Tiroid Bezinin Tanımı ve Hastalıkları:

Tiroid bezi, endokrin organlar arasında hacim olarak en büyük ve önemli fonksiyonlara sahip olanı. Nefes borusu yani trakeanın ön kısmında yer alan 30-40 gram ağırlığındaki bu organın temel görevlerinden biri vücut metabolizmasını ayarlayan T4 hormonunu salgılamak. Tiroid hormonlarının az salgılanması (hipotiroidi) halinde bağırsaktan saç teline kadar bütün metabolizma yavaşlayarak, saç dökülmesi, unutkanlık, uykuya eğilim, kilo alma, halsizlik, seste kabalaşma gibi şikayetler ortaya çıkıyor. Bu hormonun fazlalığı (hipertiroidi) ise aşırı terleme, saç dökülmesi ve hızlı kilo kaybına yol açıyor.

Tiroid bezinde ortaya çıkan hastalıkların temelde iki şekilde görülür:

Tiroid bezin anatomik özelliklerine bağlı hastalıklar: Tiroid bezinin büyümesine guatr deniliyor. Guatrın, nodüllü ve nodülsüz olmak üzere iki tipi var. Bez hacim olarak tamamen büyürse ‘nodülsüz’ ya da ‘diffüz guatr’ deniliyor. Nodül varlığında ise ‘nodüllü guatr’ olarak adlandırılıyor.

Tiroid bezinin fonksiyonel durumuna bağlı hastalıklar. Tiroid bezi az hormon üretiyorsa hipotiroidi, çok üretiyorsa hipertiroidi tablosu ortaya çıkıyor.

Tiroid nodülleri (nodüler guatr), iyot eksikliği olan toplumlarda sık görülen (Türkiye’de sıklığı %25) ve son yıllarda tiroid ultrasonunun da klinik kullanıma girmesi ile daha erken tespit edilen önemli bir tiroid hastalığıdır. Nodüler guatrlarda tiroid hormonu az salınabilir, fazla salınabilir veya normal olabilir. Yaklaşık %5 oranında tiroid kanseri riski vardır ve nodülden basitçe yapılabilen tiroid ince iğne biopsisi ile kanser riski erkenden tespit edilebilir veya hastaların büyük bir kısmının gereksiz yere ameliyat edilmesi önlenebilir. Nodüler guatrda tedavi yaklaşımı, tiroid hormon durumu, nodülün boyutu ve büyüme hızı, biyopsi ile kanser riski değerlendirmesine göre medikal veya cerrahi olabilir. Tüm diğer tiroid hastalıkları gibi konunun uzmanı tarafında düzenli takip ve erken teşhis ile hastalar kolaylıkla tedavi edilebilmektedir.

Yeteri kadar iyot alıyor musunuz?

Metabolizmanın sağlıklı çalışması için önemli olan tiroid hormonunun hammaddesi iyotdur. Ancak yanlış tüketim alışkanlıkları ve oluşan bilgi kirliliği, toplumda yeteri kadar iyotlu tuz tüketiminin önüne geçiyor.

Tiroid bezinin düzenli çalışmasında iyot önemli rol oynuyor. Ancak günümüzde iyot tüketimi konusunda çok ciddi bir kafa karışıklığı var. Bunun en önemli nedeni ise son yıllarda doğal tuz adı altında iyotsuz tuz kullanımının popüler tv programlarında konunun uzmanı olmayan akademisyenler tarafından topluma önerilmesidir. Tiroid hormonunun hammaddesi iyotdur. Fakat bu madde vücutta üretilmediği için dışarıdan alınması gerekiyor. Sağlıklı bir erişkinin günlük iyot ihtiyacı 150 mcg iken hamilelerde bu rakam 250 mcg’a kadar çıkabiliyor. Yeterli iyot alınmaması; ki Türkiye’de durum böyle, tiroid bezinin daha fazla büyümesine yani guatra neden oluyor. Ayrıca iyot eksikliği olan toplumlarda nodül oluşumuna daha sık rastlanıyor. Dolayısıyla nodül ve guatrı önlemenin en doğal ve etkin yollarından biri günlük iyot alımını sağlamaktan geçiyor. Ancak Türkiye’nin yarısında halen çeşitli derecelerde iyot eksikliği mevcut.

Günde yarım çay kaşığı iyotlu tuz yeterlidir!

Sağlığımızı korumak ve tansiyon problemi yaşamamak için günlük 5 gram yani yaklaşık bir çay kaşığından fazla tuz tüketilmemelidir. Günlük 150 mcg iyot almak için yarım çay kaşığı yani 2,5-3 gram iyotlu tuz yeterlidir. Oysa ülkemizde günlük gereksiz tuz tüketimi fazla (yaklaşık 18 gram) olmasına rağmen halen Türk toplumunun yaklaşık yüzde 50’sinde çeşitli derecelerde iyot eksikliği görülüyor. Bu da iyotsuz tuzların kullanıldığını gösteriyor ve son yıllarda iyot alımındaki azalmanın temelinde doğal olduğu için tercih edilen ancak iyottan fakir olan kaya, deniz veya Himalaya tuzlarının tüketimi yatıyor.

Yeterli miktarda günlük iyot alınmadığında guatr ve nodüllü guatr başta olmak üzere tiroid hastalıklarında artış oluyor. Ancak tuz alımı sadece hipertansiyon, kalp yetmezliği ve kronik böbrek yetmezliğinde kısıtlanır. Bu gibi durumlarda doktor kontrolünde gerektiğinde tuz içermeyen iyot desteği hastalara verilir.

Özellikle çocuklarda yetersiz iyot alımı var ise zehinsel ve nöromotor gelişimde problemler görülebiliyor. Dolayısıyla iyotlu tuz kullanımı her yaş gurubu için gereklidir. Nadiren aşırı iyot alımı da (günlük 500 mcg’ın üzeri) bazı tiroid hastalıklarını tetikleyebilir ancak bu durum ülkemiz için sorun değil. Çünkü yapılan araştırmalar toplumumuzda yaklaşık %3 oranında yüksek iyot alındığını göstermiştir. O halde iyot fazlalığının risklerini gündeme getirerek iyotlu tuz alımını teşvik etmemek, toplumun iyot alması gereken %97’inin sağlığını riske atmak demektir.


Kayseri Dahiliye uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!