Doktorsitesi.com

Tüp bebek tedavisinde genetik uygulamalar

Op. Dr. Ali Osman Koyuncuoğlu
Op. Dr. Ali Osman Koyuncuoğlu
27 Mayıs 2015514 görüntülenme
Randevu Al
Tüp bebek tedavisinde genetik uygulamalar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İmplantasyon Öncesi Genetik Tanı (PGD) Nedir?

İmplantasyon Öncesi Genetik Tanı (PGD), genetik bilimindeki modern gelişmelerin tüp bebek yöntemlerine entegre edilmesiyle ortaya çıkan, embriyoların rahme transfer edilmeden önce incelenmesini sağlayan ileri bir tekniktir. Bu uygulama, laboratuvar ortamında döllenen yumurta ve sperm hücrelerinden gelişen embriyolardan 1 veya 2 adet hücre alınması işlemiyle gerçekleştirilir. Halk arasında hamilelik öncesi genetik tanı (PGT) olarak da bilinen bu yöntem, tüp bebek tedavilerinde başarı oranlarını belirgin şekilde artırmaktadır.

Alınan hücreler üzerinde yapılan detaylı incelemeler, dünyaya gelecek bebekteki sayısal ve yapısal kromozom bozukluklarının yanı sıra tek gen hastalıklarının teşhis edilmesine imkan tanır. Bu sürecin temel amacı, yalnızca sağlıklı embriyoların rahme transfer edilmesini sağlayarak sağlıklı bireylerin dünyaya gelmesine öncülük etmektir.

Preimplantasyon Genetik Tanı Neden Uygulanır?

Ebeveyn adaylarının kalıtsal bir hastalık taşıması durumunda, bu hastalığın çocuklarına aktarılma riski mevcuttur. Bu nedenle, genetik hastalıkların henüz embriyo aşamasındayken saptanması, sağlıklı bir nesil için hayati önem taşır. Güncel teknikler sayesinde, çok sayıda kalıtsal hastalık henüz gebelik oluşmadan teşhis edilebilmektedir.

PGD uygulamasının temel amaçları şu şekilde sıralanabilir:

  • Genetik hastalıkların hamilelik öncesi dönemde, embriyo aşamasındayken araştırılması.
  • Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerde, tüp bebek sürecinde ortaya çıkabilecek olası genetik bozuklukların tanımlanması.
  • Sağlıklı embriyo seçimi ile gebelik şansının optimize edilmesi.

Preimplantasyon Genetik Tanı Yöntemleri ve Uygulama Süreci

Tüp bebek tedavisine başlanmasının ardından, yaklaşık 10-12 günlük bir hazırlık sürecini takiben yumurta hücreleri toplanır. Toplanan her bir yumurta, mikroenjeksiyon yöntemiyle ayrı bir sperm hücresi ile döllenir. Gelişimi sağlıklı ilerleyen embriyolardan, genellikle 3. günde 1-2 adet hücre biyopsi yoluyla alınır. Alınan bu örnekler, çeşitli ileri genetik analiz yöntemleri kullanılarak titizlikle incelenir.

PGD Hangi Durumlarda Tercih Edilir (Endikasyonlar)?

Preimplantasyon Genetik Tanı, özellikle kalıtsal hastalık taşıyıcılığı olan ve sağlıklı bebek sahibi olmak isteyen çiftler için önerilir. Bununla birlikte, kısırlık nedeniyle mikroenjeksiyon gibi yardımcı üreme tekniklerine başvuran ve embriyolarında kromozomal anomali riski yüksek olan adaylar için de bu yöntem kritik bir öneme sahiptir.

Preimplantasyon Genetik Tanının Avantajları

PGD yöntemi, modern tıbbın sunduğu en önemli imkanlardan biri olarak çiftlere pek çok avantaj sağlamaktadır. Bu avantajlar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Avantaj KategorisiSağladığı Fayda
Sağlıklı DoğumGenetik hastalıklardan arındırılmış bebeklerin dünyaya gelmesi sağlanır.
Psikolojik DestekGebeliğin düşükle sonuçlanmasından kaynaklı tıbbi ve psikolojik travmalar önlenir.
Terapötik DestekTalasemi gibi hastalıklarda doku tiplemesi ile kardeş için tedavi imkanı sunar.
Maliyet EtkinliğiHastalıkların ömür boyu süren tedavi maliyetlerine kıyasla daha ekonomiktir.

Embriyo aşamasındaki tek bir hücreden gerçekleştirilen bu tanı testlerinde hata payı yalnızca %2 seviyesindedir. Bu düşük oran, yöntemin güvenilirliğini kanıtlar niteliktedir.

PGD ile Teşhis Edilebilen Genetik Hastalıklar

İstisnai durumlar hariç tutulduğunda, hemen hemen tüm genetik hastalıklar için PGT uygulaması yapılabilmektedir. Ancak bu işlemin gerçekleştirilebilmesi için öncelikle çiftlerdeki genetik hastalığın tanımlanmış olması şarttır.

Kromozom analizleri normal çıkan adaylarda dahi; tekrarlayan düşükler veya başarısız tüp bebek denemeleri mevcutsa PGD tavsiye edilebilir. Bu gibi durumlarda, üreme hücrelerinden kaynaklı kromozomal bozuklukları tespit etmek amacıyla, en yaygın görülen kromozomları içeren özel PGT panelleri kullanılır.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Ali Osman Koyuncuoğlu

Op. Dr. Ali Osman Koyuncuoğlu

Op. Dr. Ali Osman KOYUNCUOĞLU, 21 Ocak 1976 tarihinde istanbul'da doğmuştur. 1993 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1999 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 2000-2005 yılları arasında Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlık eğitimini, 2009-2010 yılları arasında da Yeditepe Üniversitesi Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite (IVF) yan dal uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. 2014 yılında ise Acıbadem Üniversitesi Robotik Cerrahi eğitimi almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.