Doktorsitesi.com

The relationship between gamma-glutamyl transferase levels and coronary plaque burdens and plaque structures in young adults with coronary atherosclerosis

Prof. Dr. Hüseyin Altuğ Çakmak
Prof. Dr. Hüseyin Altuğ Çakmak
21 Ocak 2023211 görüntülenme
Randevu Al
Background: Elevated gamma-glutamyl transferase (GGT) levels have been demonstrated to be associated with poor prognoses in patients with coronary artery disease. Coronary computed tomography angiography (CCTA) is a noninvasive imaging modality that may differentiate the structure of coronary plaques. Elevated plaque burdens and noncalcified plaques, detected by CCTA, are important predictors of atherosclerosis in young adults.
The relationship between gamma-glutamyl transferase levels and coronary plaque burdens and plaque structures in young adults with coronary atherosclerosis
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

GGT Düzeylerinin Koroner Arter Hastalığı Üzerindeki Etkisi

Klinik çalışmalarda, yüksek gama-glutamil transferaz (GGT) düzeylerinin koroner arter hastalığı olan hastalarda kötü prognozla ilişkili olduğu kanıtlanmıştır. Koroner Bilgisayarlı Tomografi Anjiyografi (CCTA), koroner plakların yapısını ayırt edebilen invaziv olmayan önemli bir görüntüleme yöntemidir. Genç erişkinlerde CCTA ile tespit edilen yüksek plak yükü ve nonkalsifiye (kireçlenmemiş) plaklar, aterosklerozun en kritik belirleyicileri arasında yer almaktadır.

Araştırmanın Hipotezi ve Amacı

Bu bilimsel çalışma, koroner aterosklerozu bulunan genç erişkinlerde GGT düzeyleri ile koroner plak yükü ve plak yapıları arasındaki olası ilişkiyi incelemeyi hedeflemiştir. Araştırma kapsamında, GGT'nin bir risk belirteci olarak plak oluşumu üzerindeki etkisi detaylandırılmıştır.

Metodoloji ve Değerlendirme Süreci

Çalışma kapsamında toplam 259 deneğin CCTA görüntüleri retrospektif olarak incelenmiştir. Araştırma metodolojisinde şu adımlar izlenmiştir:

  • Koroner plağı olan hastalar ile normal koroner arterlere sahip bireylerin GGT düzeyleri karşılaştırılmıştır.
  • CCTA ile tespit edilen koroner plaklar; yapılarına göre nonkalsifiye, kalsifiye ve mikst (karışık) olarak kategorize edilmiştir.
  • Koroner aterosklerozun bağımsız öngördürücülerini belirlemek amacıyla çok değişkenli lojistik regresyon analizi uygulanmıştır.

Araştırma Bulguları ve İstatistiksel Veriler

Yapılan analizler sonucunda, koroner plak oluşumu gözlenen hastalarda GGT düzeylerinin kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır. Bulgular, GGT'nin diğer metabolik parametrelerle de doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir.

ParametrePlak Oluşumu Gözlenen GrupKontrol GrubuP Değeri
GGT Düzeyi (U/L)35.7 ± 14.719.6 ± 10.0< 0.001

GGT Düzeyi ile İlişkili Faktörler

Araştırma sonuçlarına göre GGT düzeyleri şu unsurlarla pozitif korelasyon göstermektedir:

  • Toplam plak sayısı ve nonkalsifiye plak varlığı,
  • Yüksek hassasiyetli C-reaktif protein (hs-CRP) düzeyleri,
  • Hemoglobin A1c ve ürik asit seviyeleri,
  • Trigliserid miktarı.

Ayrıca; sigara kullanımı, GGT, hs-CRP, ürik asit ve düşük yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol (HDL) seviyelerinin koroner aterosklerozun bağımsız öngördürücüleri olduğu belirlenmiştir.

Sonuç: Klinik Risk Değerlendirmesinde GGT'nin Rolü

Çalışma sonucunda, GGT'nin genç erişkinlerde koroner plak yükünü ve plak yapılarını tahmin etmede geleneksel risk faktörlerinin ötesinde ek risk sınıflandırması sağladığı görülmüştür. GGT, düşük maliyetli ve kolayca erişilebilir bir biyobelirteç olarak klinik değerlendirmelerde stratejik bir öneme sahiptir.

Etiketler

gamma-glutamyl transferasecoronary plaquecoronary atherosclerosis

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hüseyin Altuğ Çakmak

Prof. Dr. Hüseyin Altuğ Çakmak

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.