Doktorsitesi.com

Tiroid Kanseri Tedavisi

Doç. Dr. Gül Dağlar
Doç. Dr. Gül Dağlar
24 Haziran 2019149 görüntülenme
Randevu Al
Tiroid Kanseri Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tiroid Kanseri ve Genel Prognoz

Tiroid kanseri, nadir görülen bir malignite türü olmakla birlikte, özellikle düşük risk grubundaki hastalarda oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Bu gruptaki olgularda 10 yıllık sağ kalım oranı %99 civarındadır. Hastaların büyük bir kısmında temel klinik bulgu boyunda hissedilen palpabl (elle hissedilir) şişlik olarak karşımıza çıkar. Bu tür vakalarda doğru teşhis için hasta hikayesi, fizik muayene, tiroid ultrasonografisi ve İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) kombinasyonu titizlikle uygulanmalıdır.

Papiller Karsinom: Görülme Sıklığı ve Risk Faktörleri

Papiller karsinom, iyot yeterli bölgelerde tüm tiroid kanserlerinin yaklaşık %80’ini oluşturarak en sık görülen tür olarak öne çıkar. Özellikle çocuklarda ve geçmişte eksternal radyasyona maruz kalmış bireylerde baskın olan tiroid kanseri tipidir. İstatistiksel olarak kadınlarda erkeklere oranla 2 kat daha fazla görülmekte olup, ortalama görülme yaşı 30-40 aralığıdır.

Klinik Belirtiler ve Metastaz Eğilimi

Çoğu hasta ötiroid (normal tiroid fonksiyonu) seviyesindedir ve boyunda yavaş büyüyen, ağrısız bir kitle şikayetiyle uzmanlara başvurur. Hastalığın seyri ve yayılımı hakkında bilinmesi gereken önemli noktalar şunlardır:

  • Lokal İleri Hastalık: Yutma güçlüğü, solunum sıkıntısı ve seste bozulma gibi belirtiler genellikle hastalığın ilerlediğini gösterir.
  • Lenf Bezi Metastazı: Özellikle çocuk ve genç hastalarda lenf bezi metastazları sıktır ve ilk şikayet bu bölgeden kaynaklanabilir.
  • Lateral Aberan Tiroid: Bu durum neredeyse her zaman metastatik kanserle tutulmuş bir servikal lenf bezine işaret eder.
  • Uzak Metastazlar: Tanı anında nadir olsa da hastaların %20’sinde gelişebilir. En sık akciğerlerde görülür; bunu kemik, karaciğer ve beyin takip eder.

Tanı ve Değerlendirme Yöntemleri

Tiroid kanseri şüphesi genellikle fizik muayene ve hastanın öyküsüyle başlar. Kesin tanı, tiroid kitlesinden veya şüpheli lenf bezinden alınan İİAB (İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi) ile konulur. Tanı netleştikten sonra, cerrahi planlama için aşağıdaki adımlar izlenmelidir:

  1. Tam Boyun Ultrasonu: Karşı lobun ve lenf bezlerinin değerlendirilmesi için kritiktir.
  2. Metastaz Kontrolü: Santral veya lateral lenf bezi tutulumu dikkatle incelenmelidir.
  3. Evreleme: Hastanın risk grubunu belirlemek için patolojik veriler ve prognostik göstergeler kullanılır.

Tiroid Kanseri Tedavi Yöntemleri

Tiroid kanserinde birincil tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir. Tedavi protokolü, tümörün boyutuna ve yayılım riskine göre şu şekilde yapılandırılır:

Tümör ÖzelliğiÖnerilen Cerrahi Yaklaşım
1 cm'den büyük tümörlerTotal Tiroidektomi (Tiroid bezinin tamamının alınması)
4 cm ve üzeri tümörlerTotal Tiroidektomi + Santral Lenf Bezi Diseksiyonu
1 cm altı (Seçilmiş, düşük riskli)Tek Taraflı Lobektomi (Karşı lob normalse)

Cerrahi Sonrası Süreç ve Radyaktif İyot Tedavisi

Ameliyat öncesi ultrasonografide şüpheli lenf bezi saptanması durumunda biyopsi yapılır ve metastaz doğrulanırsa cerrahiye lenf bezi diseksiyonu eklenir. Operasyon sonrası elde edilen patoloji raporu ve hastanın bireysel risk faktörleri uzmanlarca değerlendirilir. Gerekli görülen durumlarda, cerrahi başarıyı pekiştirmek amacıyla sürece Radyaktif İyot Tedavisi (Atom tedavisi) dahil edilir.

Etiketler

TiroidTiroid kanseri ameliyatıTiroid kanseri ameliyatı sonrasıTiroid kanseri cerrahi tedavisiTiroid kanseri

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Gül Dağlar

Doç. Dr. Gül Dağlar

Doç. Dr. Gül DAĞLAR, 16 Mart 1970 yılında Eskişehir'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi (İngilizce) Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1994 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1994 - 1999 yılları arasında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlamış ve Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Uzmanlık eğitiminden sonra 1999 - 2019 yılları arasında ihtisasını yaptığı Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışmalarına devam etmiş bu süre içerisinde üst - alt cerrahi endoskopi eğitimi için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Genel Cerrahi Endoskopi Ünitesi'ne devam etmiştir. 2010 yılında ''Doçent Doktor'' 2014 yılında Eğitim Görevlisi Unvanlarının sahibi olan Doç. Dr. Gül DAĞLAR, 2014 - 2019 yılları arasında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Meme Endokrin Cerrahisi Kliniği bölüm sorumluluğunu üstlenmiştir.

Ulusal ve Uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan bir çok makalesi bulunan Doç. Dr. Gül DAĞLAR, mesleki çalışmalarına ise şu an Ankara'da bulunan özel muayenehanesi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.