Doktorsitesi.com

CİNSİYET VE TOPLUMSAL CİNSİYET NEDİR?

Aile Danışmanı Pınar Uysal
Aile Danışmanı Pınar Uysal
29 Temmuz 2020356 görüntülenme
Randevu Al
CİNSİYET VE TOPLUMSAL CİNSİYET NEDİR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Toplumsal Cinsiyet ve Biyolojik Cinsiyet Arasındaki Temel Farklar

Yüzyıllar boyunca en geniş ufuklu düşünürler dahi cinsiyet konusunu ele alırken kadınlığı genellikle "erkeğin ötekisi" olarak tanımlamıştır. Örneğin Aristoteles, ruhun beden, aklın duygu ve erkeğin kadın üzerinde egemen olduğunu savunmuştur. Günümüzde ise bu kavramlar daha net tanımlara kavuşmuştur. Cinsiyet, bireylerin doğuştan gelen biyolojik ve fiziksel özelliklerini ifade ederken; cinsiyet kimliği, kişinin kendisini ait hissettiği ve beyan ettiği cinsiyeti temsil eder.

Cinsel yönelim ise kişinin duygusal veya davranışsal olarak hangi cinsiyete yöneldiğini (heteroseksüel, biseksüel, homoseksüel vb.) tanımlar. Son yıllarda sıkça kullanılan LGBTİ+ kısaltması; Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks bireylerin hak temelli mücadelesini simgeler. Kısaltmanın sonundaki "+" işareti ise "ve daha fazlası" anlamına gelmektedir.

Toplumsal Cinsiyet Nedir?

Toplumsal cinsiyet, 1960'lı ve 70'li yıllarda gelişmeye başlayan, kadın ve erkeklere toplum tarafından yüklenen rolleri, sorumlulukları ve uygun görülen davranış biçimlerini ifade eden sosyal bir yapılanmadır. Bu kavram, bireylerin toplumsal yaşama katılım şekillerini doğrudan etkiler.

Toplumsal cinsiyet normları; aile, okul, iş yeri ve medya gibi sosyal etkileşim süreçlerinde öğrenilir ve içselleştirilir. Bu değerler kültürden kültüre farklılık gösterebildiği gibi, zaman içerisinde veya toplumsal kriz dönemlerinde de değişiklik arz edebilir.

Toplumsal Cinsiyet Rollerindeki Kalıplar

Toplumsal cinsiyet rolleri, 0-6 yaş döneminden itibaren ailede pekiştirilmeye başlanır. Bu süreçte kullanılan bazı araçlar şunlardır:

  • Renk Tercihleri: Pembe ve mavi ayrımı.
  • Oyuncaklar: Bebekler ile asker ve silah figürleri.
  • Sıfatlar: "Aslan oğlum" veya "Kız gibi ağlama" gibi ifadeler.
  • Yönlendirilen Faaliyetler: Dikiş nakış kursları veya sert spor dalları.

Bu kalıplar sonucunda kadınların naif ve şefkatli, erkeklerin ise cesur ve koruyucu olması beklenir. Bireylerin kimlikleri, toplumun bu beklentilerine göre şekillenir.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Eşitsizlik Kavramı

Toplumsal cinsiyet eşitliği, karar alma ve uygulama süreçlerinde kadın ve erkeklerin farklı ihtiyaçlarına, önceliklerine ve algılarına eşit değer verilmesidir. Burada eşitlik, "aynı"lık demek değildir. Bireylerin hem farklı hem de eşit olması mümkündür ve gereklidir.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ise hak, sorumluluk ve fırsatlardan eşit yararlanamama durumudur. Toplumun dayattığı bu kalıplara uymayan bireyler; dışlama, damgalama ve fiziksel şiddet gibi tepkilerle karşılaşmaktadır. Bu ayrımcılığa en çok kadınlar ve LGBTİ+ bireyler maruz kalmaktadır.

Şiddetin Tanımı ve Türleri

Şiddet, bir kişiye maddi veya manevi zarar vermek amacıyla uygulanan her türlü kaba kuvvet ve zorlamadır. Birleşmiş Milletler, kadına yönelik şiddeti; fiziksel, cinsel veya psikolojik acı veren, özgürlüğü kısıtlayan her türlü cinsiyete dayalı eylem olarak tanımlar.

Şiddet TürüAçıklama ve Örnekler
Fiziksel ŞiddetKaba kuvvet kullanımı, darp ve yaralama.
Sözel ŞiddetAşağılama, lakap takma, küfür ve hakaret.
Psikolojik ŞiddetYok sayma, değersizleştirme, yalnızlaştırma.
Cinsel ŞiddetTaciz, istismar, ensest ve evlilik içi tecavüz.
Ekonomik ŞiddetMaddi kaynaklardan kasten yoksun bırakma.

Kadına Yönelik Şiddetin Nedenleri

Kadına yönelik şiddetin temelinde toplumsal, biyolojik ve psikolojik faktörler yatar. Ataerkil toplum yapısı, şiddetin en önemli sosyolojik nedenidir. Aile içinde otorite kurmak isteyen erkek, kendi ailesinde gördüğü şiddet modelini tekrar etme eğilimindedir.

2011 yılında yapılan Türkiye Değerler Araştırması'na göre, kadınların %27'si bazı durumlarda şiddeti "hak edilmiş" olarak görebilmektedir. Ayrıca ekonomik güçlükler, stres ve bazı ruhsal bozukluklar da şiddeti tetikleyen unsurlar arasındadır.

Dünya ve Türkiye'den Şiddet İstatistikleri

  • ABD: Her 18 saniyede bir kadın eşi tarafından şiddete maruz kalmaktadır.
  • Fransa: Şiddet kurbanlarının %95'i kadındır.
  • Bangladeş: Cinayetlerin %50'si kocalar tarafından işlenmektedir.
  • Türkiye: Şiddete maruz kalanların %64'ü kadındır. Şaşırtıcı bir şekilde, şiddet vakaları lise ve üniversite mezunları ile orta-üst gelir grubunda da oldukça yaygındır.

Şiddet Karşıtı Hukuksal Düzenlemeler

Türkiye, şiddetle mücadele kapsamında uluslararası ve ulusal düzeyde çeşitli sözleşmelere taraftır:

  1. CEDAW (1985): Kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesini hedefler. Devletlere, eşitliğe aykırı kanunları ve gelenekleri değiştirme görevi verir.
  2. Ek İhtiyari Protokol (2002): Bireylerin iç hukuk yollarını tükettikten sonra CEDAW Komitesi'ne başvurmasına olanak tanır.
  3. Pekin Eylem Platformu (1995): Kadın haklarının geliştirilmesi için küresel bir yol haritasıdır.
  4. Ulusal Mevzuat: Anayasa'nın ilgili maddeleri, Türk Medeni Kanunu, Yeni Türk Ceza Kanunu ve 6284 sayılı yasa kadını ve aileyi korumayı amaçlar.

Önemli Not: LGBTİ+ bireylere yönelik şiddet konusunda iç hukukumuzda henüz somut ve özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 12 No'lu Protokol imzalanmış ancak henüz onaylanmamıştır.

Sonuç olarak, Türkiye'nin toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlaması için katetmesi gereken bir yol olsa da, atılacak hızlı adımlarla bu süreçte ivedi değişimler yaşanması mümkündür.

Etiketler

CinsiyetCinsel danışmanlıktoplumsal cinsiyet

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Pınar Uysal

Aile Danışmanı Pınar Uysal

Aile Danışmanı Pınar Uysal, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesini tamamlayarak Aile Danışmanı unvanının sahibi olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.