KARIN DAMARINDA BALONLAŞMA

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Aort Damarı Nedir ve Görevleri Nelerdir?
Aort, kalpten çıkan ve vücudun en büyük ana atardamarı olma özelliğini taşıyan hayati bir yapıdır. Temel görevi, kalbin pompaladığı oksijenlendirilmiş kanı ve gerekli besin maddelerini tüm vücuda dağıtmaktır. Vücuttaki tüm diğer atardamarlar, aort damarından veya onun yan dallarından köken alır.
Aort damarı, seyrettiği bölgeye göre beş ana bölüme ayrılmaktadır:
- Çıkan Aort: Kalpten çıkan ilk bölümdür.
- Transvers Aort: Beyin damarlarının ayrıldığı yatay seyreden kısımdır.
- İnen Aort: Transvers aortadan sonra aşağıya doğru yönelen bölümdür.
- Torasik Aort: Göğüs kafesi içerisinde kalan kısımdır.
- Abdominal Aort: Karın boşluğu içinde yer alan bölümdür.
Anevrizma (Damar Balonlaşması) Nedir?
Etimolojik olarak Yunanca "genişleme" anlamına gelen anevrizma, en yalın tanımıyla bir atardamarın çapının normalden %50'den fazla genişlemesi durumudur. Halk arasında bu durum sıklıkla "damar balonlaşması" olarak ifade edilir. Anevrizmalar yapısal özelliklerine göre ikiye ayrılır:
- Gerçek Anevrizma: Damar duvarını oluşturan tüm katmanların genişlemeye dahil olmasıdır.
- Yalancı (Psödo) Anevrizma: Damar duvarının tüm katmanlarını içermeyen, sınırlı bir genişleme türüdür.
Aort Anevrizmasının Nedenleri Nelerdir?
Anevrizma gelişimi birçok farklı faktöre bağlı olarak ortaya çıkabilir. Yüksek tansiyon (hipertansiyon), sigara kullanımı, damar sertliği (kireçlenme), çeşitli enfeksiyonlar ve bağ dokusu hastalıkları temel nedenler arasındadır. Ayrıca yaşlanma süreciyle birlikte atardamarlar elastikiyetini kaybeder; bu durum belirli bir noktaya kadar yaşla ilişkilidir. Genetik geçişli bir bağ dokusu bozukluğu olan Marfan Sendromu da aort anevrizmasına yol açan önemli bir etkendir.
Abdominal Aort Anevrizması (AAA)
Aort damarında anevrizmanın en sık görüldüğü bölge karın bölgesidir. Özellikle böbrek damarlarının alt kısmında (infrarenal) görülen bu tipi, kalpten çıkan ilk bölgedeki anevrizmalar takip eder. Karın bölgesindeki bu genişlemeye Abdominal Aort Anevrizması adı verilir.
Damar çapındaki değişimler ve müdahale sınırları şu şekildedir:
| Durum | Damar Çapı |
|---|---|
| Normal Aort Çapı | 2 - 2,5 cm |
| Anevrizma Tanı Sınırı | 4 cm ve üzeri |
| Müdahale Eşiği (Erkek) | 5,5 cm |
| Müdahale Eşiği (Kadın) | 5,0 cm |
Hastalığın Seyri ve Görülme Sıklığı
Abdominal aort anevrizması genellikle sinsi bir seyir izler ve belirti vermez. Ancak damarın aniden yırtılması (rüptür) hayati tehlike arz eden ağır bir tabloya yol açar. İstatistiksel veriler hastalığın ciddiyetini ortaya koymaktadır:
- 50 yaş üstü bireylerde görülme sıklığı 100.000'de 6-10 arasındadır.
- Erkeklerde kadınlara oranla 3 kat daha fazla görülür.
- Otopsi sonuçlarına göre toplumda %2-7 oranında rastlanır.
- ABD'de her yıl yaklaşık 15.000 kişi, yırtılmaya bağlı gelişen şok tablosu nedeniyle hayatını kaybetmektedir.
Aort Anevrizmasının Belirtileri Nelerdir?
Birçok olgu asemptomatik yani belirtisiz seyretse de, bazı durumlarda şu klasik belirtiler gözlemlenebilir:
- Ağrı: Karın içinden bele doğru yayılan veya karnın arka tarafına vuran şiddetli ağrı.
- Karında Kitle: Karın bölgesinde nabızla birlikte atan (pulsatil kitle) bir yapının hissedilmesi. Zayıf kişilerde dışarıdan daha net fark edilebilir.
- Hipotansiyon: Tansiyon düşüklüğü. Genellikle yırtılma veya sızma tarzı kanamalarda görülür.
Bu belirtilere ek olarak, kan kaybına bağlı olarak hastalarda anemi (kansızlık) ve taşikardi (nabız yüksekliği) gelişebilir.
Teşhis ve Tanı Yöntemleri
Abdominal aort anevrizmaları genellikle başka bir şikayetle yapılan kontroller sırasında tesadüfen teşhis edilir. Tanı sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:
- Karın Ultrasonu: Genişleyen damarın tespitinde en pratik ve etkili yöntemdir.
- Bilgisayarlı Tomografi (BT): Detaylı görüntüleme için ikinci sırada tercih edilir.
- MR Anjiyografi: Damar yapısını incelemek için yararlı bir yöntemdir.
Önemli bir not olarak; anevrizma şüphesi olan hastalarda yırtılma riski nedeniyle kasıktan klasik anjiyo tercih edilmez. 65 yaş üstü bireylerde tarama amaçlı şah damarı ve karın ultrasonu yapılması önerilir.
Tedavi Yöntemleri: Cerrahi ve Endovasküler Tamir
Tedavi planı anevrizmanın çapına göre belirlenir. Çapı 5 cm'nin altında olan hastalar genellikle 6 aylık aralıklarla ultrason takibine alınır. Müdahale kararı verildiğinde iki ana yöntem uygulanır:
Klasik Cerrahi Yöntem
Karın bölgesinin açılarak anevrizmalı bölgeye sentetik, iki bacaklı pantolon greft yerleştirilmesi işlemidir.
Endovasküler Tamir (EVAR)
Günümüzde uygun hastalarda tercih edilen, anjiyo yöntemiyle damar içinden stent yerleştirilmesi işlemidir. Endovasküler Tamir yönteminin avantajları şunlardır:
- Daha yüksek hasta konforu ve düşük risk.
- Daha kısa hastanede kalış süresi.
- Daha az kan kullanımı ve düşük enfeksiyon riski.
- Özellikle yırtılan anevrizmalarda hayati riskin azaltılması.
Her hasta bu yöntem için uygun olmayabilir; gerekli teknik ölçümler yapıldıktan sonra uzman hekim tarafından en doğru tedavi yöntemine karar verilir.



