Doktorsitesi.com

Yüksek tansiyon

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu
Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu
11 Aralık 20143701 görüntülenme
Randevu Al
Yüksek tansiyon
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon) Nedir?

Normal kan basıncı değerleri 140/90 mm Hg seviyesinin altında kabul edilmektedir. Bu ölçümde yer alan ilk değer sistolik basınç (küçük tansiyon), ikinci değer ise diastolik basınç (büyük tansiyon) olarak adlandırılır. Bir kişide yüksek tansiyon varlığından söz edebilmek için, yapılan birden fazla ölçümle 160/95 mm Hg ve üzeri değerlerin teyit edilmesi gerekmektedir.

İki değer arasındaki seviyeler sınır değerler olarak kabul edilirken, büyük tansiyonun yükselmesi küçük tansiyonun yükselmesine oranla daha tehlikeli bir durum teşkil eder. Özellikle 60 yaş üstü grubun yaklaşık %20'si, durumun farkında olmasa dahi yüksek tansiyon hastası kategorisinde yer almaktadır.

Yüksek Tansiyonun Organlar ve Damar Yapısı Üzerindeki Zararları

Uzun süreli yüksek tansiyon, vücuttaki tüm organlarda, özellikle de kalp ve beyinde damar kireçlenmesine (arterioskleroz) yol açar. Bu sürecin doğal bir sonucu olarak kalp krizi ve beyin kanaması (apopleksi) gibi ciddi sağlık sorunları gelişebilir. Atardamarlarda meydana gelen bu değişimler, gözün arka planındaki retina atardamarlarını da doğrudan etkilemektedir.

Gözün arka plan muayenesi, vücuttaki damar hasarının boyutunu belirlemek açısından kritik bir öneme sahiptir. Gözdeki damarların durumu incelenerek;

  • Tüm kan dolaşım sistemi,
  • Diğer organlardaki damarların genel sağlığı,
  • Olası damar tıkanıklığı riskleri hakkında önemli çıkarımlar yapılabilir.

Hipertansif Retinopati ve Görme Bozuklukları

İleri safhalarda hipertansif retinopati olarak adlandırılan durumda, retina atardamarları bütünsel veya kısmi aralıklarla daralmaya başlar. Bu süreçte damarlar geçirgen bir hal alarak retinada su ve kan parçacıklarının birikmesine neden olur. Bazı vakalarda optik disk başı şişmesi de gözlemlenebilir.

DurumGöz Üzerindeki Etkisi
Başlangıç AşamasıGenellikle belirgin bir görme bozukluğu yaşanmaz.
İleri SafhaKeskin görmede azalma ve çarpık görme oluşur.
Dolaşım BozukluğuGözde titreme ve karartı (damar tıkanıklığı habercisi).

Yüksek Tansiyonun Belirtileri ve Uyarıcı İşaretler

Yüksek tansiyon başlangıç aşamasında genellikle spesifik semptomlar göstermez. Ancak vücudun verdiği bazı önemli uyarı işaretleri dikkatle takip edilmelidir:

  • Sabahları özellikle kafa arkasında yoğunlaşan baş ağrısı,
  • Baş dönmesi ve kulak çınlaması,
  • Burun kanaması ve kalp çarpıntısı,
  • Fiziksel aktiviteler sırasında görülen nefes darlığı.

Dev Hücreli Arterit (Arteriitis Temporalis) Nedir?

Dev hücreli arterit, yüksek tansiyona oranla daha seyrek görülen ancak ciddi bir damar iltihabı türüdür. Genellikle 50 yaş üzeri kadınlarda görülen bu hastalık, şiddetli baş ağrısı ve görme bozukluğu ile kendini belli eder. İltihaplanan damar duvarları canlılığını yitirerek optik disk başında kan dolaşımı bozukluğuna yol açar.

Bu durumun sonucunda optik disk lifleri büzülür (iskemik optik nöropati) ve kısa sürede körlük riski artar. Eğer beyin damarları da iltihaplanmışsa, beyin kanaması riski oldukça muhtemeldir.

Tedavi ve Düzenli Kontrolün Önemi

Yüksek tansiyonun ilaçla tedavi süreci ev doktoru veya iç hastalıkları uzmanı tarafından yönetilir. Bununla birlikte, göz hekimleri retina damarlarında yüksek tansiyona bağlı gelişen değişimleri düzenli muayenelerle kontrol ederek genel sağlık durumunun takibinde hayati bir rol üstlenir.

Etiketler

Yüksek tansiyon neden olurYüksek tansiyon ve gözYüksek tansiyonun göze etkeisiYüksek tansiyon neden gözü etkilerHiper tansiyon ve göz hastalıklarıHipertansiyona bağlı göz problemleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu

Dr. Halil Bahçecioğlu, 1957 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokul eğitimini Almanya'da, lise eğitimini ise 1976 yılında İstanbul Avusturya Lisesi'nde tamamladı. Tıp eğitimine 1976 yılında Viyana Üniversitesi'nde başlayan Dr. Bahçecioğlu, aynı yıl Graz Karl -Franzes Üniversitesi Almanca Çevirmenlik ve Graz Karl-Franzes Üniversitesi Felsefe bölümlerine de başlamıştır. Dr. Bahçecioğlu, 1979 yılında Almanca -Türkçe Yeminli Mütercim Tercüman unvanını aldı, 1980 yılında Felsefe bölümünü tamamlamış ve 1981 yılında Graz Karl-Franzes Üniversitesi felsefe bölümü yüksek lisansını gerçekleştirdi, 1983 yılında ise tıp doktoru unvanını aldı. 1983 yılında yine Viyana Üniversitesi'nde göz hastalıkları alanında ihtisasına başlamıştır ve aynı yıl askerlik hizmetini de yerine getirmiştir. 1984 yılında zorlu Yabancı Dil ve Yeterlilik sınavlarından geçerek göz hastalıkları ihtisasını İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nda sürdürmüştür.
1986 yılında Üniversite tarafından görevlendirilerek Viyana Üniversitesi 2.ci Göz Kliniğinde Oküloplasti üzerine eğitim almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.