Yutma bozukluğu yarattığı birçok ciddi komplikasyon sebebi ile en erken dönemde değerlendirilmesi gerekmektedir. Değerlendirmede amaç; var olan bozukluğu saptamak, bozukluğun sebeplerini belirleyip uygun terapatik yaklaşımları oluşturmaktır. Değerlendirmede birçok klinik değerlendirme ve görüntüleme yöntemi kullanılmaktadır. Burada kritik nokta klinisyenin bilgi birikimi ve deneyimi ile multidisipliner bakış açısına sahip olmasıdır.

Klinik ortamda yapılan değerlendirmeler hastanın mevcut problemi hakkında genel bilgi elde etmemizi sağlar. Hastanın mevcut durumunun gözlemi, hikayesinin sorgulanması, fiziksel olarak baş ve boyun bölgesinin değerlendirilmesi ve yaşam kalitesi gibi değerlendirmeleri içermektedir. Gözlem; hastanın herhangi bir müdahale olmadan dışarıdan izlenmesi yoluyla durumu hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlar. Hastanın genel durumu, postürü, beslenme şekli, solunum desteğine ihtiyacı olup olmadığı ve diğer hastaya özel bulgular not edilir. Hikayede; hastanın genel durumu, geçmiş medikal ve cerrahi hikayesi, soygeçmişi, yutma problemi hikayesi not edilir. Problem ne zaman başladı, süresi ve şiddeti hakkında bilgi elde edilir. Yutma bozukluğuna ilişkin semptomları sorgulanır. Yutma ve beslenme ile ilişkili tıkanma veya öksürme, yutmayı başlatmada güçlük, boğazda veya göğüste yemek batması hissi, açıklanamayan kilo kaybı, beslenme alışkanlıklarında değişiklik, ses ve konuşmada değişiklik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, burundan yemek gelmesi gibi görülebilecek semptomlar not edilir. Bu kısım klinik değerlendirmede oldukça öneme sahiptir. Klinik deneyimi yüksek klinisyene birçok açıdan fikir verir ve yol gösterir. Fiziksel değerlendirmede baş ve boyun bölgesinin anatomisi ve fonksiyonları değerlendirilir. Klinik değerlendirme sonucunda bir karara varılabildiği gibi olası şüpheleri ortadan kaldırabilmek için objektif görüntüleme yöntemleri kullanmaya da gerek duyulabilir. Görüntüleme yöntemleri klinik değerlendirmeyi tamamlar ve klinisyenin uygun rehabilitasyon programını planlamasına yardım eder. Fakat bu her durumda görüntüleme yöntemlerinden birine başvurulması gerektiği anlamına gelmemektedir. Yutma alanında çalışan profesyonel yaptığı klinik değerlendirme sonucunda gereklilik hakkında bir yargıya ulaşabilmelidir.

Videofloroskopik ve fiberoptik endoskopik yutma değerlendirmeleri en sık kullanılan görüntüleme yöntemlerdir. Videofloroskopik yutma çalışması hasta bir sandalyede otururken radyoopak madde ile karıştırılan farklı yoğunluktaki besin maddelerinin farklı miktarlarda verilerek yutmanın değerlendirmesini sağlamaktadır. Testte tüm kıvamlarda en düşük doz ile başlanır ve doz arttırılarak devam edilir. Hastanın yutması izlenir. Böylece tüm yutma fazları değerlendirilir. Bu test ile hastanın hangi yolla beslenmesi gerektiğinin yanı sıra nasıl bir rehabilitasyon programı verilmesi gerektiği de belirlenir. Fiberoptik endoskopik yutma değerlendirmesinde burundan yutağa doğru uzatılan bir tüp yardımıyla yutma ile ilgili yapılar ve fonksiyonlar değerlendirilir. Yutma öncesi ve sonrası gerçekleşen olayların gözlenmesini sağlar. Bu bölgedeki yapıların bütünlüğü, şekli ve yapısı hakkında detaylı bilgi verir.


Ankara Fizyoterapist uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!