Doktorsitesi.com

Yargılar üzerine

Aile Danışmanı Gülçin Harmankaya
Aile Danışmanı Gülçin Harmankaya
24 Temmuz 2025547 görüntülenme
Randevu Al
Ön yargı, son yargı, kalıp yargı, yargı.. Ne çok seviyoruz yargılamayı. Arka bahçeye bakmadan eve değer biçiyoruz. “Düşünmek zordur, bu yüzden çoğu insan yargılar.” C.G. Jung
Yargılar üzerine
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Görünenin Ötesine Geçmek: İnsanın Anlam Arayışı ve Yargı Refleksi

İnsanoğlu, tarih boyunca gördüğünün ötesini kabul etmekte zorlanmış ve tüm inanç sistemini bu temel üzerine inşa etmiştir. Ancak bu duruma rağmen, görünenin ötesine geçme noktasında yetersiz kalınmakta ve yargılar sadece yaşanılan an içerisinden, bir mantar gibi aniden türetilmektedir. Bu durum, insanın anlama ve anlamlandırma çabasından kaynaklanan bir refleks olsa da bizler, diğer canlılardan farklı olarak ruhi ilerlemeye açık tek türüz. Buna rağmen gelişimden kaçınmakta, bakış açımızı genişletmemekte ve ufkumuzu ferahlatmamaktayız.

Sosyal Medya ve Hızlı Yargı Süreçleri

Günümüzde sosyal medya kullanımıyla birlikte durum çok daha ciddi bir boyuta ulaşmıştır. Hiç tanımadığımız ve hiçbir zaman karşılaşmayacağımız insanların sadece belirli 'anlarından' yola çıkarak muazzam yargılar üretmekteyiz. O an içerisinde hem savcı, hem hakim, hem avukat hem de infazcı rolüne bürünerek, bu döngünün dışına çıkıp kendimizi sorgulamıyoruz. Sürekli bir yargı üretimi içerisinde, adeta kin kusar gibi yargılarımızı birbirimize yöneltiyoruz.

Manevi Bir Uyarı: Hucurat Suresi

İslam dininin temel kaynaklarında da bu konu üzerinde önemle durulmaktadır. Hucurat Suresi (49:12) bu durumu şu şekilde ifade eder:

“Ey iman edenler! Kendiniz hakkında çokça zan beslemekten sakının; çünkü bazı zanlar günahtır. Ve birbirinizin gizli hallerine casusluk etmeyin. Birbirinizin ayıplarını araştırmayın ve birbirinizden kötülük ve ön yargı ile şüphelenmeyin. Muhakkak ki bazı zanlar günahtır.”

Toplumsal Güven ve Bireysel Huzurun Temel Taşları

Sürekli yargı dağıtan bir toplumda, bireylerin birbirine güvenmesi ve saygı duyması imkansız hale gelmektedir. Bir toplumun, hatta iki kişinin yan yana gelebilmesi için gerekli olan ana malzemeler şunlardır:

  • Empati ve sempati duygusu
  • Karşılıklı saygı ve sevgi
  • Birlik inancının diri tutulması
  • Bireysel olgunlaşma ve farkındalık

Bu unsurlar harmanlanmadığı sürece ruhun huzura ermesi ve hazzı bulması mümkün değildir. Körü körüne bir yargının; dini inançta, toplum bilincinde, psikososyal meselelerde veya bireysel gelişimde yeri yoktur. Bakış açısının bu dar noktada kalması, insanın içinde bir çığ oluşturur ve birey sonunda yine kendi yarattığı o çığın altında kalır.

Önyargının Psikolojik Maliyeti ve Manipülasyon

Filozof Seneca’nın da belirttiği gibi, “Gerçekten çok, hayalimizde acı çekeriz.” Bilinçdışına ve alt benliğe kadar uzanan olumsuz otomatik düşünceler silsilesi, aslında kendimizi sistemli bir şekilde manipüle etmemize neden olur. Gerçekliğini araştırmadan vardığımız yargılar bizi hakkaniyetten uzaklaştırırken; içimizi öfke, nefret, üzüntü ve hayal kırıklığı ile doldurur. En önemlisi de, tüm bunların temelinde yatan stres faktörü ile farkında olmadan kendimizi dibe çekmekteyiz.

FaktörEtkisi
Hızlı YargıHakkaniyetten uzaklaşma ve öfke birikimi
Zan BeslemekGüven kaybı ve toplumsal yozlaşma
StresRuhsal çöküş ve bireysel huzursuzluk

Zaman Yönetimi ve Ruhun Korunması

İnsan, eline sayılı miktarda para geçtiğinde onu nasıl biriktireceğini veya kıymetli bir şeye nasıl harcayacağını titizlikle düşünür. Ancak, ömür denilen sayılı zamanı neden bu kadar hoyratça harcadığımız büyük bir sorudur. Zamanın akıp gittiğini gözümüzle görmediğimiz veya onu maddi bir kazanca dönüştüremediğimiz için mi bu kadar savurganız? Harcanan hiçbir nefesin veya saniyenin geri dönüşü yoktur. Bu nedenle, kontrolü bize bağlı olan durumları gereksiz yargılarla tüketmemeliyiz.

Sonuç olarak, birey için en önemli öncelik kendi kapısının önü olmalıdır. Sanal veya gerçek dünyada dayanaksız yargılar üreterek zihnimizi kirletmemeli, ruhumuzu gereksiz ayrıntılarla doldurmamalıyız. Bize verilen sınırlı zamana ve değerlere sımsıkı sarılarak, yokuş aşağı ilerleyen bu yozlaşma sürecine karşı durabiliriz. Sakinlik ve esenlikte buluşmak ümidiyle.

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Gülçin Harmankaya

Aile Danışmanı Gülçin Harmankaya

Gazi Üniversitesi'nden mezun olan Harmankaya, çalışmalarına 2016 yılının Eylül ayında başlamıştır.Profesyonel Aile Danışmanlığı çalışmaları 2 yılı aşkın süredir devam ediyor. Şu anda, danışmanlık hizmetlerini online görüşmeler aracılığıyla sunmaktadır. İngilizce bilgisiyle de farklı dil becerilerine sahip olan Gülçin Harmankaya, aile içi ilişkiler ve bireysel danışmanlık konularında deneyime sahiptir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.