Doktorsitesi.com

Vulvar (Genital) Varisler

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu
Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu
24 Mart 2016811 görüntülenme
Randevu Al
Vulvar (Genital) Varisler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Vulvar (Genital) Varis Nedir?

Vulvar varisler, diğer adıyla genital varisler, özellikle ikinci hamilelik süreciyle birlikte sıkça karşılaşılan bir toplardamar hastalığıdır. Bu durum, bacaklarda gözlenen varisler veya anüs bölgesinde oluşan basur (hemoroid) ile büyük benzerlik taşır. Temel olarak genital bölgedeki toplardamarların genişlemesiyle karakterize olan bu rahatsızlık, uzman takibi gerektiren bir süreçtir.

Hamilelikte Vulvar Varis Neden Olur?

Bu rahatsızlığın hamilelik döneminde belirginleşmesinin en temel nedeni, vücuttaki hormonal değişimlerdir. Damar genişletici özelliklere sahip olan östrojen ve progesteron hormonlarının artan seviyeleri, damar duvarlarının esnemesine yol açar. Bu hormonal artış, toplardamarların genişlemesine ve dolayısıyla genital bölgede varis oluşumuna zemin hazırlar.

Genital Varis Belirtileri ve Gözlendiği Bölgeler

Vulvar varisler sıklıkla dış genital bölgede (vulva) ve bazen de iç genital bölgede (vajina) ortaya çıkar. Konunun hassasiyeti nedeniyle gerçek görülme oranlarını saptamak zor olsa da hastaların yaşadığı semptomlar benzerlik gösterir. Çoğu zaman herhangi bir şikayete yol açmayan bu varisler, semptomatik hale geldiğinde şu belirtilerle kendisini gösterir:

  • Genital bölgede künt karakterli ağrı ve kaşıntı hissi,
  • Cinsel birleşme sırasında ağrı (disparoni),
  • Genital bölgede gözle görülür derecede genişlemiş toplardamarlar,
  • Özellikle yürürken artan rahatsızlık hissi ve dolgunluk.

Tanı Yöntemleri: Transvajinal Doppler Ultrasonografi

Doğru tanı, hastanın öyküsünün dikkatle dinlenmesi ve detaylı bir fizik muayene ile kolaylıkla konulabilir. Ancak, kesin teşhis ve damar yapısının incelenmesi için transvajinal doppler ultrasonografi temel tanı yöntemi olarak kabul edilir. Vulvar varis şüphesiyle başvuran her hastada bu görüntüleme yönteminin kullanılması, sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Hamilelik Döneminde Destekleyici Tedavi Seçenekleri

Rahatsızlık genellikle gebelik döneminde başladığı için uygulanan tedaviler daha çok destekleyici niteliktedir. Bu süreçte temel hedef, vulvar bölgedeki toplardamar içi basıncı düşürmektir. Hastalara önerilen başlıca yöntemler şunlardır:

Uygulama YöntemiSağladığı Fayda
Özel Varis ÇoraplarıHamileler için tasarlanan bu çoraplar damar basıncını dengeler.
Pozisyon DeğişimiUzun süre aynı pozisyonda kalmamak kan dolaşımını rahatlatır.
Fiziksel AktiviteDüzenli yürüyüş ve ılık suda yüzmek dolaşımı destekler.
Soğuk KompresGenişlemiş damarlar üzerine uygulandığında rahatlama sağlar.
ElevasyonBacakların ve kalçanın yukarı kaldırılması basıncı azaltır.

Doğum Süreci ve Doğum Sonrası İyileşme

Vulvar veya genital bölge varisleri, genellikle normal (vajinal) yolla doğumu engellemezler. Doğum esnasında bu genişlemiş damarlarda bir kanama meydana gelirse, bu durumun kontrol altına alınması tıbbi olarak oldukça kolaydır. Doğumun ardından, östrojen ve progesteron hormonlarının etkisinin azalmasıyla birlikte bu varisler genellikle 6 hafta içerisinde kendiliğinden kaybolur.

Doğum Sonrası Kalıcı Varislerde Skleroterapi

Eğer varisler doğumdan sonraki 2-3 aylık süreçte hala devam ediyorsa, tedavi seçenekleri değerlendirilir. Bu aşamada skleroterapi (iğne tedavisi) ilk tercih edilen yöntemdir. Ancak skleroterapi uygulanmadan önce, altta yatan bir pelvik venöz konjesyon durumu olup olmadığını ayırt etmek için mutlaka ayrıntılı bir transvajinal doppler ultrasonografi yapılmalıdır.

Etiketler

Varis nedirVulvar varis

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Prof. Dr. Mehmet Ümit ERGENOĞLU, 1966 yılında ABD’de doğmuştur. İhtisası sonrasında ABD’de Baylor College of Medicine, Methodist Hastanesi'nde ve Cleveland Clinic Foundation’da 6 yıl görev yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.