Doktorsitesi.com

Tip 2 Diyabette Cerrahi Çözüm Olur Mu?

Prof. Dr. Emin Ersoy
Prof. Dr. Emin Ersoy
13 Şubat 2017266 görüntülenme
Randevu Al
Tip 2 Diyabette Cerrahi Çözüm Olur Mu?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Küresel ve Ulusal Boyutta Diyabet Salgını

Uluslararası Diyabet Örgütü verilerine göre, dünyada her 11 yetişkinden biri diyabet hastasıdır ve bu oran yaklaşık 415 milyon kişiye tekabül etmektedir. Diyabet prevalansı hızla artarken, devletlerin sağlık bütçelerinin %12’si diyabetik hastaların tedavisine ayrılmaktadır. İstatistikler, her 6 saniyede bir kişinin diyabet veya diyabete bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybettiğini göstermektedir. 2015 verilerine göre diyabet görülme sıklığı %7.2 ile %11.4 arasında değişirken, bu hastalık için harcanan toplam tutar 673 milyar dolar seviyesindedir.

Türkiye’de TURDEP tarafından gerçekleştirilen çalışmalar, diyabetin ülkemizdeki çarpıcı yükselişini gözler önüne sermektedir. 1998 yılında %7.2 olan diyabet sıklığı, günümüzde %16.2 seviyesine ulaşmıştır. Son 10 yıl içerisinde diyabetli birey sayısında %90, obez birey sayısında ise %44 oranında bir artış kaydedilmiştir. Günümüzde Türkiye'de obezite sıklığı %32 düzeyindedir ve toplumun 2/3’ü fazla kilolu kategorisinde yer almaktadır.

Diyabet Türleri ve Temel Nedenleri

Diyabet, sadece kan şekeri yüksekliği olarak değil, dünyanın karşı karşıya olduğu en ciddi metabolik hastalıklardan biri olarak tanımlanmaktadır. Hastalık temel olarak iki ana türe ayrılır:

  1. Tip 1 Diyabet: Genellikle genç yaşlarda görülen ve genetik kökenli olan türdür.
  2. Tip 2 Diyabet: Erişkin grupta görülen, obezite ve hareketsiz yaşam tarzına bağlı gelişen türdür.

Toplam diyabet vakalarının %90’ını Tip 2 diyabet, %10’unu ise Tip 1 diyabet oluşturmaktadır. Tip 2 diyabet, mide-bağırsak sistemi ile doğrudan bağlantılıdır ve özellikle 40-59 yaş aralığında görülme sıklığı artmaktadır. Dikkat çekici bir diğer nokta ise, her iki diyabetliden birinin hastalığından haberdar olmamasıdır.

Diyabetin Neden Olduğu Ciddi Sağlık Sorunları

Kontrol altına alınmayan kan şekeri yüksekliği, vücutta geri dönüşü zor hasarlara yol açabilmektedir. En sık karşılaşılan komplikasyonlar şunlardır:

  • Retina hastalıkları ve görme kaybı (körlük),
  • Kalp krizi ve felç riskinde artış,
  • Böbrek hastalıkları,
  • Uzuv kayıpları (parmak ve bacak kesilmeleri).

Diyabet Tedavisinde Yeni Yaklaşım: Metabolik Cerrahi

Diyabetin birincil tedavisi tıbbi yöntemlerdir; bu süreçte çeşitli ilaçlar ve kontrol sağlanamayan durumlarda insülin enjeksiyonları kullanılır. Ancak hazır gıda tüketimi ve fast-food alışkanlıklarının artmasıyla kontrolü zorlaşan vakalar, yeni çözüm arayışlarını beraberinde getirmiştir. 2016 yılından itibaren diyabet tedavi protokollerine metabolik cerrahi (diyabet cerrahisi) yöntemleri de dahil edilmiştir.

