Türkiye'de Prostat Kanseri
- Prostat kanseri, dünya genelinde ve Türkiye'de erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olarak önemli bir sağlık sorunudur.
- Hastalığın en temel risk faktörleri ilerleyen yaş ve ailedeki genetik yatkınlık olarak belirlenmiştir.
- Erken teşhis için PSA testi ve fiziki muayene kritik rol oynarken, kesin tanı sonrası cerrahi yöntemlerle tedavi ve düzenli takip uygulanmaktadır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Prostat Kanseri ve Küresel Yaygınlığı
Prostat kanseri, dünya genelinde 40 yaş üstü erkeklerde en sık görülen malignitelerden biridir. Yapılan araştırmalar, bu kanser türünün gelişmiş ülkelerde erkeklerde görülen tüm kanserlerin %15'ini, gelişmekte olan ülkelerde ise %4'ünü oluşturduğunu göstermektedir. Gelişmiş ülkelerdeki bu yüksek oran, ortalama yaşam beklentisinin daha uzun olması ve tarama yöntemlerinin daha etkin kullanılmasıyla açıklanmaktadır.
Türkiye'de Prostat Kanseri İstatistikleri
Türkiye'deki kanser kayıt sistemleri üzerinden elde edilen veriler, hastalığın ülkemizdeki ciddiyetini ortaya koymaktadır. Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı'nın 2004-2006 yıllarını kapsayan raporuna göre, prostat kanseri erkeklerde görülen kanserlerin %10.9'unu oluşturmaktadır. Bu veriler ışığında hastalık, akciğer kanserinden sonra erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü konumundadır.
Prostat Kanseri Risk Faktörleri ve Nedenleri
Prostat kanserinin gelişim mekanizması henüz tam olarak aydınlatılamamış olsa da, belirli risk faktörleri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Artan yaş, en önemli risk faktörü olarak kabul edilir; nitekim 40 yaş altındaki erkeklerde görülme oranı yalnızca %0.7 seviyesindedir. Bir diğer kritik faktör ise genetik yatkınlıktır.
Aile Öyküsüne Göre Risk Değişimi:
| Ailedeki Durum | Risk Artış Oranı |
|---|---|
| 1 yakın akrabada (amca, dayı vb.) bulunması | 2 Kat |
| 2 veya daha fazla akrabada bulunması | 5 ile 11 Kat |
Tanı ve Teşhis Süreçleri
Erken teşhis için hastanın detaylı tıbbi hikayesi alındıktan sonra iki temel değerlendirme yapılır. Parmakla rektal muayene sırasında prostat dokusunda saptanan sertlik, düzensiz yapı veya nodül varlığı önemli birer bulgudur. Bununla birlikte, kanda bakılan PSA (prostat spesifik antijen) değerinin yüksekliği de kanser şüphesini artırır.
Klinik şüphe durumunda, kesin tanı için genellikle transrektal ultrasonografi (TRUS) eşliğinde biyopsi istenir. Biyopsi sonucu kanseri doğruladığı takdirde, hastanın durumuna uygun tedavi planlamasına geçilir.
Tedavi Yöntemleri: Radikal Prostatektomi
Prostat kanserinin cerrahi tedavisinde temel yöntem, prostatın (ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin) tamamen çıkarıldığı radikal prostatektomi operasyonudur. Günümüzde bu operasyon modern tıbbın sunduğu şu tekniklerle başarıyla uygulanmaktadır:
- Açık cerrahi
- Laparoskopik (kapalı) cerrahi
- Robot yardımlı (robotik) laparoskopik cerrahi
Operasyon sonrasında hastalığın nüks (tekrar etme) veya metastaz (yayılma) ihtimaline karşı, hastaların belirli aralıklarla PSA düzeyleri üzerinden takibi hayati önem taşımaktadır.
Op. Dr. Murad ÇELTİK
İstanbul Cerrahi Hastanesi
Adres: Ferah Sokak No:22 P.K.:34365 Nişantaşı / İstanbul
Call Center: 444 44 24
Tel: 0212 296 94 50 (PBX)
Fax: 0212 296 94 82
E-Mail: [email protected]




