Doktorsitesi.com

Travmanın Ne Gibi Etkileri Vardır?

Aile Danışmanı Abdullah Özer
Aile Danışmanı Abdullah Özer
22 Haziran 2022143 görüntülenme
Randevu Al
Ağır travmatize olmuş bireyler, kişiliklerini korumak için yaralanmayla (travmayla) ilişkili acı ve anksiyete duygularına karşı savunma mekanizmaları geliştirirler. Bazıları bunu, benlik durumlarını farklı bölümlere (ego durumlarını) "bölerek" yaparlar.
Travmanın Ne Gibi Etkileri Vardır?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ego State Terapi ve Travma Sonrası Savunma Mekanizmaları

Ağır travmatize olmuş bireyler, kişilik bütünlüklerini korumak amacıyla yaralanma (travma) ile ilişkili acı ve anksiyete duygularına karşı çeşitli savunma mekanizmaları geliştirirler. Bazı bireyler bu süreci, benlik durumlarını farklı bölümlere, yani ego durumlarına (ego states) bölerek yönetirler. Bu durum, her zaman bilinçdışı bir süreçte ve otomatik olarak gelişen bir eylemdir.

Bu benlik parçaları; kendi iradeleri, düşünceleri ve duygularıyla adeta bağımsız bir kişilik gibi kendilerine ait bir yaşam geliştirebilirler. Ego State terapisi, bu parçaların bütünsel bir benlik çatısı altında daha işlevsel hale gelmelerine yardımcı olur. Terapinin temel amacı, bireyin iç dünyasında huzur ve bütünsel harmoniyi yeniden tesis etmektir.

Failin İçe Yansıması (Fail İntrojektleri) Nedir?

Failin içe yansıması (Täterintrojekt - introject), istismar nedeniyle failin (nesne) duygu, düşünce ve davranışlarının bireyin benliğine (özne) alınmasıyla ortaya çıkar. İstismar mağduru, faili kendi psişesinde betimlediği ve onu "daha güçlü" gördüğü için faille özdeşleşme (identification) yaşar. Bu süreçte bilincin en büyük düşmanı kimse, psikolojik özdeşleşme o kişiyle gerçekleşebilir ve sonuçta yansıtmalı özdeşim meydana gelir.

Bu süreçler tamamen bilinçdışı geliştiği için travma anısına sahip olan parçalar bilinçten uzaklaştırılarak bastırılır. Bu durumun sonucunda bireylerde şu problemler görülebilmektedir:

  • Engellenmiş cinsellik ve ilişki çatışmaları
  • Şiddet içerikli fanteziler ve sadomazoşizm
  • Kendini reddetme, kendinden nefret etme ve başarısızlık kimliği
  • Kişinin kendi sebebi olduğu mobbing süreçleri

Örneğin; babasından "uslu olmazsan dayağı yersin" uyarısını alan bir çocuk, bu sesi sindirmeden içine atar. Çocuk, saldırganın (agresörün) sesini devralır ve bu ses zamanla çocuğun kendisine zarar vermesini söyleyen bir iç sese dönüşebilir.

Sağlıklı ve Sağlıksız İçe Atım (Introject) Karşılaştırması

İçselleştirme süreci prensipte doğal bir gelişim aşamasıdır. Ancak travmatik durumlarda bu mekanizma sağlıklı işleyişinden sapar. Aşağıdaki tabloda bu iki durum arasındaki farklar özetlenmiştir:

ÖzellikSağlıklı İçe Atım (Öğütülebilir)Sağlıksız Fail İntrojekti (Öğütülemeyen)
SüreçDoğal gelişimsel süreç (Anne-baba modelleme)Travmatik olay sonrası zorunlu gelişim
SonuçBireyin bir parçası olur, özne içinde çözülürSistem tarafından sindirilemez, yabancı kalır
EtkiBireysellik kaynaklarını (Ressourcen) güçlendirirSistemi zayıflatır ve içsel kaynakları yok eder

"Öğütülemeyen" İçe Atım Türleri

Ego State literatüründe sindirilemeyen içe atımlar üç ana kategoride incelenir:

  1. Fail-Introjecti: Failin duygularını ve değerlerini betimleyen (istismarcı veya işkenceci kaynaklı) parçalar.
  2. Suç Ortağı Introjecti: İstismarı müdahale etmeden izleyen kişinin duygularını ve "yardım etmek isterdim ama çok zayıfım" gibi düşüncelerini içeren parçalar.
  3. Ayrışmış Kurban Enerjileri: Beklenmedik şekilde boşalan, aslında faile karşı olan ancak donmuş (freeze) haldeki agresyonlar.

