Doktorsitesi.com

Yüzdeki Lekelerin ve İzlerin Tedavisinde Kimyasal Peeling Tedavisi

Uzm. Dr. Murat Küçüktaş
Uzm. Dr. Murat Küçüktaş
11 Şubat 2016737 görüntülenme
Randevu Al
  • Kimyasal soyma, hasarlı deri tabakasının özel asitlerle kontrollü bir şekilde soyularak alttan daha sağlıklı ve pürüzsüz bir doku gelmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir.
  • Uygulama; akne, güneş lekeleri, kırışıklıklar ve deri yaşlanması gibi estetik veya tıbbi sorunların giderilmesi amacıyla dört farklı derinlik seviyesinde gerçekleştirilir.
  • Tedavi süreci genellikle 15 günlük aralarla 4-5 seans sürerken, işlem sonrası güneşten korunmak ve uygulamanın uzman bir hekim tarafından yapılması kritik önem taşır.
Yüzdeki Lekelerin ve İzlerin Tedavisinde Kimyasal Peeling Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kimyasal Soyma İşlemi Nedir?

Kimyasal soyma işlemi; hasarlı yüz veya vücut derisinin belirli bir tabakasının, özel kimyasal asitler kullanılarak kontrollü bir şekilde yenilenmesi sürecidir. Bu tedavi yöntemi, cildin üst katmanlarını soyarak alttan daha sağlıklı, pürüzsüz ve hastalıksız bir dokunun gelmesini hedefler.

Kimyasal soyma işleminin tarihi oldukça köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Eski Mısır döneminden kalan kayıtlarda dahi bu tedavi şeklinin uygulandığına dair verilere rastlanmıştır. Modern tıptaki uygulamaları 1880’li yıllarda başlamış, 1960’lı yıllardan sonra ise dünya genelinde giderek hız kazanmıştır.

Kimyasal Soyma Yöntemleri ve Sınıflandırılması

Uygulama derinliğine ve kullanılan asitlerin yoğunluğuna göre kimyasal soyma işlemi dört ana gruba ayrılmaktadır:

  1. Çok yüzeysel kimyasal soyma
  2. Yüzeysel kimyasal soyma
  3. Orta derinlikte kimyasal soyma
  4. Derin kimyasal soyma

İşlem sırasında kullanılan asitlerin miktarı ve derişimi (yüzdesi) arttıkça, deride oluşturulan kontrollü hasar miktarı da kademeli olarak artış gösterir.

Kimyasal Soyma İşleminde Kullanılan Başlıca Asitler

Tedavi sürecinde hekimler tarafından tercih edilen temel asit türleri şunlardır:

Asit TürüKullanım Amacı
Glikolik AsitYüzeysel ve orta derinlikte soyma
Salisilik AsitAkne ve gözenek tedavisi
Laktik AsitHassas ciltlerde yenileme
Trikloroasetik Asit (TCA)Orta ve derin soyma işlemleri
FenolDerin kimyasal soyma
Prüvik ve RezorcinolSpesifik deri lezyonları

Kimyasal Soyma Hangi Durumlarda Uygulanır?

Kimyasal peeling, birçok farklı deri hastalığında ve estetik kaygıda bir tedavi ajanı olarak başarıyla kullanılmaktadır. Başlıca uygulama alanları şunlardır:

  • Akne vulgaris (sivilce) ve akne izlerinin giderilmesi,
  • Melasma (doğum sonrası gelişen güneş lekeleri) ve çil tedavisi,
  • Lentigo (güneşe bağlı oluşan kahverengi döküntüler),
  • Siğil, siyah nokta ve beyaz nokta tedavisi,
  • Antiaging (deri yaşlanması) ve yüzdeki kırışıklıkların giderilmesi,
  • Skatris (nedbe dokusu) tedavisi.

Tedavi Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kimyasal soyma işleminin etkinliği hastalıktan hastalığa farklılık gösterse de, genellikle 15 günlük aralar ile 4-5 seans uygulama önerilir. İşlem sonrası hastaların yaklaşık 1 haftalık iyileşme süreci bulunmaktadır. Bu süreçte ciltte iz kalmaması için güneşten korunmak hayati önem taşır.

Bu işlem, mutlaka bu konuda deneyimli ve bilgi sahibi olan bir uzman hekim tarafından gerçekleştirilmelidir. Aksi takdirde deride; yanma, şiddetli kızarıklık, kahverengi lekelerde artış ve nedbe dokusu gelişimi gibi istenmeyen ciddi yan etkiler oluşabilir.

Etiketler

Kimyasal soymaKimyasal peeling sonuçları ve etkisiKimyasal peeling yan etkisiKimyasal peeling lekelenme üzerine etkisiKimyasal peeling sonrasi lekelerin acilmasiKimyasal peeling nedir

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Murat Küçüktaş

Uzm. Dr. Murat Küçüktaş

Uzm. Dr. Murat KÜÇÜKTAŞ, 1980 yılında İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi öğreniminin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını yine aynı fakültenin Dermatoloji Anabilim Dalı'nda yapmış ve Dermatoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.