VARİS YAPIŞTIRICI

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Varis Tedavisinde Modern Yaklaşımlar ve Yapıştırıcı Yöntemi
Günümüzde varis tedavisi, ultrason eşliğinde gerçekleştirilen teknolojik uygulamalarla tıp dünyasında yeni bir boyut kazanmıştır. Tedavinin temel amacı, varis oluşumuna sebebiyet veren ve kaçak yapan damarın dolaşım dışına çıkarılarak tıkanmasını sağlamaktır. Radyofrekans, lazer ve son dönemde popülerleşen yapıştırıcı (siyanoakrilat) yöntemleri, klasik cerrahi müdahalelere oranla çok daha düşük tekrarlama riski sunmaktadır.
Yapıştırıcı (Siyanoakrilat) Tedavisi Hangi Durumlarda Uygulanır?
Varis hastalığında her yöntem her hasta için uygun olmayabilir. Ameliyatsız varis tedavisi seçeneklerinden biri olan yapıştırıcı yönteminin tercih edilmesi için belirli klinik kriterler mevcuttur. Özellikle toplardamar çapının 5 mm’den fazla olduğu ve kaçak seviyesinin 3. veya 4. dereceye ulaştığı vakalarda, yapıştırıcı yöntemi çok daha başarılı sonuçlar vermektedir.
Siyanoakrilat ve Radyofrekans Yöntemleri Arasındaki Farklar
Lazer ve radyofrekans tekniklerinde, yüksek enerjinin çevre dokulara zarar vermesini engellemek amacıyla damar çevresine tümesan anestezi adı verilen sıvı bir madde enjekte edilir. Bu işlem hastada geçici bir rahatsızlık oluşturabilir ve genellikle bir gece hastanede yatış gerektirebilir.
Siyanoakrilat (yapıştırıcı) yönteminin avantajları ise şunlardır:
- Tümesan anestezi uygulamasına ihtiyaç duyulmaz.
- Hasta konforu en üst seviyededir.
- İşlemden yaklaşık dört saat sonra hasta taburcu edilebilir.
- Çevre dokularda ısıya bağlı hasar riski yoktur.
Bilimsel Verilerle Varis Tedavisinde Başarı Oranları
Türkiye kaynaklı yapılan güncel bir bilimsel çalışmada (J Vasc Surg Venous Lymphat Disord. 2019), 128 hasta siyanoakrilat, 116 hasta ise radyofrekans yöntemiyle tedavi edilmiştir. 12 aylık takip süreci sonunda elde edilen Renkli Doppler ultrason sonuçları şu şekildedir:
| Tedavi Yöntemi | 12. Ay Tam Tıkanıklık (Başarı) Oranı | Yan Etki Görülme Sıklığı |
|---|---|---|
| Siyanoakrilat (Yapıştırıcı) | %99,5 | %4,3 - %12 |
| Radyofrekans | %100 | %12 - %29 |
Yan Etki ve Komplikasyon Değerlendirmesi
Yapılan araştırmalar, ağrı, ekimoz (kızarıklık), deride yanık ve hassasiyet gibi şikayetlerin siyanoakrilat grubunda, radyofrekans grubuna göre anlamlı derecede daha az görüldüğünü kanıtlamıştır. Klinik tecrübelerimiz, bu komplikasyon oranlarının gerçek uygulama ortamında çok daha düşük seviyelerde seyrettiğini göstermektedir.
Sonuç: Varis Tedavisinde Geleceğin Teknolojisi
Siyanoakrilat, yakın gelecekte radyofrekans ve lazer yöntemlerinin yerini alabilecek potansiyele sahip, hasta dostu bir uygulamadır. Hem iyileşme süresinin kısalığı hem de yan etki profilinin düşüklüğü ile varis hastalığı tedavisi sürecinde büyük bir avantaj sağlamaktadır. Ülkemizden çıkan bilimsel çalışmaların da bu başarıyı desteklemesi, tıp dünyası adına gurur verici bir gelişmedir.
Sağlıcakla kalın.
Referans: J Vasc Surg Venous Lymphat Disord. 2019 Jan 14. Ovalı C, Sevin MB.


