Doktorsitesi.com

YALAN SÖYLEME

Çocuk Gelişim Simge Çelik Korkmaz
Çocuk Gelişim Simge Çelik Korkmaz
27 Ağustos 202522 görüntülenme
Randevu Al
Yalan bir hatayı gizlemek amacıyla gerçek dışı olan, başkalarını aldatmak yanıltmak için söylenir, bu bir söz ile olabileceği gibi jest, mimik, yazı dili ya da susarak da ifade edilebilir. Yalan söylemek insanlar tarafından hoş karşılanmayan bir davranıştır. Hiç yalan söylemeyen insan ise yok denecek kadar azdır. Bazı insanlar karşısındakini kırmamak için yalan söylerler, adına ise ‘’beyaz yalan’’ derler, yalanın beyazı siyahı yoktur tabi ki yalan yalandır. Davet eden kişiye ‘’Seninle olmaktan hoşlanmıyorum.’’ demek yerine ‘’Gelmeyi çok isterdim ama rahatsızım, o yüzden gelemeyeceğim’’ gibi yalanlara başvururlar ve bunun kimseye zarar vermediğini düşünürler, oysa ki kendilerine yapıldığında ise bu durumdan hoşlanmazlar, gerçeği söylemediği için dürüst olmadığını düşünürler ve tepki verirler.
YALAN SÖYLEME

Çocuklarda yalan söyleme nasıldır?

Çocukların yalan söyleyip söylemediği nasıl anlaşılır?

Gerçeği söyleme gerçeği görmeye dayanır. 5-6 yaşından önce çocuklar hayal ile gerçeği iyi şekilde ayırt edemezler bu nedenle de bazı olayları çarpıtarak anlatabilirler. Çocuklar için oynadığı oyunlar, gördüğü rüyalar, dinledikleri masallar gerçek ve canlıdır. Onlar için bunlar olmuş gibi kabul edilir. Bu nedenle anlattığı hayal ürünü olaylar ve hikayeler yalan değildir bu şekilde değerlendirilmemelidir ve engellenmemelidir. Hayal gücü kesinlikle engellenmemelidir, çocuk gerçeğe hayal gücü ile ulaşır. Piaget’e göre bu dönemde hemen hemen tüm çocuklarda görülebildiği olağan bir durumdur. Yalanla, gerçeği görememe durumu çocukta iyi ayırt edilmelidir.

Okul öncesi dönemde çocuk yalan söyler mi? Evet söyler ama yukarıdaki nedenlerden değil. Bir grup içerisinde statüsünü yükseltmek veya korumak adına yalana başvurabilir. Annesi olmayan bir çocuk bunu utanılacak bir durum olarak görebilir ve annesinin olduğunu hatta onunla çok güzel vakitler geçirdiğini söyleyebilir. Köpekten korkan bir çocuk, arkadaşlarına hafta sonu kocaman bir köpeği gezdirdiğini söyleyebilir. Kardeş kıskançlığı yaşayan bir çocuk annesine kardeşini çok sevdiğini söyleyebilir. Amaç başkaları tarafından kabul edilmek, sevilmek, önemsenmek, değer görmektir. Baskıcı ailede büyüyen bir çocuk da yalana kolaylıkla yönelebilir. İstemeden veya isteyerek kırdığı bir nesne için ben kırmadım, Ayşe kırdı diyebilir.

Çocuk hayal ile gerçeği birbirinden ayırt edecek olgunluğa ulaştıktan sonra da yalan söyleyebilir.   Çevresindekilerin rahatlıkla yalan söyleyebildiğini gören çocuk, yalan söylenilebilir bu demek ki kötü bir davranış değildir diye düşünebilir.

Yalan söyleyerek cezadan kurtulan bir çocuk ise bu yalanı alışkanlık haline getirecektir ve istenmedik bir durum karşısında yalan ile kaçma davranışı sergileyecektir.

Bazen çocuklar evde olan durumları dışarıda yabancı ile paylaştıklarında ebeveynleri ‘’Gerçek her yerde söylenmez.’’ ‘’Gerçeği söylemen sana ne kazandırıyor.’’ vb söylemlerle çocukları gerçek dışı söylemlere istemsizce itekleyebiliyorlar.

Ergenlik dönemde yalanlar sosyal yalan şekli ile karşımıza çıkar. Nezaket ve gönül alma nedenlerine dayanır.

Bilişsel yetersizlikleri olan çocuklar gerçeğe uygun olmayan yalanlar söylerken, üstün zekalı çocuklar ise mantığa daha uygun yalanlar söylerler ve ayrıntılı hikayeler anlatırlar. Suç işleyen çocukla, suç işlemeyenlere oranla daha fazla yalan söylerken, kendileri ve çevreleriyle uyumlu ilişkiler kuran çocukların yalan söylediğine çok az rastlanmıştır.

Yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmiş bir çocuğu tedavi etmek, yalan söylemeyi önlemekten çok daha zordur.

Çocukların 7-8 yaşlarında hayal ile gerçeği ayırt etmeleri beklenir. Çocuk bu olgunluğa ulaştığı halde yalan söylüyorsa ve ailenin önlemlerine rağmen bu durum devam ediyorsa uzman tedavisi gerektirir. Böyle bir durum davranış bozukluğu olarak nitelendirilir.

Etiketler

#yalansöyleme

Yazar Hakkında

Çocuk Gelişim Simge Çelik Korkmaz

Çocuk Gelişim Simge Çelik Korkmaz

1989 yılında Mersin’de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini tamamladıktan sonra önlisans eğitimini %75 burs ile Çağ Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünü bölüm birincisi olarak 3.96/4.0 diploma notu ile Üstün Başarı Belgesi alarak tamamlamıştır. Alanı beğendiği, benimsediği, çocuklarla iletişimi güçlü olduğu için DGS’yi kazanarak Nevşehir’de Kapadokya Üniversitesi'ne yerleşmiştir. Bu üniversitede de 3.89/4.0 diploma notu ile bölüm birincisi olmuş ve Yüksek Onur Belgesi alarak Çocuk Gelişimi bölümünü bitirmiştir. Bitirme tezinde Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi’ne yönelik araştırmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Benzer Makaleler