Doktorsitesi.com

Yaşamsal travmalarımız

Klinik Psikolog Özlem Akkel
Klinik Psikolog Özlem Akkel
9 Ekim 2014340 görüntülenme
Randevu Al
Yaşamsal travmalarımız
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Travma ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir?

Travmalar, bireyin günlük işleyişini sekteye uğratan, genel kaygı belirtilerinin eşlik ettiği ve bilişsel çarpıtmalara yol açabilen sarsıcı yaşantılardır. Kişinin fiziksel, duygusal ve ruhsal bütünlüğünü tehdit eden her türlü olay travma olarak tanımlanabilir. Ancak her olay her bireyde aynı etkiyi yaratmaz; olayları algılayış biçimi ve etkilenme düzeyi, kişisel özelliklerden geçmiş yaşantılara kadar pek çok faktöre bağlıdır.

DSM-IV-TR’ye Göre TSSB Tanımı ve Kriterleri

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) tanısı için kişinin gerçek bir ölüm veya ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin veya başkalarının fiziksel bütünlüğüne yönelik bir tehdit olayını yaşamış, buna tanık olmuş ya da bu durumla karşı karşıya gelmiş olması gerekir. Bu süreçte bireyin verdiği tepkiler genellikle aşırı korku, çaresizlik veya dehşete düşme şeklindedir.

Çocuklarda bu tepkiler yetişkinlerden farklılık gösterebilir. Küçük yaş grubundaki bireyler, bu duyguları dışa vururken dezorganize veya ajite davranışlar sergileyebilirler.

Yeniden Yaşantılama Belirtileri

TSSB sürecinde olayın zihinde sürekli tekrar etmesi, yani yeniden yaşantılama semptomları ön plandadır. Bu belirtiler şu şekilde kategorize edilebilir:

  • Elde Olmadan Tekrarlanan Anılar: Olayın sıkıntı veren anıları, düşünceleri veya algıları zihne davetsizce gelir. (Çocuklar travmayı oyunlarına yansıtabilirler.)
  • Sıkıntı Veren Rüyalar: Travmatik olayın sık sık rüyada görülmesi. (Çocuklar içeriğini anlamlandıramadıkları korkunç rüyalar görebilirler.)
  • Flashback (Geriye Dönüşler): Travmatik olay sanki o an yeniden gerçekleşiyormuş gibi hissetme veya davranma.
  • Psikolojik ve Fizyolojik Tepkiler: Olayı çağrıştıran iç veya dış uyaranlarla karşılaşıldığında yoğun psikolojik sıkıntı duyma ve bedensel tepkiler gösterme.

Kaçınma ve Artmış Uyarılmışlık Belirtileri

Bireyler, travmayı hatırlatan düşünce, duygu veya konuşmalardan kaçınma eğilimi gösterirler. Travmanın önemli bir yönünü anımsayamama, bir geleceği kalmadığı duygusuna kapılma ve duygusal soyutlanma gibi durumlar bu sürece eşlik edebilir. Ayrıca, artmış uyarılmışlık hali nedeniyle şu semptomlar sürekli bir hal alabilir:

  1. Uykuya dalmakta ve uykuyu sürdürmekte güçlük.
  2. Ani öfke patlamaları ve sinirlilik hali.
  3. Düşünceleri belirli bir konuya odaklamada zorluk çekme.
  4. Sürekli tetikte olma ve abartılı irkilme tepkileri.

Travma Türleri ve Etkileyen Faktörler

Travmatik olaylar kaynağına göre farklılık gösterir. Bu olaylar genel olarak iki ana başlıkta ve ek kategorilerde incelenebilir:

Travma TürüÖrnekler
İnsan Kaynaklı TravmalarTaciz, tecavüz, savaş, şiddet
Doğal AfetlerSel, deprem, yangın
Diğer OlaylarKazalar, ağır hastalıklar, beklenmedik kayıplar

Unutulmamalıdır ki travmaya maruz kalan her bireyde TSSB gelişmez. Kişilik yapısı, yaşam deneyimleri ve bakış açısı, olayın birey üzerindeki etkisini belirleyen temel unsurlardır.

TSSB Tedavisi ve Terapi Süreci

TSSB; akut, kronik ve gecikmeli başlangıçlı olmak üzere üç kategoride ele alınır. Tedavi sürecinde, diğer anksiyete bozukluklarında olduğu gibi Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) oldukça kritik bir role sahiptir. Ayrıca grup terapileri ve sosyal destek mekanizmaları sürecin iyileşme hızını artırır.

Terapi sürecinde uzmanla kurulan güven ilişkisi başarının anahtarıdır. Tedavide öncelikle bireyin güven duygusu ve uyku problemleri üzerinde çalışılır; ardından çatışmalar ve diğer problemler terapötik sürece dahil edilir. Yaşanılan travmatik olaydan sonra vakit kaybetmeden bir uzmandan destek almak, iyileşme sürecini hızlandıracaktır.

Psikolog Özlem AKKEL

Etiketler

TerlemeAile içi çatışmaTravmatik yaşantılarKaygı problemiTssbAnksiyete bozukluklarında tedaviTravma sonrası stres bozukluğu(tssb) ve tedavisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Özlem Akkel

Klinik Psikolog Özlem Akkel

  İstanbul/Kadıköy doğumlu olan Özlem AKKEL ilk ve orta eğitimini İstanbul’da aldıktan sonra Dicle Üniversitesi'nde Psikoloji Bölümünü başarı ile tamamladı. Lisans eğitimi süresince Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (Tegv) gibi kuruluşlarda ve özel gönüllü eğitim çalışmalarında bulunup mezun olduktan kısa süre sonra yetişkin, ergen ve çocuklarda objektif/projektif testlere dair eğitim çalışmalarına başladı. 
   Stajını İstanbul Nöropsikiyatri Hastanesinde tamamlayan Özlem Akkel, Türk Psikologlar Derneğinden zeka testleri, gelişim tarama, nöropsikolojik değerlendirme, görsel-motor algıyı ölçmeye dair çeşitli testlerin sertifikalarına hak kazandıktan sonra yine Türk Psikologlar Derneğinin açtığı Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimine devam ederek terapi metodolojisini tamamladı. Akabinde Geştalt Terapi temel eğitim grubuna katılarak, iki yılı bulan çalışmanın sonrasında practicum grubunda yer aldı. Hem kuramsal hem de pratikte Geştalt prensibini benimsemiş ve uygulamalarına yansıtmıştır. Anksiyete bozuklukları psikopatolojisi, yaygın gelişimsel bozukluklar, öfke ile başa çıkma stratejileri gibi eğitim ve workshoplara katıldı. Kariyer danışmanlığı ve işsizlik psikolojisi ile ilgili sertifika programları ve çalışmalarda bulunurken ilgili olduğu kendini tanıma ve anlama gibi bireysel psikoloji konularında çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayınlandı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.