Ebeveynin temel görevlerinden biri de çocuğuna iyiyi ve kötüyü ayırmayı ve çocuğunun iyi olanı tercih etmesini öğretmektir. Bunu gerçekleştirmek için de çoğu kez çocuğuna sınır koymaya çalışır ve çocuğuyla sık sık çatışma içine girmek durumunda kalır. Bu haftaki yazımızda bahsetmiş olduğum çatışmaları azaltmak ve sağlıklı - sağlıksız sınırları ayırabilmek adına sizlerin uygulayabileceği bir kaç ipucundan bahsedeceğim.

Olumlu davranışın ödüllendirilmesi çocukta o davranışın tekrar gerçekleşmesi olasılığını artırır. Çocuğunuzun hoşlandığı şeyleri keşfedin. Ödüllendirirken maddi ödüller vermek yerine; aktivite (yemekten sonra parka, alışveriş merkezine gitmek) ve övgüyü tercih etmeye çalışın. Unutmayın ödül bildiğinizin aksine çocuğunuzu şımartmaz; onu onure eder ve özgüvenini geliştirir.

Çocuğunuz kışın ortasında tişört giymek istediğinde onu seçtiğiniz bir kazağı giymeye zorlamak yerine seçenek sunun. Örneğin; “Bugün ne giymek istersin?” sorusu yerine “Hangi kazağını giymek istersin?” deyin. Bu hem onun bir kazak giymek durumunda olduğunu belirtir, hem de ona bir seçim şansı sunarak inatlaşmaları azaltır.

Çocuğunuza kural koyarken gerçekten bu kurala çocuğunuzun ihtiyacı olup olmadığını düşünün. Örneğin; evdeki bir biblo ile oynaması gerçekten bu kadar azarı hakediyor mu?

Çocuğunuza çok fazla kural koymayın. Fazla kural hem sizin, hem de çocuğunuzun aklını karıştıracaktır. Genel itibarı ile koyulması gereken kurallar, temizlik, uyku saati, yemek saati ve çevreye zarar vermemek gibi birkaç tane olmalıdır.

Fiziksel ceza vermek çocuğunuzu hiçbir zaman olumlu davranışlara itmez. İlk başta işe yarıyormuş gibi görünse de daha sonra çocuğunuz dayak arsızına dönüşerek bu duruma fazla aldırış etmeyecektir. Üstelik dayak yiyen çocuk öfke sebebiyle aileyle daha fazla inatlaşacaktır. Olumsuz davranışı dayak yememek için değil, gerçekten neden yapmaması gerektiğini ebeveyn açıklamalıdır.

Artık gerçekten başedemiyorsanız ve ceza vermek durumunda kaldıysanız bu bir mahrumiyet cezası olmalıdır. Örneğin; “yemeğini yemeyeceksen, dondurma da yiyemezsin” gibi.

Etkili bir yöntem olarak bazen olumsuz davranışları umursamıyormuş gibi davranabilirsiniz. Örneğin; salonun ortasında bağırarak şarkı söyleyen çocuğunuz uyarılara aldırış etmiyorsa; bilin ki; bunu sizin üzerinde güç oluşturmak için inadına yapıyordur. Siz umursamadığınızda; çocuk için bu davranışın cazibesi kalmayacak ve bunu fazla sürdürmeyecektir. Bu yöntem için biraz sabırlı olmanız yeterli.

Bir şeye “hayır” derken mutlaka o “hayır” olarak kalmalı. Eğer çocuk ağlama ve sızlanmayla hayırı “evet” e dönüştürebildiğini görürse bu sızlanmalar ve inatlaşmalar sürekli olarak devam edecektir. Kimi zaman ağlamalarına ve ısrarlarına kulak tıkamanız ve sabırlı olmanız gerekli. Bu yöntemi en az bir ay kadar hiç fire vermeden uygulamak durumundasınız. İşe yaramıyor diye hemen vazgeçmeyin.


İstanbul Çocuk - Ergen Psikolojisi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!