Doktorsitesi.com

VAJİNİSMUSTA DOĞRU SANILAN YANLIŞLAR

Prof. Dr. Özgür Deren
Prof. Dr. Özgür Deren
27 Kasım 2015172 görüntülenme
Randevu Al
  • Vajinismus, kadının kendi anatomisi hakkındaki bilgi eksikliği ve bilinçaltındaki korkular nedeniyle vücudun geliştirdiği istemsiz bir savunma mekanizmasıdır.
  • İlk geceye dair abartılı hikayeler ve cinsel ilişki sırasında aşırı acı, kanama veya fiziksel zarar görme endişesi bu durumun temel tetikleyicileridir.
  • Kişi eşini sevse bile, cinselliğe dair negatif kodlamalar ve yanlış inanışlar nedeniyle vücut kendini korumak amacıyla kasılma tepkisi verir.
VAJİNİSMUSTA DOĞRU SANILAN YANLIŞLAR
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Vajinismus Neden Olur? Vücudun Savunma Mekanizması

Kadınlar arasında sıkça dile getirilen "Vajinismus'u vücudum neden yarattı?" veya "Neden vajinismus oldum?" soruları, bu durumu yaşayan pek çok kişinin zihnini meşgul etmektedir. Temel olarak vajinismus, bir kadının kendi cinsel organını yeterince tanıyamaması, bilinçaltı korkuları ve kulaktan dolma yanlış bilgilerle zihninin karışması sonucunda ortaya çıkar. Bu durum, vücudun algılanan bir tehdide karşı geliştirdiği istemsiz bir tepkidir.

Vajinismusta Sık Karşılaşılan Yanlış İnanışlar

Vajinismus yaşayan kadınların zihninde, cinsel ilişkiye dair bilimsel temeli olmayan pek çok kaygı bulunmaktadır. Bu kaygılar, kişinin cinsel ilişki sırasında kendisini kasmasına ve süreci imkansız görmesine neden olur. İşte vajinismusta sıkça düşünülen bazı yanlışlar:

  • İlk cinsel ilişkide penis girişiyle birlikte dayanılmayacak kadar acı olacağı düşüncesi.
  • İlk ilişkide aşırı kanama olacağı ve hastanelik olunacağı korkusu.
  • Vajinanın yırtılacağı ve cerrahi dikiş gerekeceği endişesi.
  • Cinsel birleşme sırasında vajinada ciddi ağrı hissedileceği inancı.
  • İlişki sırasında kenetlenip ayrılamama ve hastaneye götürülme korkusu.
  • Kanamadan dolayı hayati risk oluşabileceği düşüncesi.
  • Vajina deliğinin olmadığına veya tamamen kapalı olduğuna dair yanlış algı.
  • İlişki sırasında yanlış bir yere girilmeye çalışılacağı ve zorlanacağı korkusu.
  • Penisin vajinayı parçalayacağı hissi.
  • Kanama olmazsa bakire olmamakla suçlanma kaygısı.

Fizyolojik Kaygılar ve Psikolojik Bariyerler

Birçok kadın, kendi anatomisi hakkında yanlış bilgilere sahip olduğu için süreci bir travma olarak kodlamaktadır. Bu durum, hem fiziksel hem de psikolojik bariyerlerin oluşmasına zemin hazırlar. Özellikle kızlık zarı ve vajina yapısı hakkında şu yanlış düşünceler hakimdir:

  1. Vajina ağzında bir duvar veya engelleyici bir et parçası olduğu inancı.
  2. Kızlık zarının çok içeride, perde veya tül gibi bir yapıda olduğu düşüncesi.
  3. Kızlık zarının adet kanını geçiren jel bir tıkaç gibi algılanması.
  4. Kızlık zarının çok kalın ve vajinanın en derininde, tamamen kapalı olduğu sanrısı.

Bilgi Eksikliği ve Vücudun Kendini Koruma Altına Alması

Kişi eşini sevse dahi, cinsel yakınlaşma anı geldiğinde eşini kendisine zarar verecek biri gibi algılayıp itebilir. Bu durumun temelinde, cinselliğin kişiyi "kirleteceği" veya "kötü kadın" yapacağı gibi negatif kodlamalar yer alabilir. Tüm bu karmaşık duyguların ve korkuların temel kaynağı ise bilgi eksikliğidir.

Maalesef çevreden duyulan abartılı ve korkutucu ilk gece hikayeleri, mevcut kaygıları tetiklemektedir. Vücut, tüm bu hayali korkuları ve acıları yaşamamak adına savunma sistemini devreye sokar. Sonuç olarak, kendisini koruma amacıyla istemsiz kasılmaları, yani vajinismusu yaratır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Özgür Deren

Prof. Dr. Özgür Deren

Prof. Dr. Özgür DEREN, lisans öncesi eğitimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1987 yılında tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1993 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır. 1995-1997 yılları arasında Amerika Yale Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Yüksek Riskli Gebelikler (Perinatoloji) Bölümü'nde Uzman Hekim olarak görev yapmış, 1997 yılında ise tekrar Hacettepe Üniversitesi'ne dönmüştür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.