadığı takdirde ne olacağını önceden konuşun ve istikrarlı bir şekilde devam ettirin!


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!