Doktorsitesi.com

VARİS ENDOVENÖZ ABLASYON

Prof. Dr. Serdar Akgün
Prof. Dr. Serdar Akgün
13 Ekim 2022126 görüntülenme
Randevu Al
Toplumda büyük çaplı toplardamarlarda varis % 30 – 40 oranında yüzeyel kılcal ve küçük çaplı varislerin eşlik ettiği tablo saptanmıştır.
VARİS ENDOVENÖZ ABLASYON
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Varis Hastalığı ve Toplumdaki Yaygınlığı

Toplumda büyük çaplı toplardamarlarda görülen varis, yüzeyel kılcal ve küçük çaplı damar genişlemeleriyle birlikte %30 ile %40 oranında bir yaygınlığa sahiptir. Bu tablo, bireylerin yaşam konforunu ciddi şekilde etkilemekte ve çalışma hayatında önemli güçlükler yaratmaktadır.

1988 yılında İskandinavya’da gerçekleştirilen bir araştırma, bu hastaların %10’unda işe gitmeyi engelleyecek boyutta komplikasyonlar geliştiğini ortaya koymuştur. İngiltere’de yılda yaklaşık 80.000 varis ameliyatı yapıldığı göz önüne alındığında, hastalığın küresel ölçekteki yaygınlığı daha net anlaşılmaktadır.

Varis Cerrahisinin Tarihsel Gelişimi

Varis cerrahisine dair tarihteki en eski ve önemli metinlerden biri, 1465 yılında Osmanlı döneminde Şerafettin Sabuncuoğlu tarafından kaleme alınan “Cerrahiyyetu’l Haniyye” (İmparatorluk Cerrahisi) isimli eserdir. Bu eserde ilk varis cerrahisi teknikleri detaylıca tanımlanmıştır. Kitabın orijinal nüshaları günümüzde Fatih Millet Kütüphanesi, Çapa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Bölümü ve Fransa Ulusal Kütüphanesi'nde muhafaza edilmektedir.

Batı dünyasında ise varis cerrahisini açıklayan ilk kişi, 1546 yılında yayımladığı "De humani corporis fabrica" adlı anatomi ve cerrahi kitabıyla Padua Üniversitesi'nden Andreas Vesalius olmuştur.

Klasik Varis Cerrahisi Yöntemleri

Modern anlamda varis cerrahisinin temelleri 1891 yılında Trandelenburg tarafından atılmıştır. 1950’li yıllardan itibaren standart hale gelen bu yöntem, yetmezlik gösteren yüzeyel toplardamarın çıkartılması ve kasık bölgesindeki dallarının bağlanması esasına dayanır.

Klasik Ameliyat Süreci ve İyileşme

Klasik cerrahi yöntemlerde uygulama genellikle şu şekilde ilerler:

  • Anestezi: Genel anestezi yerine genellikle bölgesel anestezi tercih edilir.
  • İşlem: Kasık ve ayak bileğinden yapılan insizyonlar (kesiler) aracılığıyla ilgili toplardamar vücut dışına çıkartılır.
  • Mikroflebektomi: Eğer ana damara eşlik eden genişlemiş yan dallar varsa, bunlar da küçük kesilerle temizlenir.
  • Taburcu Süreci: Hastalar genellikle aynı gün veya en geç ertesi gün taburcu edilerek erken dönemde mobilize edilir.
  • Sonrası: Bir hafta sonra dikişler alınır ve hastanın bir süre varis çorabı kullanması gerekir.

Modern ve Ameliyatsız Varis Tedavisi Teknikleri

2000’li yıllardan itibaren elektromanyetik kaynaklı teknolojiler, klasik cerrahinin yerini almaya başlamıştır. Bu yöntemler daha yüksek hasta konforu ve daha başarılı estetik sonuçlar sunmaktadır.

YöntemUygulama TekniğiAvantajları
EVLT (Lazer)Damar içine yerleştirilen kateterle damar duvarının yakılarak kapatılmasıdır.Klasik cerrahiye göre daha konforludur.
RadyofrekansSes dalgaları kullanılarak yetmezlikli damarın kapatılması işlemidir.İyileşme süreci hızlıdır.
Yapıştırıcı (Glue)Damar içine medikal yapıştırıcı uygulanarak damarın kapatılmasıdır.En modern ve avantajlı tekniklerden biridir.

Modern Tekniklerin Avantajları Nelerdir?

Endovenöz (damar içi) yöntemler ultrason eşliğinde gerçekleştirilir ve hastanın aynı gün içinde normal hayatına dönmesine olanak tanır. Bu yöntemlerin tercih edilme nedenleri şunlardır:

  1. Düşük Tekrarlama Oranı: Varislerin yeniden oluşma riski klasik yönteme göre daha düşüktür.
  2. Hızlı İşe Dönüş: Hastalar genellikle günübirlik taburcu edilir ve kısa sürede iş başı yapabilir.
  3. Minimal İnvaziv: Klasik cerrahideki büyük kesiler yerine küçük giriş noktaları kullanılır.

Bu modern tekniklerin maliyetleri klasik cerrahiye oranla daha yüksek olsa da sağladığı konfor ve düşük nüks oranları nedeniyle günümüzde daha sık uygulanmaktadır.

Etiketler

VARİS AMELİYATSIZ

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Serdar Akgün

Prof. Dr. Serdar Akgün

Prof. Dr. Serdar AKGÜN, tıp eğitimini 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'nda yapmış ve Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.