Yeme Bozuklukları

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Yeme Bozuklukları: Tanımı ve Beslenme Davranışının Gelişimi
Beslenme, yaşamın sürdürülebilirliği için temel bir gereksinim olmasının yanı sıra haz veren bir davranıştır. İnsanda bebeklikten okul çağına kadar hızla şekillenen beslenme davranışı; homeostatik mekanizmalar, ödül sistemi, motor ve duyusal kapasite ile sosyal çevre gibi çok boyutlu değişkenlerin etkileşimiyle gelişir. Sağlıklı yaşamın bir parçası olan beslenme alışkanlıkları takıntı haline dönüştüğünde, bireyde ciddi fiziksel ve ruhsal sorunlar tetiklenebilmektedir.
Türkiye'de yapılan araştırmalar, yeme tutumlarındaki riskli tabloyu gözler önüne sermektedir. Verilere göre kız çocuklarının %33,6'sı, erkeklerin ise %6,3'ü diyet yapmaktadır; ayrıca kızların %43'ü, erkeklerin ise %18,3'ü daha zayıf bir bedene sahip olmayı arzulamaktadır. Yetişkinlerde Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 18'in altı kesin zayıflık olarak kabul edilirken, 18 yaş altı bireylerde değerlendirmelerin yaşa göre yapılması kritik önem taşır.
Anoreksiya Nervoza (AN): Klinik Görünüm ve Belirtiler
Anoreksiya Nervoza, zayıf bir bedene sahip olma arzusu ve şişmanlamaya yönelik aşırı korku ile karakterize bir tablodur. Bu hastaların en belirgin özelliği, beden algılarının ileri derecede bozuk olması ve hastalıklarının ciddiyetini reddederek tedaviye direnç göstermeleridir. Besin alımını aşırı kısıtlama, kendini kusturma, ağır egzersiz ve laksatif kullanımı gibi yöntemlerle ağırlıklarını kontrol etmeye çalışırlar.
Klinik tabloda hastalar genellikle solgun, saçları dökülmüş ve kuru bir cilde sahiptir. Nabız, kan basıncı ve vücut ısısı normalin altındadır. Erişkinlerde amenore (adet kesilmesi) sık görülürken, ergenlerde menarşın gecikmesi önemli bir klinik belirtidir. AN hastalarında yemekleri küçük parçalara ayırma ve sürekli kalori hesaplama gibi obsesif uğraşlar dikkat çekicidir.
DSM-V Anoreksiya Nervoza Tanı Ölçütleri
- Kişinin yaşı, cinsiyeti ve gelişimsel düzeyi bağlamında belirgin biçimde düşük vücut ağırlığına yol açan enerji alımı kısıtlaması.
- Belirgin düşük vücut ağırlığına rağmen kilo almaktan aşırı korkma veya kilo almayı engelleyici sürekli davranışlar.
- Vücut ağırlığı veya biçimini algılamada bozukluk, öz değerlendirmede bunlara yersiz önem yükleme veya mevcut düşük kilonun önemini kavrayamama.
Bulimiya Nervoza (BN): Döngüsel Yeme Atakları
Bulimiya Nervoza, durdurulamayan yeme atakları ve sonrasında gelen telafi edici davranışlarla tanımlanır. AN'den farklı olarak, bu hastaların vücut ağırlığı genellikle normal veya normalin üzerindedir. Kısa sürede yüksek kalorili besin tüketimi sonrası yaşanan suçluluk duygusu; kusma, laksatif kullanımı veya aşırı egzersiz gibi yöntemleri tetikler. Bu durum, depresif bir ruh hali ile yeni yeme ataklarını doğuran bir kısır döngüye neden olur. BN vakalarında dürtüsellik ön plandadır ve kleptomani gibi dürtü kontrol bozuklukları eşlik edebilir.
DSM-V Bulimiya Nervoza Tanı Ölçütleri
- Yineleyen tıkınırcasına yeme epizodları: Belirli bir zaman diliminde (örneğin 2 saat) kontrol kaybı hissiyle normalden fazla yemek.
