Toplumsal Çocuk Yetiştirme Tarzları

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Toplumsal Çocuk Yetiştirme Tarzları ve Gelişim Psikolojisi
Gelişim psikolojisinde insan hayatı belirli dönemlere ayrılarak incelenir ve her dönemin kendine has özellikleri bulunur. Organizma gelişirken; organların ve fonksiyonların gelişim hızı, zamanı ve önemi belirli bir düzen ve sıra izler. Erikson’un "Epigenetik Prensip" olarak tanımladığı bu süreçte, her gelişim dönemi kendisinden sonra gelen aşamaya bir zemin hazırlar. Kişilik gelişimi, hayatın ilk günlerinden itibaren birbirini etkileyen ve üzerine binen bu dönemler aracılığıyla şekillenir.
Her gelişim döneminin tamamlanması gereken gelişimsel görevleri (developmental tasks) ve çözülmesi gereken temel sorunları vardır. Normal bir kişilik gelişimi; bu ihtiyaçların karşılanması, sorunların çözülmesi ve hassas dönemler üzerinde hakimiyet kurulmasıyla mümkündür. Bu süreçte toplumun ve ailenin çocuğa yaklaşımı, bireyin temel karakter yapısını belirleyen en önemli unsurdur.
Kültürel Farklılıklar ve Milli Karakter Oluşumu
Dünyanın neresinde doğarsa doğsun, her bebek dışarıdan gelecek bakıma muhtaç ve çaresizdir. Ancak bu bakımın tarzı toplumdan topluma ve aileden aileye büyük farklılıklar gösterir. Kalıtsal özellikler bireysel farklılıkları oluştururken, çocuk yetiştirme metodları bu doğal farklılıkların artmasına veya azalmasına neden olur. Belli bir toplum içindeki ortak yetiştirme gelenekleri, çocuk kişiliğine sindirilerek şu kavramların doğmasına yol açar:
- Milli Karakter
- Temel Kişilik Yapısı
- Modal Karakter
Çocuk yetiştirme tarzlarını; toplumun gelenek, inanç, ekonomi ve politika gibi diğer kurumlarından ayrı düşünmek imkansızdır. Bu kurumların tamamı birbirini karşılıklı olarak etkileyerek bireyin otonom bir benlik geliştirip geliştiremeyeceğini belirler.
Oral Dönem: İlk İlişkiler ve Beslenme Sorunları
Doğumdan itibaren birinci yılın sonuna kadar olan süreç oral dönem olarak adlandırılır. Bu dönemde çocuğun fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçları iç içedir. Bebeğin tamamen bağımlı olması, çevreyle olan alışverişini hayati kılar. Toplumun ilk temsilcisi olan anne aracılığıyla çocuk; beslenme, korunma ve uyutma gibi alanlarda dış dünyayla temas kurar.
Beslenme ve Emme Dürtüsü
Beslenme tarzının kişilik üzerindeki etkileri üzerine yapılan araştırmalar farklı sonuçlar ortaya koymaktadır:
- Emme Dürtüsü: Araştırmalar, emme imkanı arttıkça dürtünün kuvvetlendiğini, kaşıkla beslenenlerde ise zayıfladığını göstermektedir.
- Oral Fiksasyon: Psikanalitik kurama göre, bu dönemde yaşanan aşırı yoksunluk veya aşırı doyum; yetişkinlikte bağımlılık, kararsızlık ve şüphecilik gibi oral karakter özelliklerine yol açabilir.
- Oral-İyimser ve Kötümser: Goldman-Eisler’in araştırmasına göre, 4 aydan az emzirilenler "oral-kötümser", 9 ay ve üzeri emzirilenler ise çoğunlukla "oral-iyimser" gruba girmektedir.
Kundaklama Gelenekleri ve Kişilik Üzerindeki Etkileri
Kundaklama ve farklı bağlama şekillerinin motor gelişim üzerinde doğrudan bir engel teşkil etmediği gözlemlenmiştir. Ancak bu uygulamanın psikolojik etkileri tartışmalıdır. Bazı görüşlere göre uzun süreli kısıtlanma, pasif bir zemin hazırlayabilir veya sadomazokistik eğilimleri artırabilir.
Kültürel Bakış Açıları:
- Rusya: Gorer'e göre kundaklama, Rus halkının otoriteye boyun eğme eğilimiyle ilişkilidir.
- Polonya: Çocuğu "sertleştirmek" amacıyla yapılır.
- Hopi Kızılderilileri: Motor gelişimde bir fark yaratmadığı saptanmıştır.
Anal Dönem: Otonomi ve Disiplin Eğitimi
Birinci yılın sonundan üçüncü yıla kadar süren anal dönem, çocuğun bağımsız bir benlik algısı geliştirmeye başladığı evredir. Bu dönemde kas sistemi ve sfenkter kontrolü (tuvalet eğitimi) ön plana çıkar. Çocuğun bu fonksiyonlar üzerinde hakimiyet kurması, otonomi duygusunun temelini atar.
Eğitimin niteliği karakteri şu şekilde etkileyebilir:
- Baskıcı Eğitim: Aşırı bağımlılık, isyancılık veya utanç duygusuna yol açabilir.
- Anal Karakter: Freud'a göre inatçılık, cimrilik ve aşırı düzenlilik bu döneme ait saplanmaların sonucudur.
- Ebeveyn Tutumu: Tuvalet eğitiminin zamanlamasından ziyade, eğitimi veren kişinin genel şefkat ve tutumu daha belirleyicidir.
Fallik Dönem: Girişimcilik ve Cinsiyet Rolleri
3-6 yaş arasını kapsayan fallik dönem, çocuğun çevresini keşfettiği ve "girişme" (initiative) duygusunu kazandığı bir tecessüs dönemidir. Bu evrede çocuk, cinsel farklılıkları öğrenir ve toplumun kendisine atadığı rolleri benimsemeye başlar.
| Toplum Tipi | Cinsiyet Rolü Özellikleri |
|---|---|
| Arapesh Yerlileri | Hem erkek hem kadın nazik ve pasiftir. |
| Mundugumorlar | Her iki cinsiyet de sert ve kavgacıdır. |
| Tchambuli Yerlileri | Kadınlar hakim, erkekler ise daha duygusal ve evcil rollerdedir. |
Türk Toplumunda Geleneksel Çocuk Yetiştirme
Türk toplumunda çocuk yetiştirme tarzları; geleneksel, geçiş halinde ve modern olarak üç grupta incelenebilir. Geleneksel kesimde kadının düşük sosyal statüsü ve ağır iş yükü, anne-çocuk ilişkisinin niteliğini etkileyen temel bir faktördür.
Geleneksel Yaklaşımdaki Temel Bulgular:
- Güven Duygusu: Annenin kendi güvensizliği ve ağır yaşam koşulları, çocuğun ilk yılında karşılaşacağı bakım kalitesini düşürebilir.
- Emzirme Süresi: Anadolu'da emzirme süresi bazen 2-3 yaşına kadar uzatılmaktadır. Bu durum her zaman şefkatle değil; ekonomik sebepler, gebeliği önleme inancı veya erkek çocuğu güçlü kılma arzusuyla ilişkilidir.
- Temel Güven: Sağlam bir ego gelişimi için en önemli şart, emzirme süresinden ziyade sürekli ve yeterli bir anne-çocuk ilişkisidir.