Stockholm Sendromu: Psikolojik Bir Fenomen Olarak Fail İntrojekti

Stockholm Sendromu, rehinelerin kendilerini esir alanlarla olumlu duygusal bağ kurmasıyla karakterize bir durumdur. Bu fenomen, mağdurun faile sempati duymasına, hatta işbirliği yapmasına yol açabilir. Bu durumun temelinde yatan nedenler şunlardır:

  • Çaresizliğe karşı faille mazoşist bir aşk bağı kurma çabası.
  • Güçsüzlük hissini yenmek için failin bakış açısını benimseyerek "güçlü tarafta" yer alma isteği.
  • Rehinelerin algılarının çarpıtılması ve en küçük tavizlerin (yemek, tuvalet izni) büyük bir lütuf olarak görülmesi.
  • Mağdurun, kendisini kurtarmaya çalışan güvenlik güçlerini tehdit, faili ise "tek muhatap" olarak algılaması.

Ego State Terapisinde İyileşme ve İşbirliği

Ego State terapisinde, yıkıcı veya kötü niyetli görünen introject parçalarıyla işbirliği yapmak hayati önem taşır. Eskiden bu parçaların bir "egzorsizm" gibi psişeden atılması gerektiğine inanılsa da, modern terapide bu yaklaşımın işe yaramadığı kabul edilmiştir.

Terapötik Süreçte İzlenen Adımlar

  • Takdir ve Kabul: Introject'in varlığı takdir edilmeli ve yargılamadan kaçınılmalıdır.
  • İç Diyalog: Parçanın ne zaman ortaya çıktığı ve gizli "iyi niyeti" (örneğin yeni bir saldırıdan koruma amacı) sorgulanmalıdır.
  • Kaynak Çalışması (Resource Activity): İntrojectler ile çalışmadan önce içsel kaynakların bulunması ve bu kaynaklarla irtibata geçilmesi gerekir.
  • Aile Toplantısı: Trans durumunda her ego durumuna hitap edilerek tarafsız ve yargısız bir içsel buluşma sağlanır.

Ego State Terapisinin Amacı ve Kazanımları

Ana hedef, iç sistemdeki stresi azaltmak ve enerjiyi fonksiyonel bir yaşam için yeniden yansıtmaktır. Terapi sonrasında danışanlarda şu olumlu değişiklikler gözlemlenir:

  • Hayat heyecanının ve "yaşıyorum" duygusunun geri kazanılması.
  • Kişisel başarı duygusu ve kendi varlığının farkındalığı.
  • Kendini sevme, varlığıyla barışık olma ve ilişki kurma yeteneğinin artması.
  • İçsel çocuğun (çekirdek benlik) özgürleşmesi ve uyumlu bir entegrasyon.

Ego State Terapi Enstitüsü Türkiye

Türkiye’deki Ego State Terapi çalışmaları, Abdullah ÖZER tarafından kurulan John Watkins Ego State Terapi Enstitüsü Türkiye® bünyesinde yürütülmektedir. Abdullah ÖZER, eğitimini Almanya'da tamamlamış, hem Almanya hem de uluslararası (ESTI) düzeyde akredite edilmiş ilk ve tek Türk terapisttir. Enstitü, İzmir merkezli olup uluslararası standartlarda eğitimler sunmaktadır.


Yasal Not: Yayınlanan yazılar kaynak gösterilmeden kullanılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre izinsiz kopyalanması suçtur.

Etiketler

AnksiyeteDisosasyonDisosiasyon nedirstockholm sendromuşiddet olaylarıEgo state Terapisitravmapsikolojik travmaiçe atımintrojectbölmeego stateego state terapibilinçdışıbilinçaltıengellenmiş cinsellikbaba oğul çatışmafreezedonma

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Abdullah Özer

Aile Danışmanı Abdullah Özer

1981 senesinde Almanya Münih’te doğan Abdullah Özer ilkokul eğitimini Münih’te tamamladıktan sonra, 1992-1998 yılları arasında, ortaokul ve lise öğrenimini, İzmir Yunus Emre Anadolu Lisesi’nde tamamlamıştır. 1999-2006 yıllarında Almanya Duisburg-Essen Üniversitesi'nde Sosyal Hizmet ve Pedagojik Eğitim (Soziale Arbeit und Erziehung) alanlarında lisans ve yüksek lisans eğitimi alarak üstün başarı ile mezun olmuş ve bilim uzmanı unvanını almaya hak kazanmıştır. Yüksek lisans tez çalışmasını Sosyal Hizmet/Sosyal Pedagoji Yöntemleri'nde yapan Abdullah ÖZER, Tez konusunu; "Almanya'daki Türk Göçmenler. (Dışlanma-Kimlik- İslam.) Başarısız bir azınlığın arka planı ve perspektifi." olarak belirlemiştir. Tez Danışmanlığını Prof. Dieter Oelschlägel ve Carsten Frieburg gerçekleştirmiştir. (Eşdeğer öğrenim gördüğüne ilişkin Denklik Belgesi 2547 Sayılı Kanunun 3 ve 7/p maddeleri uyarınca, Yükseköğretim Genel Kurulunun 11.07.2007 tarihli kararıyla verilmiştir.)

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.