Doktorsitesi.com

Zeytinin Yağını Mı İçsek Kendisini Mi Yesek ?

Dyt. Anıl Uluç
Dyt. Anıl Uluç
16 Ağustos 2021175 görüntülenme
Randevu Al
Zeytinin Yağını Mı İçsek Kendisini Mi Yesek ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Zeytinyağı Nedir ve Nasıl Sınıflandırılır?

Olea europaea L. olarak bilinen zeytin ağacının meyvesinden elde edilen yağ, zeytinyağı olarak tanımlanmaktadır. Zeytinyağları, işlenme biçimlerine ve içerdikleri asit oranlarına göre farklı kategorilere ayrılır. Doğal özelliğinde herhangi bir değişim olmayacak şekilde işlenen yağlar natürel zeytinyağı olarak adlandırılmaktadır.

Zeytinyağının kalitesini belirleyen en önemli unsurlardan biri serbest yağ asitliğidir. Natürel sızma zeytinyağı, her 100 gramda oleik asit cinsinden asitliği 0,8 gramdan fazla olmayan ve doğrudan tüketime uygun olan en kaliteli yağdır. Buna karşın, asitliği 2 gramdan fazla olan ve doğrudan tüketilmeye uygun olmayan yağlar ise ham zeytinyağı (rafinajlık) olarak sınıflandırılır.

Zeytinyağı Üretim Aşamaları ve Teknikleri

Ham zeytinyağı, doğrudan tüketime uygun olmasa da rafinasyon amaçlı kullanıma oldukça uygundur. Kaliteli bir yağ elde etmek için zeytinlerin ideal olgunluk zamanında hasat edilmesi ve hijyen kurallarına uygun şekilde işlenmesi gerekir. Günümüzde üretimde geleneksel presleme, 2 fazlı veya 3 fazlı santrifüj sistemleri yaygın olarak kullanılmaktadır.

Zeytinyağı üretim süreci şu aşamalardan oluşmaktadır:

  1. Zeytin Kabulü: Farklı kalite ve büyüklükteki zeytinler birbirinden ayrılır. İşleme sürecinin ilk 24 saatte başlaması önerilirken, bu sürenin 3 günü geçmemesi kritik önem taşır.
  2. Yaprak Ayırma ve Yıkama: Basınçlı su sirkülasyonu ile her türlü yabancı madde meyveden uzaklaştırılır.
  3. Kırma ve Yoğurma: Zeytin meyvesi kırılarak zeytin hamuru elde edilir ve yağ fazının ayrılması sağlanır.

Dünya Zeytinyağı Üretim İstatistikleri

Akdeniz diyetinin temel taşı olan zeytinyağı, küresel ölçekte stratejik bir üründür. 2016-2017 verilerine göre dünyada toplam 2.539.000 ton zeytinyağı üretilmiştir. Üretimde liderliği üstlenen ülkeler ve üretim miktarları aşağıda tabloda sunulmuştur:

ÜlkeÜretim Miktarı (Ton)
İspanya1.286.600
Yunanistan195.000
İtalya182.300
Türkiye177.000
Fas110.000
Tunus100.000
Portekiz69.400
Cezayir63.000
Lübnan25.000
Arjantin21.500
Mısır20.000

Zeytinyağının Kimyasal Bileşimi ve Kalite Parametreleri

Natürel sızma zeytinyağı (Extra virgin olive oil), sağlık üzerindeki benzersiz etkileri nedeniyle dünya çapında artan bir talep görmektedir. Zeytinyağının kimyasal yapısı; trigliseritler, serbest yağ asitleri, steroller, tokoferoller ve fenolik bileşiklerden oluşur. Ayrıca içeriğinde palmitik, oleik, linoleik ve stearik asit gibi hayati yağ asitleri barındırır.

Zeytinyağının karakteristik yeşil rengi bileşimindeki klorofilden gelmektedir. Klorofil, zeytinyağı kalitesinde çift yönlü bir rol oynar; karanlıkta antioksidan özellik gösterirken, ışığa maruz kaldığında pro-oksidan (oksitlenmeyi hızlandırıcı) etki yaratır. Bu nedenle zeytinyağının saklama koşulları kalitesini doğrudan etkilemektedir.

Zeytinyağının Sağlık Üzerindeki Kanıtlanmış Faydaları

Zeytinyağı, yüksek tokoferol ve polifenol içeriği sayesinde bozulmalara karşı dirençli ve sağlık açısından son derece yararlıdır. Düzenli tüketiminin sağladığı başlıca avantajlar şunlardır:

  • Kalp sağlığı dostudur ve kardiyovasküler sistemi korur.
  • Sindirim sistemini düzenleyerek fonksiyonlarını iyileştirir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir ve vücut direncini artırır.
  • Anti-kanser özellikleri ile hücre koruması sağlar.
  • İyi huylu kolesterolü (HDL) yükseltirken, kötü huylu kolesterolü (LDL) düşürür.
  • Güçlü antimikrobiyal ve antiviral etkileri mevcuttur.
  • Cilt sağlığı üzerinde onarıcı ve besleyici etkiler gösterir.
  • Metabolizmayı hızlandırarak enerji harcanmasına katkıda bulunabilir.
  • Alzheimer gibi nörolojik hastalıkların önlenmesinde destekleyici rol oynar.

Zeytinyağında Yeni Keşfedilen Bileşenler

Bilimsel çalışmalar, zeytinyağının %95-98’ini oluşturan lipofilik kısmın ötesinde, minör bileşenlerin de mucizevi etkilerini ortaya koymaktadır. 2018 yılında yapılan araştırmalarla iki yeni bileşen tanımlanmıştır:

Oleokantalik Asit

Zeytinyağındaki oleokantalın düşük miktarlarda ancak uzun süreli tüketiminin kalp hastalığı riskini düşürebileceği saptanmıştır. Ayrıca içeriğindeki bazı karotenoidler antioksidan etkileriyle anti-kanser faaliyet göstermektedir.

Oleakeinik Asit

Bu bileşen üzerindeki bilimsel araştırmalar halen devam etmektedir. Zeytinyağının sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin önemli bir kısmının bu maddeden kaynaklandığı tahmin edilmektedir.

Sonuç olarak, ülkemizde doğal olarak yetişen bu kıymetli besinden, kişiye özgü miktarlarda günlük olarak yararlanmak toplum sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki; besinler ilacınız, ilacınız besinler olsun.

Etiketler

Zeytinyağıİyi huylu kolesterololeokantalik asit

Yazar Hakkında

Dyt. Anıl Uluç

Dyt. Anıl Uluç

Diyetisyen Anıl ULUÇ gıdalar/besinler ile olan yolculuğuna lise yıllarında başlamıştır, Bursa Ziraat Teknik Lisesi’nde Laboratuvar Hizmetleri alanında okumuştur. Buradaki öğrenimi sırasında 9 aylık laboratuvar alanı stajını Bursa Gıda ve Yem Kontrol ‘Bakanlık’ Merkez Araştırma Enstitüsü’nde son sınıf eğitimini alırken gerçekleştirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin en kapsamlı gıda ve yem kontrol laboratuvarı olan bu enstitüde tüm besinlerin nasıl sağlıksız hale gelebileceğini hangi şartlarda üretim ve depolanması gerektiğini öğrenmiş ve analizlerine aktif katılmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.