Doktorsitesi.com

Varis Tedavisi

Dr. Ahmet Ersin Atay
Dr. Ahmet Ersin Atay
17 Ocak 20131148 görüntülenme
Randevu Al
  • Varis, toplardamarlardaki kapakçıkların bozulması sonucu kanın kalbe dönemeyip damarlarda birikmesiyle oluşur ve özellikle uzun süre ayakta kalanlarda, kadınlarda ve hareketsiz kişilerde daha sık görülür.
  • Tedavi edilmediği takdirde estetik sorunların ötesine geçerek şiddetli ağrılara, damar iltihabına ve hayati risk taşıyan pıhtılaşma sorunlarına yol açabilir.
  • Varisler kendiliğinden iyileşmez; damarın boyutuna ve durumuna göre cerrahi müdahale, skleroterapi veya lazer gibi farklı tıbbi yöntemlerle tedavi edilmeleri gerekir.
Varis Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Varis Nedir?

Varis, dokulardaki kirli kanı kalbe geri taşıyan toplardamarların genişlemesi, uzaması ve büklümlü bir hal alması durumudur. Normal şartlarda toplardamarların içinde kanın geriye kaçışını engelleyen ve yerçekimine karşı tek yönlü hareketi sağlayan kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıkların fonksiyonel yapısı bozulduğunda kan kalbe etkili şekilde dönemez ve yüzeysel damarlarda birikerek varisli görünümü oluşturur.

Varis Neden Oluşur?

Toplardamarlardaki kapakçık sisteminin bozulmasını tetikleyen pek çok faktör bulunmaktadır. Özellikle hareketsiz yaşam tarzı ve uzun süre sabit durmak damar sağlığını olumsuz etkiler. Varis oluşumuna zemin hazırlayan temel etkenler şunlardır:

  • Sürekli ayakta durmayı gerektiren meslekler
  • Genetik yatkınlık ve yaşlılık
  • Hamilelik ve aşırı kilo (şişmanlık)
  • Toplardamarlarda meydana gelen tıkanıklıklar

Risk grupları incelendiğinde; öğretmenler, hemşireler, cerrahlar, polisler ve garsonlar yüksek risk altındadır. Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla 4 kat daha fazladır. Buna karşın, baldır kaslarını aktif kullanan sporcularda varis gelişme olasılığı oldukça düşüktür.

Varis Hayatımızı Nasıl Etkiler?

Varis, başlangıç aşamasında genellikle estetik kaygılar ve cilt altında görülen mor/kırmızı damar ağlarıyla kendini gösterir. Ancak tedavi edilmediğinde süreç daha ciddi bir boyuta evrilir. İlerleyen dönemlerde bacaklarda şiddetli ağrılar, kramplar ve tromboz (damar tıkanıklığı) riski artar.

Damar içinde oluşan pıhtıların kalbe veya beyne atması hayati riskler doğurabilir. Ayrıca varisli bölgelerde şu komplikasyonlar görülebilir:

  • Flebit (damar iltihabı)
  • Ciltte kanamalar
  • İyileşmesi güç varis ülserleri

Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?

Oluşmuş varisler ilaç kullanımıyla veya kendiliğinden ortadan kalkmaz; aksine zamanla ilerleme eğilimi gösterirler. Günümüzde varislerin yok edilmesi için kullanılan temel tedavi yöntemleri şunlardır:

1. Cerrahi Müdahale (Ameliyat)

Çapı 3 mm ve daha büyük olan iri tip varislerde en etkili yöntem cerrahidir. Klasik ameliyatta problemli toplardamar vücuttan çıkarılır. Bu yöntemle %95 oranında başarı sağlanırken, hastanın birkaç gün hastanede kalması gerekebilir.

2. Varis Çorabı

Şikayetleri hafif olan, ameliyat riski taşıyan veya başlangıç aşamasındaki hastalar için destekleyici bir yöntem olarak tercih edilir.

3. Skleroterapi (İğne Tedavisi)

Özellikle yüzeye yakın, 1-1,5 mm çapındaki varislerin tedavisinde kullanılır. İnce bir iğne yardımıyla damar içine kurutucu ilaçlar (genellikle yüksek konsantrasyonlu tuzlar) enjekte edilir. Kapanan damar vücut tarafından zamanla eritilir.

Skleroterapinin AvantajlarıKimlere Uygulanmaz?
Kullanılan ilaç miktarı azdır.Kontrolsüz diyabet hastaları
İlaç sadece uygulandığı damarda kalır.Hamile ve emziren kadınlar
Tedavi sonrası iz veya leke kalmaz.Pıhtılaşma önleyici ilaç kullananlar
Kapanan damarlar yeniden açılmaz.Derin ven trombozu geçmişi olanlar
İstirahat gerektirmez, günlük hayata dönülür.Bölgesel cilt enfeksiyonu olanlar

4. Lazerle Varis Tedavisi

İnce ve kılcal damar şeklindeki varislerin lazer ışını ile yakılarak yok edilmesi işlemidir. Genellikle 1-3 seans yeterli olur. Lazerin etkinliği için cildin açık renkli olması avantaj sağladığından, tedavinin kış ve ilkbahar aylarında yapılması önerilir. Lazerle yakılan kılcal damarlarda tekrar açılma gözlenmez.

Yazar Hakkında

Dr. Ahmet Ersin Atay

Dr. Ahmet Ersin Atay

Dr. Ahmet Ersin ATAY, 1969 yılında Gaziantep’te doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerini Gaziantep’te bitirdikten sonra 1987 yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başlamıştır. 1993 yılında eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.