Doktorsitesi.com

Yeme Bozuklukları Hakkında

Dyt. Berna Çil
Dyt. Berna Çil
25 Ocak 2018216 görüntülenme
Randevu Al
Yeme Bozuklukları Hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yeme Bozuklukları: Anoreksiya ve Bulimia Nervoza Rehberi

Günümüzde özellikle genç kızlar arasında kültürel değişimlere bağlı olarak gelişen sağlıksız vücut ağırlığına ulaşma isteği, ciddi hastalıkları tetiklemektedir. Anoreksiya nervoza (açlık hastalığı), binge feeding (tıkınırcasına yeme) ve bulimia nervoza gibi psikolojik yeme davranışı bozuklukları, en sık karşılaşılan klinik tablolar arasındadır. Bu hastalıkların temelinde algılama bozukluğu yatmaktadır. Tedavinin gecikmesi durumunda ağır beslenme yetersizlikleri ortaya çıksa da, bu vakalarda iştah kaybının kesinlikle olmadığı unutulmamalıdır.

Anoreksiya Nervoza Nedir ve Kimlerde Görülür?

Anoreksiya nervoza, genellikle genç kadınları etkileyen, kilo alma ve vücut kontrolünü kaybetme korkusunun had safhada olduğu bir yeme bozukluğudur. Yetersiz beslenme hem fiziksel hem de ruhsal yıkıma yol açtığı için acil tedavi gerektirir. Hastalık genellikle 15-25 yaş aralığında yoğunlaşsa da, 10 yaşındaki çocuklardan yaşlılara kadar her yaş grubunda görülebilir. Olguların %90'ı kadın olsa da erkeklerde de bu hastalığa rastlanmaktadır.

Anoreksiyanın Fiziksel Belirtileri

Anoreksiyanın en belirgin fiziksel göstergesi, kısıtlı gıda alımına bağlı olarak gelişen aşırı kilo kaybıdır. Diğer yaygın belirtiler şunlardır:

  • Sindirim Sistemi: Mide ağrıları, kabızlık veya ishal.
  • Dermatolojik ve Estetik: Kuru ve solgun cilt, saçlarda incelme ve dökülme.
  • Genel Sağlık: Baygınlık, baş dönmesi, uykusuzluk ve kronik yorgunluk.
  • Diş Sağlığı: Sürekli kusma nedeniyle mide asidinin diş minesini çürütmesi.
  • Hormonal Durum: Kadınlarda adet kanamalarının kesilmesi ve ergenlik gelişiminin durması.

Psikolojik Faktörler ve Davranış Değişiklikleri

Anoreksiyalı bireylerde vücut algısı tamamen bozulmuştur; sağlıklı bir kilo bile panik ve gerginlik hissetmelerine neden olur. Hastalar depresif, huzursuz veya ani ruh hali değişimleri yaşayan bireylere dönüşebilir. Gizli kusma, müshil (laksatif), idrar söktürücü (diüretik) veya iştah bastırıcı ilaç kullanımı sık görülen davranışlardır. Ayrıca, sosyal baskı, genetik yatkınlık, aile içi çatışmalar ve stres gibi faktörler hastalığı tetikleyen temel unsurlar arasındadır.

Hastaların Uyguladığı Gizleme Stratejileri

Tedavi sürecinde veya günlük hayatta hastalar durumlarını gizlemek için çeşitli yöntemlere başvurabilirler:

YöntemUygulama Şekli
Kilo GizlemeElbiselerin altına ağırlık saklama veya kat kat giyinme.
Yemekten KaçınmaYiyecekleri çöpe atma, saklama veya düşük enerjili besinler için pazarlık yapma.
Tartı ManipülasyonuTartım öncesi aşırı sıvı tüketimi.
Fiziksel AktiviteSağlıksız vücut yapısına rağmen aşırı ve durdurulamaz egzersiz yapma.

Bulimia Nervoza Belirtileri

Bulimia nervoza, anoreksiyadan farklı olarak genellikle gizli yemek yeme atakları ve ardından gelen pişmanlık ile karakterizedir. Bulimia nervozalı kişilerin tipik özellikleri şunlardır:

  • Yemekten hemen sonra banyoya giderek yediklerini çıkarma.
  • Vücut ağırlığında sık ve ani değişimler yaşama.
  • Yemek sonrası derin mahcubiyet ve depresyon hissi.
  • Parotis (kulak altı tükürük bezleri) bezlerinde şişkinlik.
  • Alkol ve ilaç kullanımına eğilim.
  • Diş minelerinde asit hasarı ve düzensiz adet dönemleri.

Tedavi Süreci ve Ekip Yaklaşımı

Anoreksiya ve bulimia tedavisi, uzman hekimler tarafından yürütülmesi gereken karmaşık bir süreçtir. Tedavinin temel amacı; sağlıklı yeme alışkanlıklarını geri kazandırmak, kilo artışını sağlamak ve vücut algısındaki yanlış yargıları düzeltmektir.

Tedavi Ekibinde Bulunması Gereken Uzmanlar:

  1. Psikiyatrist: Psikolojik değerlendirme ve ilaç tedavisi (antidepresan vb.) için.
  2. Diyetisyen: Kişiye özel beslenme eğitimi ve diyet programı için.
  3. Hekim: Fiziksel komplikasyonların takibi ve genel sağlık kontrolü için.

Uzun Vadeli Riskler ve Öneriler

Yeme bozuklukları tedavi edilmediğinde ilerleyen yaşlarda osteoporoz (kemik erimesi), kalp kasının zayıflaması ve kalp krizi riskini artırır. Hamilelikte ise prematüre doğum veya düşük doğum ağırlıklı bebek riski yükselir.

Eğer kendinizde veya bir yakınınızda bu belirtileri gözlemliyorsanız, vakit kaybetmeden tıbbi, psikolojik ve beslenme konsültasyonu içeren kombine bir tedavi için sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. İyileşme süreci aylar hatta yıllar sürebilir; ancak doğru ekip desteğiyle bu sorunun üstesinden gelmek mümkündür.

Etiketler

Anoreksiya nervozaDiyetisyenDiyetSağlıklı beslenmeYeme bozukluklarıAnoreksiya

Yazar Hakkında

Dyt. Berna Çil

Dyt. Berna Çil

Dyt.Berna Çil, 1976 yılında Zonguldak’ta doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde başladığı eğitimini 1998 yılında başarıyla tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.