Sevgili günlük;

Bazen kafam çok karışıyor, o kadar korkuyor ve endişeleniyorum ki anlatamam. Bu yaşadığımız dünya pek çok bilinmezle dolu, bazen kendimi çaresiz hissediyorum. Karşılaştığım durumlarda nasıl davranacağımı şaşırıyorum. Kendimi değersiz önemsiz hissettiğim zamanlar oluyor. Herkes başarıyor bir tek ben yapamıyormuşum ve bu benim suçummuş gibi düşünüyor, daha da kaygılanıyorum. Bu durumu çevreme ( özellikle anne ve babama, arkadaşlarıma ) hissettirmemek için aslında öyle değilmiş ve çok iyiymişim gibi davransam da aslında kendimi berbat hissediyorum.

İşte böyle zamanlarda annem ve babam bana söz hakkı verdiğinde, beni ve duygularımı anlamaya çalışıp, ciddiye aldıklarında, fikirlerime değer verdiklerinde bu kaygılarım azalıyor ve kendimi güvende hissediyorum. Geçen gün annem ve babamın arkadaşları ziyarete gelmek istemiş, benim de fikrimi aldılar. Düşünebiliyor musun günlük. “sen de uygun musun? Gelebilirler mi?” Diye benim fikrimi sordular. Göstermelik sorduklarını düşündüğüm için “hayır beraberce vakit geçiririz diye düşünmüştüm” dedim. Onlarda tamam dediler ve başka bir zamana ertelediler. Çok şaşırdım, bana önem verdiklerini hissettim. Sonraki akşam babam gazete okurken beni çağırdı ve bir makaleyi göstererek benim fikrimi merak ettiğini söyledi. Beraberce okuduk ve uzun süre annem, babam ve ben makaleyi tartıştık. Onlara ne oldu bilemiyorum ama sanırım benim yeteneklerimi fark etmeye başladılar.

Biliyor musun günlük? Annemle babamda hatalar yapmış. Onların hiç hata yapmadığını sanıyordum. Hele öğretmenlerim onların her şeyi bildiğini benimse hiçbir şeyi bilmediğimi düşünüyordum. Meğerse onlarında bilmediği pek çok şey varmış. Matematik öğretmenimiz Ayten hanımla aynı resim kursunda karşılaştık. ( aramızda kalsın ama çöp adam bile çizemiyor) Benim resmimi görünce hayran kaldı. Çok yetenekli olduğumu söylüyor. Artık matematik dersine daha rahat giriyorum. Önde oturmaya bile başladım. Ben öğretmenime resim öğretiyorum o da bana matematik.

Günlük meğerse herkes her şeyi yapamayabilirmiş. Şunu da öğrendim ki eğer çok uğraşırsak çok denersek zor olduğunu düşündüğümüz işleri yapabiliyoruz. Çünkü öğretmenimin resimleri güzelleşmeye başladı. Meğerse her akşam işlerini bitirince evde gizlice resim yapıyormuş. Olsun ben de matematiği çok tekrar etmeye başladım. Oldukça ilerledim diyebilirim. Her doğru yaptığımda öğretmenimin yüzündeki gülücük beni daha da heveslendiriyor.

Geçen gün tarih dersi öğretmeni azarladı beni. Ödevimi yapmayı unutmuşum. Herkesin içinde azarladı kendimi çok kötü hissettim. Tam da o anda annemin sözü geldi aklıma “ tatlım herkes hata yapabilir. Ama sonra doğrusunu öğrenir. Yaptığın hatalara takılma. Kalk ve hemen daha iyisini yapmaya çalış. Biz de düşe kalka öğrendik.” Artık ödevlerimi not almalıyım, yoksa unutuyorum.

Bugün doğum günümdü günlük. Annemle babam okul çıkışına beni almaya gelmişler. Güzel bir gün geçirdik birlikte. İşlerinden izin almışlar. Heyy günlük bir sorun için değil benim için izin almışlar. Tüm günlerini bana ayırdılar. Artık beni kim yıkabilir ki. Annem babam beni seviyor ve önemsiyor. Heyyyt çekilin önümden ben geliyorum. Her şeyi başarabilecek güç var bende.

O kadar iyiler ya “ödevlerime yardım eder misiniz? Çok biriktiler bir yardım etseniz hep birlikte bitirirdik dedim” ama ııııh günlük, yapmadılar. Kendin yapabilirsin yalnız bu kadar biriktirme deyip gittiler. Ama ama sanmıştım ki…. Offf iş başa düştü. Kendim yapmalıyım sanırım….

Serap BOZKAYA

Psikolojik Danışman-Aile danışmanı


Ankara Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!