Doktorsitesi.com

Varis

Prof. Dr. Tankut Akay
Prof. Dr. Tankut Akay
10 Aralık 20121172 görüntülenme
Randevu Al
  • Varis, toplardamar kapakçıklarının bozulması sonucu kanın geri kaçarak damarlarda göllenmesiyle oluşan, özellikle genetik yatkınlık ve hareketsiz yaşam tarzıyla tetiklenen bir hastalıktır.
  • Hastalık, bacaklarda ağrı ve şişlik gibi belirtilerle başlayıp tedavi edilmediği takdirde ciltte renk değişimlerine ve iyileşmesi güç açık yaralara yol açabilmektedir.
  • Tanısı Doppler Ultrasonografi ile konulan varislerin tedavisinde yaşam tarzı değişikliklerinin yanı sıra skleroterapi, lazer ve cerrahi müdahale gibi modern yöntemler uygulanmaktadır.
Varis
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Varis Nedir ve Neden Oluşur?

Varis, toplardamarların kalıcı olarak genişlemesi, uzaması ve kıvrımlı bir hal alması durumudur. Toplardamar sisteminin temel görevi, dokularda biriken kanı kalbe geri taşımaktır. Atardamarların aksine, toplardamarların içerisinde kanın yerçekimine karşı tek yönde hareket etmesini sağlayan hassas kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar bozulduğunda kan geri kaçar ve damarlarda göllenme yaparak varis gelişimine neden olur.

Dünya genelinde yetişkin nüfusun %15-20'sini etkileyen bu hastalık, kadınlarda erkeklere oranla 2-4 kat daha fazla görülmektedir. Özellikle 20-70 yaş arası kadınların %55'i varis şikayeti yaşamaktadır. Hastalığın gelişiminde genetik faktörler oldukça etkilidir; ailesel geçiş oranı %50'nin üzerindedir.

Varis Kimlerde Görülür ve Risk Faktörleri Nelerdir?

Günümüzün modern çalışma koşulları, belirli grupları varis hastalığı açısından daha yüksek risk altına sokmaktadır. Özellikle aşağıdaki faktörler hastalığın gelişimini tetikler:

  • Hareketsiz yaşam ve sürekli oturarak çalışmak,
  • Uzun süre ayakta sabit durmayı gerektiren meslekler,
  • Hamilelik ve aşırı kilo (şişmanlık),
  • Doğum kontrol hapları ve menopoz sonrası uygulanan hormon tedavileri,
  • Genetik yatkınlık.

Varis Belirtileri ve Şikayetler

Varis şikayetleri, damarların çapına ve hastalığın evresine göre değişiklik gösterir. Kılcal varisler (yaklaşık 1 mm çapında) genellikle sadece görüntü bozukluğuna yol açarken, 3-4 mm üzerindeki varislerde daha ciddi semptomlar başlar:

  • Bacaklarda ağrı, şişme, hassasiyet ve ağırlık hissi,
  • Dinlenmekle geçmeyen sürekli sızlama,
  • Gece krampları, yanma ve kaşıntı,
  • Gün sonunda ayakkabıların dar gelmesi (ödem),
  • Kadınlarda adet dönemlerinde artan şikayetler.

Hastalığın İlerlemiş Dönem Komplikasyonları

Tedavi edilmeyen varislerde ayak bileği çevresinde siyaha yakın renk değişikliği ve kaşıntılı yaralar oluşabilir. Bu yaraların tedavisi oldukça güçtür ve uzun süreli pansuman gerektirir. Ayrıca, kanın göllendiği bu alanlar enfeksiyon gelişimi için uygun ortam hazırlar; bu da bölgesel ısı artışı, kızarıklık ve şiddetli şişliğe neden olabilir.

Venöz Yetmezlik Evreleri (Klinik Sınıflandırma)

Venöz yetmezlik olarak da adlandırılan varis hastalığı, şiddetine göre 6 ana grupta incelenir:

DereceKlinik Durum
Derece 0Görülebilen toplardamar hastalığı yok
Derece 11-3 mm çapında ince varisler
Derece 24 mm üzerinde gerçek varisler
Derece 3Bacakta belirgin şişlik
Derece 4Ciltte kahverengi-siyah renk değişiklikleri
Derece 5Cilt değişiklikleri ve iyileşmiş ayak bileği yarası
Derece 6Açık yara (aktif venöz ülser)

Varis Tanısı Nasıl Konulur?

Varis tanısında ilk adım dikkatli bir hasta öyküsü ve fiziksel muayenedir. Günümüzde en güvenilir ve sık kullanılan tanı yöntemi Doppler Ultrasonografi'dir. Bu yöntem sayesinde:

  1. Derin toplardamarlar detaylıca incelenir.
  2. Kapak yetersizliği ve kaçak noktaları belirlenir.
  3. İşlem ağrısızdır, iğne kullanılmaz ve radyasyon içermez.
  4. Ekonomik bir yöntem olup sıkça tekrarlanabilir.

Varisten Korunma Yöntemleri ve Yaşam Tarzı Önerileri

Varis şikayetlerini azaltmak ve ilerlemesini durdurmak için bacak kaslarının (baldır kasları) çalıştırılması kritiktir. Bu kaslar damarları sıkıştırarak kanın kalbe dönüşünü kolaylaştırır. Önerilen yöntemler şunlardır:

  • Egzersiz: Hızlı tempoda yürüyüş yapın ve yüzün.
  • Hareketlilik: Uzun süre sabit ayakta durmaktan veya oturmaktan kaçının. İş yerinde veya yolculuklarda sık sık kısa yürüyüşler yapın.
  • Pozisyon: Dinlenirken ayaklarınızı kalp seviyesinden yukarıda tutun.
  • Sıcaklıktan Kaçınma: Hamam, sauna, kaplıca ve çok sıcak suyla banyodan uzak durun. Güneşte uzun süre kalmayın.
  • Soğuk Uygulama: Her gün bacaklara dıştan yukarı doğru soğuk duş uygulayın.
  • Kilo Kontrolü: İdeal kilonuzu koruyun ve doktor önerisiyle varis çorabı kullanın.

Modern Varis Tedavi Yöntemleri

Yaşam tarzı değişiklikleri var olan varisleri tamamen yok etmez. Mevcut varislerin tedavisi için damarın yapısına göre farklı yöntemler uygulanmaktadır:

  • Kılcal Damar Tedavileri: Çok ince varisler için TC 3000 (termokoagülasyon), lazer ve skleroterapi kullanılır. TC 3000, her cilt tipine uygun olup çevre dokuya zarar vermeden damarı yok eder.
  • Skleroterapi (Köpük Tedavisi): Damar içine büzüştürücü madde verilerek yüzeyel varislerin kurutulması işlemidir.
  • Lazer ve RF (Radyofrekans) Enerjisi: Büyük varisler için cerrahiye alternatif, daha az travmatik yöntemlerdir. Kanamaya neden olmaz ve hastanın günlük hayatına hemen dönmesini sağlar.
  • Cerrahi Müdahale: İleri derece varislerde tercih edilen geleneksel yöntemdir.

Etiketler

Varisin belirtileri nelerdirVaris ameliyatı nasıldırVaris neden oluşurBacaklarda damarların belirginleşmesiVaris nerelerde oluşurVarisin ameliyatsız tedavisi var mıdırVaris oluşumu önlenebilir mi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Tankut Akay

Prof. Dr. Tankut Akay

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.