Doktorsitesi.com

Kısırlık ve akupunkturla tedavisi!

Dr. Hakan Ertok
Dr. Hakan Ertok
12 Eylül 2007995 görüntülenme
Randevu Al
Kısırlık ve akupunkturla tedavisi!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kısırlık (İnfertilite) Nedir?

Kısırlık (infertilite), çiftlerin bir yıl boyunca düzenli ve korunmasız cinsel birleşme yaşamalarına rağmen gebelik elde edememesi durumudur. Ülkemizde kısırlık oranlarına dair kapsamlı bir istatistiksel çalışma bulunmasa da, çiftlerin yaklaşık %10-15'inin bu sorunla karşı karşıya olduğu tahmin edilmektedir.

Sağlıklı Bir Hamilelik İçin Gereken Koşullar

Gebeliğin doğal yollarla gerçekleşebilmesi için hem erkek hem de kadın fizyolojisinde belirli şartların eksiksiz yerine gelmesi gerekir. Sağlıklı bir hamilelik süreci için temel koşullar şunlardır:

  • Erkekte penis sertleşme sorununun bulunmaması,
  • Yeterli miktarda ve kalitede sperm üretimi ile spermlerin rahim içine ulaştırılabilmesi,
  • Kadında yumurtlamanın (ovulasyon) sağlıklı gerçekleşmesi ve yumurtanın tüplere ulaşması,
  • Spermlerin tüplerde yumurtayı başarıyla döllemesi,
  • Döllenen yumurtanın rahim içine tutunarak gelişimini sürdürebilmesi.

Kısırlık Nedenleri ve Görülme Sıklığı

Toplumdaki yaygın inanışın aksine, kısırlık sadece kadın kaynaklı bir sorun değildir. İnfertilite vakalarının dağılımı şu şekildedir:

NedenGörülme Oranı
Kadına bağlı yumurtlama sorunları%10 - 20
Rahim veya tüplere ait sorunlar%15
Hem kadın hem erkek kaynaklı sorunlar%40
Açıklanamayan (nedeni bulunamayan) kısırlık%15

Kısırlık Teşhisi Nasıl Konulur?

Kısırlık nedenlerinin belirlenmesi için hem erkek hem de kadın üzerinde kapsamlı tetkikler yapılmalıdır. Teşhis sürecinde uygulanan temel yöntemler şunlardır:

  1. Spermogram: Erkeklerde sperm kalitesini ve sayısını ölçen tahlil.
  2. Histero-salpingografi (HSG): Kadınlarda rahim ve tüplerin durumunu inceleyen film.
  3. Hormonal Tetkikler: Her iki partnerde de hormon seviyelerinin kontrol edilmesi.
  4. Laparoskopi: Gerekli görülen özel durumlarda başvurulan cerrahi görüntüleme yöntemi.

Akupunktur ile Kısırlık Tedavisi

Kısırlık tedavisinde akupunkturun etkinliği üzerine yapılan bilimsel çalışmalar her geçen gün artmaktadır. ABD'deki Maryland ve Cornell Üniversitelerinde yapılan klinik araştırmalar, akupunkturun geleneksel tıbbi tedavilere ek olarak uygulandığında hamile kalma şansını %50 oranında artırdığını göstermiştir.

Akupunktur Tedavisinin Faydaları

Akupunktur, vücudun genel dengesini düzenleyerek üreme sağlığı üzerinde şu olumlu etkileri sağlar:

  • Hormonal dengenin yeniden kurulmasını sağlar.
  • Yumurtalıkların ve rahmin kanlanmasını artırarak döllenmiş yumurtanın yerleşmesini kolaylaştırır.
  • Sperm kalitesini ve sayısını artırır.
  • Yumurtlama sorunu olan kadınlarda süreci destekler.
  • Depresyon, ruhsal stres ve cinsel isteksizliği ortadan kaldırır.
  • Erkeklerde sertleşme sorunlarının düzelmesine yardımcı olur.

Tedavi Süreci ve Uygulama Şekli

Akupunktur tedavisi genellikle 15-20 seans olarak planlanır. Haftada 2-3 seans şeklinde uygulanan bu yöntemde kulak ve vücut akupunktur tekniklerinden yararlanılır. Hastanın klinik durumuna göre sürece Lazer Akupunktur da dahil edilebilir.

Dikkat Edilmesi Gereken Sınırlandırmalar

Akupunkturun etkili olabilmesi için döllenmeyi engelleyen mekanik bir engelin bulunmaması gerekir. Tüplerdeki tıkanıklıklar veya fibrotik oluşumlar cerrahi müdahale gerektirir. Ayrıca, ön hipofizden salgılanan FSH ve LH hormonları tamamen durmuşsa akupunktur etkili olamaz; bu durumda Hormon Replasmanı tedavisi uygulanmalıdır. Ancak hormonlar az salgılanıyorsa, akupunktur bu salgıyı artırarak hamilelik şansını yükseltmekte oldukça başarılıdır.

Yan etkisinin olmaması, ekonomik olması ve vücudu düzenleyici etkisi nedeniyle akupunktur, mevcut kısırlık tedavilerine eklenmesi önerilen güçlü bir destekleyici yöntemdir.

Etiketler

Kısırlık ve akupunkturla tedavisiAkupunktur ile hamilelik

Yazar Hakkında

Dr. Hakan Ertok

Dr. Hakan Ertok

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.