Doktorsitesi.com

The global impact of the COVID-19 pandemic on the management and course of chronic urticaria

Uzm. Dr. Elif Cömert Özer
Uzm. Dr. Elif Cömert Özer
30 Mayıs 2023257 görüntülenme
Randevu Al
Abstract Introduction The COVID-19 pandemic dramatically disrupts health care around the globe. The impact of the pandemic on chronic urticaria (CU) and its management are largely unknown. Aim To understand how CU patients are affected by the COVID-19 pandemic; how specialists alter CU patient management; and the course of CU in patients with COVID-19. Materials and Methods Our cross-sectional, international, questionnaire-based, multicenter UCARE COVID-CU study assessed the impact of the pandemic on patient consultations, remote treatment, changes in medications, and clinical consequences. Results The COVID-19 pandemic severely impairs CU patient care, with less than 50% of the weekly numbers of patients treated as compared to before the pandemic. Reduced patient referrals and clinic hours were the major reasons. Almost half of responding UCARE physicians were involved in COVID-19 patient care, which negatively impacted on the care of urticaria patients. The rate of face-to-face consultations decreased by 62%, from 90% to less than half, whereas the rate of remote consultations increased by more than 600%, from one in 10 to more than two thirds. Cyclosporine and systemic corticosteroids, but not antihistamines or omalizumab, are used less during the pandemic. CU does not affect the course of COVID-19, but COVID-19 results in CU exacerbation in one of three patients, with higher rates in patients with severe COVID-19. Conclusions The COVID-19 pandemic brings major changes and challenges for CU patients and their physicians. The long-term consequences of these changes, especially the increased use of remote consultations, require careful evaluation.
The global impact of the COVID-19 pandemic on the management and course of chronic urticaria
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Giriş: Pandemi Döneminde Kronik Ürtiker Yönetimi

Kronik ürtiker (KÜ), dünya genelinde 50 milyondan fazla insanı etkileyen, deri mast hücrelerinin aktivasyonuyla karakterize yaygın bir hastalıktır. Bu aktivasyon sonucunda salınan histamin ve diğer mediyatörler; vazodilatasyon, plazma ekstravazasyonu ve duyusal sinir uyarımı gibi semptomlara yol açar. 2020 yılının başından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan SARS-CoV-2 (COVID-19) pandemisi, sağlık sistemlerini ve kronik hastalıkların yönetimini kökten değiştirmiştir.

KÜ hastaları ve hekimleri, pandemi sürecinde enfeksiyon riski nedeniyle tedavi protokollerinde ve takip süreçlerinde önemli değişikliklerle karşı karşıya kalmıştır. Bu süreçte özellikle biyolojik ajanların ve immünosüpresif tedavilerin kullanımı, COVID-19'un seyri üzerindeki etkileri ve hastalığın alevlenme riski en çok merak edilen konular arasında yer almıştır.

COVID-19 Pandemisinin Hasta Bakımı Üzerindeki Etkileri

Pandemi süreci, KÜ hastalarının uzman merkezlere erişimini ciddi şekilde kısıtlamıştır. Araştırmalar, ürtiker referans merkezlerinde (UCARE) takip edilen haftalık hasta sayısının %50'den fazla azaldığını göstermektedir. Bu düşüşün temel nedenleri şunlardır:

  • Hasta sevklerinin azalması
  • Ürtiker klinik çalışma saatlerinin kısıtlanması
  • Uzman hekimlerin COVID-19 servislerinde görevlendirilmesi

Danışmanlık Yöntemlerinde Dijital Dönüşüm

Pandemi öncesinde %90 seviyelerinde olan yüz yüze konsültasyonlar, süreç içerisinde %34'e gerilemiştir. Bu boşluk, modern iletişim teknolojileriyle doldurulmuştur. Telefon görüşmeleri, WhatsApp, e-posta ve video aramalar üzerinden gerçekleştirilen uzaktan konsültasyon oranlarında %600'ün üzerinde bir artış kaydedilmiştir.

Tedavi Protokollerindeki Değişiklikler

Pandemi sürecinde KÜ tedavisinde kullanılan ilaçlara yönelik yaklaşımlar, ilacın etki mekanizmasına göre farklılık göstermiştir. Uzman merkezlerin genel yaklaşımı aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Tedavi YöntemiPandemi Dönemi YaklaşımıDevam Etme Oranı
AntihistaminiklerDoz değişikliği yapılmadan devam edildi%98.9
Omalizumab (Biyolojik)Güvenle devam edildi%87.2
Sistemik KortikosteroidlerDoz azaltıldı veya kesildi%57.3 (Azaltma/Kesme)
SiklosporinKullanımı sınırlandırıldı%55.7 (Azaltma/Kesme)

Önemli Not: Uzmanların %92.6'sı COVID-19'a yakalanan KÜ hastalarında omalizumab tedavisine devam edilebileceğini belirtirken, immünosüpresif tedavilerin devamı konusunda sadece %24.2'si olumlu görüş bildirmiştir.

COVID-19 ve Kronik Ürtiker Arasındaki İlişki

Araştırma verileri, kronik ürtikerin COVID-19'un klinik seyrini ağırlaştırmadığını, ancak COVID-19 enfeksiyonunun ürtiker semptomlarını tetikleyebileceğini ortaya koymaktadır.

  1. Hastalık Seyri: COVID-19 tanısı alan KÜ hastalarının %96'sı hastalığı hafif seyirle atlatmıştır.
  2. Ürtiker Alevlenmesi: Hastaların yaklaşık %36.7'si COVID-19 enfeksiyonu sırasında ürtiker semptomlarının kötüleştiğini (alevlenme) bildirmiştir.
  3. Hastaneye Yatış Etkisi: Hastanede yatan COVID-19 hastalarında ürtiker alevlenme oranı (%73), ayakta tedavi görenlere (%31) göre anlamlı derecede daha yüksektir.

Mast Hücreleri ve Sitokin Fırtınası

SARS-CoV-2, KÜ'nün ana efektör hücreleri olan mast hücrelerini aktive edebilir. Bu aktivasyon; IL-6, IL-1β ve TNF-α gibi pro-inflamatuar sitokinlerin salınımına neden olarak hem COVID-19'un inflamatuar tablosuna katkıda bulunabilir hem de ürtiker lezyonlarının şiddetini artırabilir.

Sonuç ve Uzman Önerileri

KÜ hastalarının pandemi sürecinde hastalık kontrolünü sürdürmeleri kritik öneme sahiptir. Uzmanlar, antihistaminik ve omalizumab gibi biyolojik tedavilerin sürdürülmesini, ancak siklosporin gibi non-selektif immünosüpresiflerin kullanımında çok daha temkinli olunmasını önermektedir. COVID-19'un ürtikeri alevlendirme potansiyeli göz önünde bulundurularak, hastaların uzaktan takip sistemleri ve dijital sağlık araçlarıyla desteklenmesi gerekmektedir.

Etiketler

Allerji tanısıÜrtiker tedavisi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Elif Cömert Özer

Uzm. Dr. Elif Cömert Özer

Uzmanımız Biruni Üniversite Hastahanesi Floryada da hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.