Doktorsitesi.com

The prognostic value of admission red cell distribution width-to-platelet ratio in patients with ST-segment elevation myocardial infarction undergoing primary percutaneous coronary intervention

Prof. Dr. Hüseyin Altuğ Çakmak
Prof. Dr. Hüseyin Altuğ Çakmak
21 Ocak 2023132 görüntülenme
Randevu Al
Objective: Red cell distribution width (RDW) is a measure of variation in the size of circulating red blood cells. Recent studies have reported a strong independent relation between elevated RDW and short- and long-term prognosis in various disorders. The aim of the present study was to investigate the relationship between admission RDW-to-platelet ratio (RPR) and in-hospital and long-term prognosis in patients with ST-segment elevation myocardial infarction (STEMI) undergoing primary percutaneous coronary intervention (PCI).
The prognostic value of admission red cell distribution width-to-platelet ratio in patients with ST-segment elevation myocardial infarction undergoing primary percutaneous coronary intervention
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

STEMI Hastalarında RPR'nin Prognostik Değeri

Eritrosit dağılım genişliği (RDW), dolaşımdaki kırmızı kan hücrelerinin boyut varyasyonunu ölçen kritik bir parametredir. Güncel çalışmalar, yüksek RDW seviyelerinin çeşitli hastalıklarda kısa ve uzun vadeli prognozla güçlü bir bağımsız ilişkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışma, primer perkütan koroner girişim (PCI) uygulanan ST segment yükselmeli miyokard enfarktüsü (STEMI) hastalarında, başvuru anındaki RDW-trombosit oranının (RPR) hastane içi ve uzun dönem prognoz üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır.

Çalışma Metodolojisi ve Hasta Grupları

Prospektif olarak tasarlanan bu araştırmaya, primer PCI uygulanan ve STEMI tanısı alan ardışık 470 hasta dahil edilmiştir. Hastalar, başvuru anındaki RPR değerlerine göre iki ana gruba ayrılmıştır:

  • Yüksek RPR Grubu: RPR değeri 0.061'den büyük olan hastalar (>0.061).
  • Düşük RPR Grubu: RPR değeri 0.061 ve altında olan hastalar (≤0.061).

Katılımcılar, hastane içi süreçlerde ve taburcu olduktan sonraki bir yıllık takip süresi boyunca olumsuz klinik sonuçlar açısından titizlikle izlenmiştir.

Klinik Bulgular ve İstatistiksel Analiz Sonuçları

Araştırma sonuçları, yüksek RPR değerine sahip hastaların hem hastane içi hem de uzun dönemli takiplerde daha yüksek risk altında olduğunu göstermiştir. Elde edilen veriler ışığında, yüksek RPR grubunda gözlemlenen anlamlı farklar aşağıda tablolaştırılmıştır:

Klinik ParametreHastane İçi Sonuçlar (p<0.05)Bir Yıllık Takip Sonuçları (p<0.05)
MortaliteKardiyovasküler mortalite artışıTüm nedenlere bağlı ve kardiyovasküler mortalite
MACE (Majör Advers Olaylar)Belirgin artışDaha sık görülme sıklığı
Kalp Yetmezliğiİleri evre kalp yetmezliğiİleri evre kalp yetmezliği
Diğer KomplikasyonlarKardiyojenik şokFatal reinfarktüs ve kardiyak nedenli hastaneye yatış

Yapılan çok değişkenli analizlerde, yüksek RPR değerinin bir yıllık kardiyovasküler mortalite için anlamlı ve bağımsız bir öngördürücü olduğu saptanmıştır (p=0.003, OR: 3.106, %95 GA: 1.456-6.623).

Sonuç: RPR'nin Klinik Kullanımı

Çalışma sonucunda, RDW-trombosit oranının (RPR), STEMI hastalarında uzun dönem MACE ve kardiyovasküler mortaliteyi tahmin etmede son derece değerli bir gösterge olduğu kanıtlanmıştır. RPR, geleneksel risk parametrelerinin ötesinde ek bir risk sınıflandırması sağlayan, maliyet etkin ve kolayca erişilebilir bir biyobelirteç olarak klinik pratikte öne çıkmaktadır.

Etiketler

Cardiovascular mortalityPrognosisST-segment elevation myocardial infarctionPrimary percutaneous coronary intervention

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hüseyin Altuğ Çakmak

Prof. Dr. Hüseyin Altuğ Çakmak

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.