- Uygunsuz dengeleyici davranışlar: Kilo alımını önlemek için kusma, ilaç kullanımı veya aç kalma eylemlerinin tekrarlanması.
- Sıklık: Tıkınırcasına yeme ve dengeleyici davranışların 3 ay boyunca haftada en az bir kez gerçekleşmesi.
- Öz Değerlendirme: Kişinin kendisini değerlendirirken vücut biçimi ve ağırlığından anlamsız düzeyde etkilenmesi.
Yeme Bozukluklarında Epidemiyoloji ve Etiyoloji
Ergenlik dönemi, beyindeki sinaptik budanma ve hormonal değişimler nedeniyle yeme bozuklukları için en riskli evredir. Anoreksiya Nervoza genellikle 15 yaş civarında başlarken, Bulimiya Nervoza geç ergenlik veya erken erişkinlikte ortaya çıkar. Kadınlarda daha sık görülse de günümüzde genç erkeklerde de görülme sıklığı artmaktadır. Erkeklerde zayıflık isteğinin yerini genellikle kaslı bir vücut yapısına sahip olma çabası almaktadır.
Etiyolojik açıdan mülkemmeliyetçilik, obsesiflik ve düşük özsaygı gibi kişilik özellikleri risk faktörüdür. Biyolojik süreçlerde ise iştahı düzenleyen üç temel sistem rol oynar:
| Sistem | İşlevi |
|---|---|
| Homeostatik Sistem | Açlık, tokluk ve otonomik nöralsel aktiviteyi düzenler. |
| Drive (Dürtü) Sistemi | Yiyecek bulma ve yeme-ödül mekanizmalarını kontrol eder. |
| Self-Regülatuar Sistem | İştahın yaşam amacı ve değeri üzerinden kontrolünü sağlar. |
Ayırıcı Tanı ve Tedavi Süreçleri
Yeme bozukluklarının tanısında; diyabet, tiroid hastalıkları, inflamatuvar bağırsak hastalıkları ve beyin tümörleri gibi tıbbi durumlar mutlaka dışlanmalıdır. Tedavi süreci; psikiyatrist, psikolog, diyetisyen ve aile terapistinden oluşan multidisipliner bir ekip çalışmasını zorunlu kılar.
Prognoz (Hastalık Seyri):
- AN vakalarında mortalite oranı %5-18 arasındadır ve erken tanı iyi prognoz için kritiktir.
- BN vakalarında iyileşme oranı %70 civarındadır ve AN'ye göre seyri daha olumludur.
- Kronisite, kusma ve obsesif kişilik özellikleri kısıtlı iyileşme ile ilişkilidir.
Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu (TYB)
DSM-5'te ayrı bir tanı olarak yer alan Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu, telafi edici davranışların (kusma vb.) olmamasıyla Bulimiya Nervoza'dan ayrılır. Bu bireyler genellikle obezdir (VKİ > 30). TYB; düşük özsaygı, depresyon ve çocukluk dönemi obezitesi gibi faktörlerle ilişkilidir. Fiziksel sonuçları arasında Tip 2 diyabet, kalp-damar sorunları ve uyku bozuklukları yer alır.
TYB Tanı Ölçütleri ve Tedavisi
TYB tanısı için tıkınırcasına yeme dönemlerinin 3 ay içinde haftada en az bir kez olması ve şu belirtilerden en az üçünün eşlik etmesi gerekir:
- Normalden çok daha hızlı yemek.
- Rahatsız edici düzeyde doyana kadar yemek.
- Açlık hissetmiyorken aşırı yemek.
- Utanç duyulduğu için yalnız yemek.
Tedavide Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Kişiler Arası Terapi (KT), tıkınırcasına yeme ataklarını azaltmada ilaç tedavisinden ve standart kilo verme programlarından daha etkili sonuçlar vermektedir.




