Doktorsitesi.com

TÜM EKZOM ANALİZİ: WHOLE EKZOM SEQUENCING (WES)

Prof. Dr. Duran Canatan
Prof. Dr. Duran Canatan
21 Ekim 2019210 görüntülenme
Randevu Al
TÜM EKZOM ANALİZİ: WHOLE EKZOM SEQUENCING (WES)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tüm Ekzom Analizi (WES) ve Genetik Teşhisteki Rolü

İnsan genomu içerisinde protein sentezinde aktif olarak görev alan tüm genetik bölgelerin bütününe ekzom adı verilir. Genomun yaklaşık %1’lik kısmını oluşturan bu bölge, hayati fonksiyonların sürdürülmesinde kritik bir öneme sahiptir. Tüm Ekzom Analizi (WES), özellikle tek gen hastalıklarının teşhisinde modern tıbbın sunduğu en etkili ve yaygın yöntemlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Ekzom Nedir? Genomun Kritik %1'i

İnsan genomunu bir milyon sayfalık devasa bir kitap olarak varsaydığımızda, ekzom bu kitabın yaklaşık 10.000 sayfasını temsil eder. Küçük bir alanı kapsamasına rağmen, hastalıklara yol açan nükleotid değişikliklerinin yaklaşık %85'i bu ekzon bölgelerinde meydana gelmektedir. Bu durum, ekzom analizini klinik teşhis süreçlerinde öncelikli hale getirmektedir.

WES Testinin Kapsamı ve Başarı Oranı

Tüm Ekzom Sekans analizi sürecinde, yaklaşık 21.000 gen ve 200.000 ekzon titizlikle sekanslanarak analiz edilir. Bu kapsamlı inceleme sayesinde, genetik kökenli hastalıkların teşhisinde %85 oranında bir başarı sağlanmaktadır. Özellikle klinik tablosu karmaşık olan hastalarda, WES yöntemi ilk basamak test metodu olarak büyük avantaj sunar.

ÖzellikAçıklama
İncelenen Gen SayısıYaklaşık 21.000
İncelenen Ekzon SayısıYaklaşık 200.000
Teşhis Başarı Oranı%85
Genomdaki Payı%1

WES Testi Hangi Durumlarda Uygulanmalıdır?

Birçok hastada semptomların çeşitliliği, altta yatan genetik nedenin belirlenmesini zorlaştırabilir. Tek gen dizi analizi veya Tek Nükleotid Poliformizmi (SNP) gibi yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda WES devreye girer. Aşağıdaki klinik durumlarda WES testi öncelikli olarak önerilmektedir:

  • Nöropatiler, epilepsi ve zihinsel engeller,
  • Kas bozuklukları ve ataksiler,
  • Kardiyomiyopatiler ve immün yetmezlikler,
  • Cilt hastalıkları ve atipik fenotipler,
  • Ayırıcı tanısı yapılamayan semptom kombinasyonları.

Klinik Bilginin Teşhis Sürecindeki Önemi

WES analizinin başarısında ayrıntılı klinik veriler hayati bir rol oynar. Bu süreci bir şehirde adres aramaya benzetebiliriz: Hazırlanan klinik bilgiler bir navigasyon görevi görürken; gelişmiş veri tabanları ve kütüphaneler ise bizi hedefe ulaştıran aracımızdır. Navigasyon ne kadar detaylı olursa, binlerce gen arasından ilgili mutasyonu bulmak o kadar hızlı ve kesin olur.

WES Analizinin Sınırları ve Tüm Genom Analizi (WGS)

WES yöntemi temel olarak bilinen genlerdeki mutasyonlara odaklanır. Ancak bazı yapısal değişiklikler bu yöntemin kapsamı dışında kalabilir. Aşağıdaki durumlar WES ile her zaman tespit edilemeyebilir:

  • Delesyonlar (genetik kayıplar),
  • Duplikasyonlar (genetik artışlar),
  • CNV (Kopyalama Sayısı Varyasyonları).

Bu kısıtlamalar nedeniyle WES'in başarı oranı %85 düzeyindedir. Eğer WES ile sonuç alınamazsa, %99 düzeyinde sonuç veren Tüm Genom Analizi önerilmektedir.

Uygulama ve Analiz Süreci Nasıl İşler?

Merkezimize başvuran hastalar için öncelikle aile ağacını ve geçmiş testleri içeren kapsamlı bir rapor hazırlanır. Onam belgelerinin imzalanmasının ardından alınan kan örnekleri özel kartlara işlenerek Almanya’da bulunan CENTOGENE laboratuvarlarına gönderilir.

  1. Veri Girişi: Klinik bilgiler CENTOPORTAL sistemine detaylıca kaydedilir.
  2. Lojistik: Örnekler aynı gün içerisinde Almanya'daki laboratuvara ulaştırılır.
  3. Raporlama: Analiz süreci yaklaşık iki ay içinde tamamlanır.
  4. Genetik Danışmanlık: Sonuçlar alındıktan sonra kişiye özel yorumlama yapılarak genetik danışma verilir.

Sürecin sonunda, hastanın takip eden hekimi ile moleküler bulgular tartışılır. Bu multidisipliner yaklaşım sayesinde hastanın tanısı netleşir ve en uygun tedavi yöntemi belirlenir.

Etiketler

ekzom analizekzom analiziekzom analiz nedir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Duran Canatan

Prof. Dr. Duran Canatan

Prof. Dr. Duran Canatan, 1979 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuştur. Görevine Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda kurum doktoru olarak başlamıştır. 1980 yılında Ankara Üniversitesi  Antalya Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nda asistan olarak başladığı görevini, kurucu olarak gittiği Antalya’da 1984 yılında  Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak tamamlamıştır. Askerlik görevini Foça Üs Komutanlığı'nda ve zorunlu hizmet görevini Elbistan Devlet Hastanesi'nde tamamladıktan sonra, 1990 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Bilim Dalı'nda yan dal ihtisasına başlamıştır. 1992 yılında moleküler genetik tekniklerini öğrenmek için, İsviçre Basel Üniversitesi Moleküler Genetik Merkezi'nde 6 ay süreyle çalışmıştır.  

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Benzer Makaleler