Metabolik Cerrahinin Çalışma Prensibi

Başlangıçta obezite ameliyatı olan hastaların kilo kaybıyla birlikte diyabetlerinin de düzelmesi, bu cerrahi dalın önemini artırmıştır. Tip 2 diyabetin temel nedeni olan fazla yağ oranının azaltılması, problemin çözümünde kritik rol oynar. Sleeve Gastrektomi (tüp mide) ve gastrik bypass gibi yöntemler zayıflama yoluyla diyabeti iyileştirirken, günümüzde ince bağırsak hormonlarına yönelik girişimler ön plana çıkmıştır.

İnce bağırsakların son kısmından salgılanan GLP-1 ve üst-orta kısmından salgılanan GIP hormonları, insülin salgılanmasını ve etkisini artırır. GLP-1 aynı zamanda mide boşalmasını geciktirerek tokluk hissi oluşturur. Metabolik cerrahi, bu hormonları daha aktif hale getirerek sadece kilo kaybıyla değil, hormonal bir düzenleme ile diyabeti tedavi etmeyi amaçlar.

Cerrahi Tedavi İçin Hasta Seçim Kriterleri

Güncel tedavi rehberlerine göre cerrahi müdahale için hastaların şu kriterleri karşılaması gerekmektedir:

  • Hastalar mutlaka Tip 2 diyabet tanısına sahip olmalıdır.
  • İlaç ve insülin kullanımına rağmen şeker seviyeleri kontrol altına alınamayan ve ilaç ihtiyacı giderek artan hastalar olmalıdır.

Obezite Sınıflandırması ve Yöntem Belirleme

Ameliyat yönteminin seçiminde hastanın obezite derecesi belirleyici bir faktördür. Obezite, Vücut Kütle Endeksi (VKİ) üzerinden üç sınıfa ayrılır:

Obezite SınıfıVücut Kütle Endeksi (VKİ) Aralığı
1. Sınıf Obezite30 - 35
2. Sınıf Obezite35 - 40
3. Sınıf Obezite40 ve Üzeri
  1. sınıf morbid obezlerde genellikle Sleeve Gastrektomi (tüp mide) yeterli olurken; 1. ve 2. sınıf obeziteye sahip diyabetik hastalarda, ince bağırsağın son kısmı olan ileum bölgesini gıdalarla erken temas ettiren Partition veya SADI-S gibi operasyonlar tercih edilmektedir.

Uygulanan Başlıca Cerrahi Teknikler

Deneyimli merkezlerde hastanın durumuna göre şu laparoskopik yöntemler uygulanmaktadır:

  • Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide)
  • Gastrik Bypass
  • Duodenal Switch
  • SADI-S
  • Partition
  • İleal İnterpozisyon

Laparoskopik Cerrahinin Avantajları

Diyabet ve obezite ameliyatları, zorunlu haller dışında laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirilir. Bu yöntemin hastaya sağladığı başlıca avantajlar şunlardır:

  • Ameliyat sonrası daha az ağrı hissedilmesi,
  • Hızlı iyileşme ve işe erken dönme imkanı,
  • Daha iyi kozmetik sonuçlar.

Hastalar operasyon sonrası genellikle 3-4 gün hastanede müşahede altında tutulur. Bu tür operasyonların, endokrin takibinin yapılabildiği ve obezite odaklı çalışan deneyimli merkezlerde gerçekleştirilmesi hayati önem taşımaktadır.

Etiketler

Diyabet tedavisiDiyabet ameliyatıDiyabet nedenleriDiyabet tedavisinde cerrahiDiyabet cerrahisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Emin Ersoy

Prof. Dr. Emin Ersoy

Prof. Dr. Emin Ersoy, 1993 yılından 2016 yılına kadar Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda hastalarına hizmet vermiştir. 1998 yılında aynı fakültede "Cerrahi Endoskopi Ünitesini" kurmuştur. Bu ünitede; yılda 2000 üzerinde gastrointestinal sistem tanısal ve terapötik endoskopisi yapılmaktadır. Aynı zamanda bu ünitede genel cerrahi asistanları eğitilmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.