Doktorsitesi.com

Tiroid ve Gebelik

Doç. Dr. Sedat Caner
Doç. Dr. Sedat Caner
14 Haziran 2017191 görüntülenme
Randevu Al
Tiroid ve Gebelik
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelik ve Tiroid Sağlığı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Anne adayları için tiroid sağlığı, hem kendi vücut dengeleri hem de bebeklerinin sağlıklı gelişimi için kritik bir öneme sahiptir. Gebelik süreci, vücudun hormonal dengesini değiştirirken tiroid hormonlarına olan ihtiyacı da artırır. Bu dönemde tiroid fonksiyonlarının düzenli takibi, olası risklerin önüne geçilmesi açısından hayati önem taşır.

Gebelikte İyot Eksikliği ve Önemi

İyot elementi, tiroid hormon sentezi için temel bir bileşendir. Sağlıklı bir kadının günlük iyot ihtiyacı ortalama 150 mcg iken, gebelik döneminde bu miktar 300 mcg seviyesine kadar yükselir. Bu artış nedeniyle gebelerde iyot eksikliği oldukça sık görülen bir durumdur.

Anne karnındaki bebeğin anneden başka bir iyot kaynağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla annede gelişen iyot eksikliği doğrudan bebeği etkileyerek, özellikle bebeğin zeka gelişimi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu risk nedeniyle gebelerin iyot düzeyleri idrar testi ile kontrol edilmeli ve gerekli durumlarda mutlaka iyot takviyesine başlanmalıdır.

Gebelik ve Hipotiroidi (Tiroid Hormon Düşüklüğü)

Gebelik döneminde hipotiroidinin en yaygın iki sebebi Hashimoto hastalığı ve iyot eksikliğidir. Hipotiroidi, anne ve bebek sağlığı üzerinde geri dönüşü olmayan olumsuzluklara yol açabileceği için ciddiyetle takip edilmelidir.

Hipotiroidinin yol açabileceği riskler şunlardır:

  • Bebekte zeka ve gelişim geriliği
  • Düşük riski ve plasenta ayrılması
  • Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi)
  • Erken doğum ve bebekte doğum sonrası solunum zorluğu

Gebelik planlayan kadınların önceden kontrol edilmesi önerilir. Daha önce tiroid replasman tedavisi alan hastaların, gebe kaldıklarında hormon ihtiyaçları ortalama %25 oranında artar. Bu nedenle gebelik fark edildiği anda doktorla iletişime geçilerek ilaç dozları güncellenmelidir.

Tanı ve Takip Süreci

Risk tespiti için rutin olarak TSH, sT4 ve sT3 hormonlarına bakılır. Gerekli durumlarda tT4 ve tT3 testleri de istenebilir. TSH değerinin yüksek çıkması durumunda, nedenini belirlemek amacıyla Anti TPO testi ve tiroid USG tetkikleri yapılarak vakit kaybetmeden tedaviye başlanır.

Gebelik DurumuTSH Alt Sınırı (mIU/mL)TSH Üst Sınırı (mIU/mL)
Gebelik Planlayanlar0.52.5
Gebeliğin İlk 3 Ayı0.12.5
Gebeliğin 3-6. Ayları0.23.0
Gebeliğin Son 3 Ayı0.33.0

Hormon değerleriniz bu limitlerin dışındaysa mutlaka bir Endokrinoloji uzmanına başvurmalısınız.

Gebelik ve Hipertiroidi (Tiroid Hormon Fazlalığı)

Gebelikte kalıcı hipertiroidinin en sık nedeni Graves hastalığıdır. Ancak, gebelik hormonu olan Beta HCG'nin tiroid bezini uyarıcı etkisiyle, özellikle ilk 3 ayda tiroid hormonları hafif yükselebilir; bu durum fizyolojik hipertiroidi olarak adlandırılır. Bu tablo, ikiz gebeliklerde ve aşırı bulantı-kusma (hiperemezis gravidarum) yaşayanlarda daha belirgindir.

Tedavi edilmeyen hipertiroidi; annede çarpıntı, terleme, titreme, kilo kaybı ve uykusuzluk yaparken; bebekte ölü doğum, düşük ve gelişme geriliği gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Tedavide öncelikle antitiroid ilaçlar tercih edilir; ilaçla kontrol sağlanamayan durumlarda cerrahi müdahale gündeme gelebilir.

Postpartum Tiroidit (Doğum Sonrası Tiroid İltihabı)

Doğumdan sonraki ilk bir yıl içinde ortaya çıkan tiroid bezi inflamasyonudur. Özellikle Anti TPO antikoru pozitif olan kadınlarda daha sık görülür. Hastalık iki farklı evrede seyredebilir:

  1. Hipertiroidi Evresi: Çarpıntı, terleme, sinirlilik ve kilo kaybı görülür.
  2. Hipotiroidi Evresi: Ödem, kabızlık, saç dökülmesi ve depresyon gibi bulgularla kendini gösterir.

Tanı konulan hastalarda, hastalığın evresine göre beta bloker veya hormon replasman tedavisi uygulanarak süreç yönetilir.

Etiketler

Tiroid beziHipertirodiHipotirodiGebelik

Yazar Hakkında

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.